GÜZ ŞARKILARI BİZİ NEREYE GÖTÜRÜR? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

GÜZ ŞARKILARI BİZİ NEREYE GÖTÜRÜR?

13 Şubat 2018 Salı

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlûkusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
NAZIM HİKMET RAN

Bu sabah bu şiirin şarkısıyla güne merhaba dedim. Fazıl Say’ın uçuşan tuşlarından çıkan beste ile tenor Güvenç Dağüstün’ün her dizeyi insanın yüreğine itinayla mıhlayan, kıvamlı şiddetiyle aklını sarsan, şiiri adeta yeniden yazan sesi nasıl muhteşem bir kavuşma yaşamışlar.

Nazım’ı hiç bilmeyen, Nazım’ı bu söyleyişle kardeşi sanır hani.

Bir şarkı dinlemiyorsunuz da, bir şiiri yeni baştan yaşıyorsunuz hiç bilmediğiniz bir dünyada.

Cam kırıklarının üzerinde vals yapıyorsunuz, ayaklarınız kan ağlarken.

Kalbinizi elinize almış, meydanlara koşuyorsunuz.

Kendinizi dünyadan özür dilerken buluyorsunuz.

Nazım’ın mezarına koşup, papatya koyasınız geliyor, toprağını sulayasınız.
Bu hal içinde hallenip, bitap düşmüşken, Derya Türkan’ın nahif kemençesi sırtınızı okşuyor teselli bâbından.

Sonra gidip kendinizi USULCANA Cemal Süreya’nın denizine atıyorsunuz;

Kadın kendini gösterdi usulcana
Çekingenlikle koşulu beyaz usulcana
Gittiler gözleri aşka yaşamaya yangın
Gidip gelenler oldu gitti geldiler.
***
Usulcana atladığınız denizden HASRETİ UYKULARDA bulup geri dönmek istiyorsunuz Ahmed Arif’in dizelerinde. Bulamıyorsunuz, tanımadıklarınızın çaresizliğiyle üşüyorsunuz;
***
Ölüm bu,
Fıkara ölümü
Geldim, geliyorum demez.
Ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü,
Ya da seher, mahmurlukta,
Bakarsın, olmuş olacak.
Bir hastan vardı umutsuz,
Hasreti uykularda,
Hasreti soğuk sularda.
***
Soğuk sularda yıkanmış hasretle ayılmış olarak kalkıyor ve bir fısıltı duyuyorsunuz. Behçet Aysan RÜZGÂRI, RÜZGÂRLA KONUŞTURUYOR. Kulak veriyorsunuz, duruşmadaki gelinin belindeki kuşağa süngüsüz bir hayat iğneliyorsunuz kimse görmeden;
***
süngüler aşkı yasaklayamaz
uzansam tutabilirim ellerini
süngüler düşleri yasaklayamaz
bir dahaki duruşmada
giy gelinliğini
düşlerde olsun ilk gecemiz.

Düğünden gönül rahatlığınızı kolunuzun altına almış halde bir derenin içinde YEŞİLMİŞİK, SAZMIŞIK diye diye hayallerini cebinde taşıyan Can Yücel’le karşılaşıyorsunuz. İçiniz zümrüde kesiyor, piyanonun tuşlarından atlayıp dereyi geçerken;

Bir çift yaprakmış dalında yumuşacık,
Tutmuşum tutmuşum ellerinden senin;
Düşmüşüz yavaşça bir sâkin derenin
İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık.
***
Dere içinde hayallenmiş, yeşillenmişken, Nazım’ım sitemkâr sorusuyla telaşlanıyorsunuz, GÜZ’ün bir bakıma gün hırsızı olduğunun da farkına vararak;

Günler gitgide kısalıyor,
yağmurlar başlamak üzre.
Kapım ardına kadar açık bekledi seni.
Niye böyle geç kaldın?
***
Hakikaten neden geç kaldım böyle diye düşüne düşüne uzaklaşırken, bir anda Ece Ayhan sizi güzel atlara bindiriveriyor, rahvan nal sesleri arasında düşünmeleriniz tırıs gidiyor ZAMBAKLI PADİŞAH gibi;
***
Azizim, güzel atlar güzel şiirler gibidirler
Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam!
***
Düşünürken, ömrün güze döndüğünün idraki içinde atınızdan sessizce iniyorsunuz ve diyorsunuz ki ADIM SONBAHAR, Attila İlhan’a hak vererek. Akşamın lacivertine, güzün sarısını karıştırıp yapraklarınızı topluyorsunuz neftî bir hüzün içre;

nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar…

ALBÜM : Güz Şarkıları (Fazıl Say)

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı