İran'ı fetheden adam - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Esra Kasapoğlu Ünlü Hakan Urhan

İran’ı fetheden adam

İran’ı fetheden adam

1995 yılında PVC işine başlayan ve sektörde büyük başarılar yakalayan Hakan Bakırsoy, İran’ı da PVC ile tanıştırdı.

/ DENİZLİHABER / 2 Mayıs 2007 Çarşamba, 00:00

Her hafta farklı konu ve konuklarıyla iş dünyasına yön verenlerin renkli yaşantılarına yer verdiğimiz köşemizin konuğu, Bakırsoy-Pen’in Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bakırsoy.

İ.ÇEGELİ: İş dünyasına başlangıç öykünüzü sizden dinleyebilir miyiz?

H.BAKIRSOY: “Aslında, pek çocukluğumu yaşayamadım. Yani çocuk yaşlardan bu yana ticaretin içindeyim. Ama tam anlamıyla çalışmaya 1984 yılında başladım. Baba mesleği olan, file, sac kepenk imalatı,çelik çatı ve demir doğrama işiyle ticarete başladım. Askere gidene kadar bu işle uğraştım. Askerden döndüğümde mevcut işimize, demir profil ve sac ticaretini de ilave ettik.”

İ.ÇEGELİ: Peki, şimdiki işiniz olan PVC sektörüne nasıl başladınız?

H.BAKIRSOY: “1992 yılından sonra Türkiye’de PVC sektörü oluşmaya başladı. Biz de mevcut işlerimiz devam ederken bu oluşuma ivme kazandırmak amacıyla Bakırsoy Limited Şirketi’ni kurduk ve ilk adımımızı 1995 yılında attık. O dönemlerde şu anki gibi çok ağır rekabet ve üretici firma yoktu. Yaklaşık 15 üretici firma vardı. Her geçen gün Denizli’nin tüm sektörlerde pazarının büyümesi, PVC sektöründe de inanılmaz derecede bayi sayısına ulaştı. Şu an Denizli’de yaklaşık 500 civarında bayi var. Bu kadar üretici bayiinin Denizli’de bulunması tüketici açısından ne kadar avantaj görülse de aslında dezavantajdır. Nedeni ise, bu kadar yoğunlukta olan bayilerin içinde tüketicinin kaliteli bayiyi bulması bu anlamda kendisine hizmet verecek bayii bulması çok zor”

İ.ÇEGELİ: Hakan Bakırsoy, iş hayatının dışında nelerle vakit geçirir?

H.BAKIRSOY: “Doğrusunu söylemek gerekirse çalışmaktan hobilerime çok vakit ayıramıyorum. Bundan beş yıl önce kara avı yapıyordum. Ancak yoğun geçen çalışma tempomuzdan dolayı eskisi gibi ava çıkamıyorum. Bunların dışında en büyük hobilerim, doğayla baş başa kalabilmek ve denizdir. Bir dönem futbol da oynadım. 1980–1988 yılları arasında Denizlispor minik ve genç takımda oynadım. Fakat şunu söyleyebilirim, ben tam anlamıyla yeşil ve mavi tutkunuyum”

İ.ÇEGELİ: Sizin İran’ı PVC ile tanıştırdığınızı biliyoruz. Bunun hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?

H.BAKIRSOY: “Bu olay çok farklı oldu. Aslında İran’a ticaret için değil, tamamen gezi için gitmiştim. Bundan dört yıl önceydi. Gezimde İran’da bu sektörde büyük bir açığın olduğunu gördüm. Daha sonra burada neler yapabileceğimiz hakkında fikir üretmeye başladık. Türkiye’ye döndüğümde konuyla ilgili gerekli yatırımları başlattık. Şimdilerde ise pazar istediğimiz derecede devam ediyor. Ama ülke yönetiminden dolayı ticari anlamda zorluklar yaşıyoruz. Şu an İran’nın Tahran şehrinde bir imalathanemiz ve bir de mağazamız var. İki yeri de tamamı İranlılardan oluşan bir ekip çalıştırıyor”

İ.ÇEGELİ: Peki son olarak, geçmişinizde hayalini kurduğunuz şeyleri gerçekleştirebildiniz mi?

H.BAKIRSOY: “Aslında genelde iş hayatımla ilgili hayallerimi gerçekleştirdim. Yani hayallerime ticarette kavuştum. Örnek vermek gerekirse; hep ihracat yapmak istemiştim. Fakat ihracatı maddi yönden değil tamamen bir hedef olarak gördüğüm için yapmak istemiştim. Dolayısıyla bu en büyük hayalimi gerçekleştirdim. İran ile başlayan dış piyasa çalışmamız, Fransa ve Avusturya’da da devam etti. Şu anki hayalim ise; yapı sistemleri ile ilgili her şeyi bünyemizde bulundurmak. Daha doğrusu, sıfırdan anahtar teslime binalar yapmak. Fakat bu projemiz çok kolay değil. Ancak bu projemizi geliştirmek için çaba sarf ediyoruz. Bir de şunu söylemek istiyorum, şimdiki çocukları çok şanslı buluyorum. Çocuklara baktığımda gerçekten bizim çocukluğumuzu yaşayamadığımızı düşünüyorum. Keşke bizim çocukluğumuzda şimdiki gibi olsaydı. Şimdiki çocukların çocukluğunu yaşamak isterdim.”

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı