BEN, BU ADAMI SEVİYORUM - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Esra Kasapoğlu Ünlü Hakan Urhan

BEN, BU ADAMI SEVİYORUM

BEN, BU ADAMI SEVİYORUM

O’nu ilk kez Refah Yol hükümeti ile birlikte siyaset arenasında Maliye Bakanlığı gibi zor bir görevi üstlenen genç bir siyasetçi olarak tanıdım. İlimizdeki Maliye Sarayı’nın açılışını gerçekleştirdiğinde, kendisine duyulan güvenden olsa gerek, kalabalıklar parti genel başkanı gibi karşılanmasını sağlamıştı. Ve ilk kez O’nun döneminde denk bütçe meselesi tutturulmuştu… Yine, Ak Parti’nin kurulma çalışmaları, ardından siyaset sahnelerinde boy gösteren en istikrarlı siyasetçi olarak duruşunu sevdim….

/ DENİZLİHABER / 8 Mayıs 2010 Cumartesi, 18:32

O’nu ilk kez Refah Yol hükümeti ile birlikte siyaset arenasında Maliye Bakanlığı gibi zor bir görevi üstlenen genç bir siyasetçi olarak tanıdım.
İlimizdeki Maliye Sarayı’nın açılışını gerçekleştirdiğinde, kendisine duyulan güvenden olsa gerek, kalabalıklar parti genel başkanı gibi karşılanmasını sağlamıştı.

Ve ilk kez O’nun döneminde denk bütçe meselesi tutturulmuştu…

Yine, Ak Parti’nin kurulma çalışmaları, ardından siyaset sahnelerinde boy gösteren en istikrarlı siyasetçi olarak duruşunu sevdim. Ve Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakınındaki 4.cü isim olarak durması da insanlara güven vermişti.

Ak Parti’yi kuran Türkiye’nin bu en genç ve güçlü siyasetçilerinin “Milli Görüş” çizgisinden gelmesine rağmen, duruşları ile verdikleri güven halkımız tarafından yadırganmadı. Her ne kadar, bu çizgideki bazı insanlar korkularını “Biz gömleği çıkardık” gibilerinden belli etseler de; O hiçbir zaman beyanatlarında, konuşmalarında bunun gibi basit olayları gündeme getirmedi.

Az ve öz konuşma sanatının Türkiye’deki ender temsilcilerinden birisi olan O; Abdullatif Şener.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdullatif Şener’i Genç Bakış programında izledim. Dürüst bir siyasetçi olarak, insan olarak, ikna edici kabiliyeti ile Üniversite öğrencisi gençlerin bütün sorduklarına içtenlikle cevap verdi.

Hem de gülümsemesini hiç yüzünden eksik etmeyerek, sabırla kendini ve Türkiye Partisi’ni anlattı.
Özellikle daha önceki bazı televizyon programlarında üzerinde ısrarla durduğu Galataport meselesine getirdiği açıklık, ardından bir öğrencinin, “AKP içinde dört numaralı adamdınız, niçin partinin en güçlü durumunda ayrıldınız?” sorusu içine gizlenmiş, “AKP’yi suçluyorsunuz, siz de suçlusunuz” gibilerinden tuzak sorulara bile içtenlikle cevap verdi.
O’nun yola çıktığı AKP’li arkadaşları gençlerin karşısına çıkmayı kabul edemezken, O bunu “Gençlerimiz geleceğimizdir. Onların dünyasını aydınlatmak lazım” diyerek kutsal bir görev bilerek çıkıyor.

Bir defa sorumluluk duyan, Milletini seven bir siyaset adamı olarak, yanlışları görerek AKP içinden ayrılmasının mantıklı açıklamasını yine kendisi ;”Kötü gidiyordu. Uyarılarıma dikkat etmediler ve bugünlere kadar geldiler” diyerek verdi.

Uyarılarının AKP kurmayları tarafından dikkate alınmadığını, kötü gidişatın üzerini güçlü iktidar mantalitesi ile örttüklerini söyledi. Ve Türkiye Partisi’ni yanlışları düzeltmek, dürüst, seviyeli bir iktidar için kurduğunu ,”Arkadaşlarım bana siyasete dönmem için çok uğraştılar. Bizde kötüye giden durumu düzeltmek, tek adamlılık siyasetinden çıkarak mutlu ve huzurlu bir Türkiye için çabalayalım dediler.”sözleri ile hem Ak Parti’nin Recep Tayyip Erdoğan’ın “tek adamlılık” sultasında olduğunu, yanlışların düzeltilmesi için hiçbir şey yapmadıklarını belirtmiş oldu.

Yüreğinde Vatan sevgisi olan insanların, ekmeğini yediği, suyunu içtiği bir toprağa ihaneti düşünülemez. İşte ben, Abdullatif Şener’i bu mihval üzere bir devlet adamı olarak tanıdım o gün.

Maliye Bakanlığı yaptığı Refahyol hükümeti ve sonrasında AKP iktidarında bile en güçlü siyasetçi olmasına rağmen, Türk Milleti’nin önünde her zaman ceketini düğmeleyen, ağzından tek kelime kötü söz çıkmayan, gittiği her yerde kalabalıkları peşinden koşturan, mütevazi, derin bilgisi ve siyaset anlayışı ile bugünlere gelen sayın Şener’in Türkiye’yi kucaklamayı amaçladığı partisinin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.

O’nu böylesine tanımama ve içten sevmeme rağmen, tanışma imkanım olmadı.
Bu benim için bir üzüntü kaynağıdır. Çünkü ben, bu tür güçlü ama tam olarak anlaşılamayan insanların mutlaka dinlenmesi ve denenmesi taraftarıyım.
Umarım bir gün, yakından tanışma imkanımızda olur.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı