Aman nazar değmesin - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Esra Kasapoğlu Ünlü Hakan Urhan

Aman nazar değmesin

Aman nazar değmesin

DENİZLİHABER’in bu haftaki konuğu Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Savun. Ali Uslu ile birlikte Arı Kiremit ve Venüs Tekstil’in ortaklığını paylaşan, Hasan Tekin Ada’yla ise geçtiğimiz aylarda A.S Organik Tarım şirketini kurarak tarım sektörüne giriş yapan Savun, iş hayatında çizdiği başarılı grafikle “Aman nazar değmesin” dedirtiyor

/ DENİZLİHABER / 25 Nisan 2007 Çarşamba, 00:00

İbrahim Savun’un iş dünyasındaki hedefi, ortaklıklarını yaptığı şirketleri, tam anlamıyla kurumsallaşmış ve kemikleşmiş bir yapıya kavuşturup gelecek nesillere bırakmak.

İş yaşamında olduğu gibi toplumsal sorunların çözümü konusunda da sorumluluk sahibi olduğu herkesçe bilinen Savun, bu yönü nedeniyle de DSO Yönetim Kurulu’nda görev yapıyor.

Oldukça renkli bir kişiliğe sahip olan Savun’un yaşamı, birbirinden ilginç hikâyelerle dolu. Sanayici babanın Eğitim Enstitüsü mezunu oğlu olarak 1981 yılında Siirt’in Pervari İlçesi Güleçler Köyü’nde öğretmen sıfatıyla iş hayatına atılan Savun, kendini çok geçmeden ticari hayatın içinde bulmuş…

Yıllar önce kendisini kaptırdığı av merakını, tutkunluğa dönüşmeden, ailesi ve yakınlarına zaman ayıramadığı için bırakan Savun, şimdilerde boş zamanlarını tenis oynayarak ve fırsat buldukça kayak yaparak geçiriyor.

İş dünyasında hatırı sayılır bir yeri olan Savun’un özel hayatında yurt dışı gezileri önem taşıyor. İş gezilerinin yanı sıra zaman buldukça farklı ülkelere küçük geziler düzenleyen Savun, en çok etkilendiği ülkelerin başında Mısır’ın geldiğini söylüyor.

İşte başarılı işadamı İbrahim Savun’un ağzından yaşam öyküsü;

DENİZLİHABER: İbrahim Savun’u daha yakından tanıyabilir miyiz?

İ.SAVUN: “1955 Denizli doğumluyum. Eğitimimi önce Namık Kemal İlkokul’unda ardından İzmir Türk Koleji’nde yaptım. Üniversiteyi Denizli Eğitim Enstitüsü’nde okudum. Mezun olduktan sonra Siirt’in Pervari ilçesinin Güleçler Köyü’nde bir okulda göreve başladım, yaklaşık altı ay öğretmenlik yaptım. Ancak baba mesleğini sürdürmek için, öğretmenliği bırakıp ticarete atıldım”

DENİZLİHABER:: Peki öğretmenlik yaptığınız dönemde başınızdan geçen bir anınız var mı?

İ.SAVUN: “Öncelikle şunu anlatmak istiyorum. Babam, okuldan mezun olduğum dönemde benimle ‘Naylon öğretmensin sen. Dört ay okuyup öğretmen olunur mu?” diyerek takılırdı. Diğer taraftan öğretmenlik yaptığım yerde yaşadığım en büyük anım, köy halkının bana karşı sergiledikleri tavır. Ben sanayici bir aileden geldiğim için maddi durumum iyiydi. Maddiyatın dışında, sanayicilikten gelme olduğumdan dolayı köyde bir şeylerin başlangıcını yapmak istedim. Çünkü köy halkının hayvancılıktan başka geçim kaynağı yoktu. Ben de okulun bahçesine 15 tane nar ağacı fidanı diktim. Fakat ertesi gün geldiğimde fidanları yerinden sökülmüş olarak gördüm. Çünkü köylülerin geleneklerine göre; ağaç dikenin olurmuş ve köy halkı da benim ağaç sahibi olmamamı istememiş. Oysa ben, nar fidanları dikerek halkın sadece hayvancılıkla değil başka sektörlerde de bulunmasını istemiştim”

DENİZLİHABER: İş dünyasına başlangıcınız nasıl oldu?

İ.SAVUN: “Tam anlamıyla ticarete 1981 yılında başladım. İlk olarak baba işi olan Arı Kiremit’i çalıştırdım. Orasıyla birlikte halıcılık işine de girdim. Şu an ise Venüs Tekstil, A.S. Organik Tarım’ın sahibi, Arı Kiremit’in de ortağıyım. Ayrıca farklı bir şey anlatmak istiyorum. Arı Kiremit, Denizli’nin ilk kurulan fabrikalarından biri olmanın dışında ilk ve tek sermaye şirketidir. Bunun yanı sıra yıllardır bozulmayan bir ortaklığımız var”

DENİZLİHABER: İbrahim Savun iş yaşamının dışında nelerle vakit geçirir? Ne gibi hobileri vardır?

İ.SAVUN: “Gençlik yıllarımda avcılık en büyük merakım ve hobimdi. Ama artık avcılık yapmıyorum. Çünkü avcılık aileme zaman ayırmama izin vermiyordu. Bundan dolayı avcılığı bıraktım. Şimdilerde en büyük hobilerim tenis oynamak ve kayak yapmak. Ama kayak yapmayı çok seviyorum. Zaman buldukça hafta sonları kayak yapmaya giderim”

DENİZLİHABER: Peki kayak yapmaya nasıl başladınız?

İ.SAVUN: “Arkadaşlarımın ısrarı üzerine başladım. Beni zorla kayak yapmaya götürdüler. Orada bir saat falan ders aldım. Daha sonra tepeye çıktık ve kayarak aşağıya indik. İndiğimde ben bunu sporu bir daha yapmam diyordum. Ama aslında hoşuma gitmişti ve şimdi fırsat buldukça kayak yapmaya çalışıyorum. Gençlere ve daha önce kayak yapmamışlara öneriyorum. Tahmin edildiği gibi pahalı bir spor değil”

DENİZLİHABER: Son olarak, kendinizi bir kelimeyle nasıl anlatırsınız?

İ.SAVUN: “Çok aceleciyim. Kendimi en iyi anlatabileceğim kelime bu. Dediğim gibi çok aceleci biriyim. Ama bu aceleciliğim bana genelde zarar verdi. Artık eskisi gibi aceleci davranmıyorum. Herkese önerim kararlarını aceleyle değil düşünerek versinler. Hayatta başarının sırrı düşünmek ve aceleci olmamaktır”

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı