Unutmanın trajedisi - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Unutmanın trajedisi

29 Ağustos 2018 Çarşamba

Şair Betül Dünder, “Unutmanın kısa tarihi” adlı üçüncü şiir kitabını yayımladı. Yitik Ülke yayınlarından Nisan 2018 tarihinde çıkan kitap 22 şiirden ve iki bölümden oluşuyor.

Unutma temasından hareketle ilerleyen kitap okurunu şiir perisiyle de buluşturup hayat denen trajedinin sokaklarına davet ediyor.

Bilinçle işlenmiş şiir örgüsü ve insanı kuşatan dizeleriyle keyif veren güçlü bir şiir sunuyor Betül Dünder. Okurken birçok şiirin altını çizdim. Bir kısmını burada paylaşmak isterim…

“… kanatlarını aça aça o kuş
Benim göğümü böyle yarmayacak…” (14)

“… ah bu tek başına büyüyen çocuklar
Hep kuşbakışı bakarlar dünyaya…” (15)

“… ve kadınlar yeni kadınlar yapıyorlar kendilerinden…) 16

“… ben ki nasıl da sevinçli bir eflatundum
Siz beni siyah beyaz yaptınız bir dokunuşla…” (16)

“… bir kadın en çok nedir
Kapısını evin kapattıktan sonra…” (17)

“… sanırsın unutmak ellerinden başlar…” (18)

“… dün bir rüya gördüm sanki celladım üzerimde ölmüş…” (21)

“… annem bir boşluğa bakıyor kaç gecedir…” (23)

”… nasıl küçülür bir orman içine ateş düşmeden…” (26)

“… nereye saklanmış olabilirim
Duvarlarımı kendi ellerimle örerken…” (28)

“… kalbimde bir kaya var onu oraya ben koymadım…” (33)

“… acıya el gerek ayak gerek acı çekecek kalp gerek…” (35)
“… oğlanlar uyumuş gece dünyaya kalacak…” (36)

“… tuttum bu kahkahayı en sona bıraktım…” (36)

“… kuşları dinlemeseydim eğer yutkunmaktan ölebilirdim…” (37)

“ Denedim sevince çok korkuyorsun
gözün hep pervazda…” (39)

“… her şey gövdende fazlalık
Bir uçuşu kalmış aklında iki kanat alev
Sevmeyi gövdendeki yangın biliyorsun…” (39)

“… ölüm ki bir oğlan sesi gibi içerden geliyor…” (41)

“… o yüzden sadece sana yazmak gövdemi iyileştirebilir…” (51)

“… ellerinde çatladım dağıldım tane tane serpildim içine…” (52)

“… içimin kalıntılarını hangi suyu içerek temizleyebilirim
Katranlaşıyor geceye doğru kalbim
Çünkü ayrılık dediğin
Azınlığa düşmektir kendi kederinin karşısında…” (56)

“… hep aynı yerden aldık yaraları…” (57)

“… meydan okuyacak kimsem yok artık…” (58)

“… çok çalıştım ben bu acıya…” (59)

“… aldım dolaştırdım senden sonra gövdemi…” (64)

Betül’den harika dizelere ulaştım, ağzımda acılı bir tat kaldı. Şiirin odalarında, onun konuğu olmuş yaralarla kanamak, yazanın trajedisi değil sadece. Bu yaşamlarla hepimiz de yıpranıyoruz biraz. Bizler biraz da birbirimizin acılarıyla güçlenir, ara sıra konuk olduğumuz sevinçlerle yeniliriz. Yaşarken de dolaysız bir hayatın dişlileri arasında yok olup gitmekten yana değil, bir direncin ve direnişin safında konuşlanırız. Şairlik, şiirlik, dostluk, yoldaşlık duyguları ortak coğrafyamıza dönüşür.

Şiirler arasında ayrım yapmak zor. Herkes kendine dair bir şiirsel tat alacaktır. Ama ben en çok Turuncu Notalar, Adem Ağacı ve İçerden adlı şiirlerini sevdim Betül Dünder’in. Şiirlerinde sadece isyan eden bir şairin dizeleri değil bunlar, bir anne duyarlılığıyla soluk alan, gelecek düşlerini perilere yükleyerek hayallerini somutlaştıran dizelerin tadını duyumsuyoruz.

Nice şiirlere sevgili dostum…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı