DİYABETLİLER KALP HASTASI OLABİLİRSİNİZ! - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Esra Kasapoğlu Ünlü Hakan Urhan

DİYABETLİLER KALP HASTASI OLABİLİRSİNİZ!

DİYABETLİLER KALP HASTASI OLABİLİRSİNİZ!

Prof. Dr. Ender Semiz, şeker hastalığının bütün dünyada kalp hastalığı eşdeğeri olarak kabul edildiğini, bu nedenle mutlaka şeker hastalarının, kalp muayenesi yaptırmaları gerektiğini belirtti.

/ DENİZLİHABER / 26 Nisan 2010 Pazartesi, 18:26

Özel BSK Denizli Cerrahi Hastanesi Kardiyoloji Hekimlerinden Prof. Dr. Ender Semiz, kalp damar hastalıkları ile ilgili bilgiler verdi.

Kalp Damar hastalıklarında kimler risk grubundadır?
Risk faktörlerini, değiştirilemeyen ve değiştirilebilir şeklinde iki alt başlıkta toplamak mümkündür. İleri yaş, genetik yapı, erkek cinsiyet, şeker hastalığı, ailede 1. dereceden akrabalarda genç yaşta geçirilen kalp krizi veya felç hikayesinin bulunması gibi bir takım nedenler, doğal olarak, değiştirilemeyen risk faktörlerini oluşturmaktadır. Kişinin kan basıncının ya da kan yağlarının yüksek olması, şişmanlık, sigara içilmesi, aşırı hareketsiz-miskin bir yaşam, çok stresli bir kişilik yapısı gibi bir kısım nedenler de, kişinin kontrol altında tutabileceği-değiştirebileceği risk faktörleridir. Ayrıca anne, baba, kardeş veya çocuklarında genç yaşta (erkeklerde 55, kadınlarda 65 yaştan önce) kalp krizi veya felç geçirme hikayesinin bulunması, o kişiyi riskli gruba sokmaktadır.

‘Şeker hastalığı kalp damar hastalığına eşdeğerdir’
Kişide şeker hastalığının varlığı, o kişide sanki kalp damar hastalığı varmış gibi yaklaşımımızı gerektirir; diğer deyimle, şeker hastalığı bütün dünyada artık kalp damar hastalığı eşdeğeri olarak kabul edilmektedir. Şeker hastalığı olanlarda damar sertliği daha genç yaşta ve daha yüksek sıklıkta ortaya çıkmaktadır. Kan basıncı yüksekliği ve kilo fazlalığı ya da şişmanlık, yine şeker hastalarında daha fazla görülmekte; bu faktörler hep birlikte damar sertliğini artırmaktadır. Bu grup hastalarda takip ve tedavide daha katı protokoller uygulanmaktadır. Örneğin, şeker hastalığı olmayanlara kıyasla, şeker hastalarında daha düşük kan basıncı ve daha düşük kötü kolesterol seviyeleri hedeflenmektedir.

“Önlenebilir tüm ölümlerin %50’sinden sigara sorumludur”
Sigara kalp damar hastalıklarında ne kadar etkili?
Önlenebilir tüm ölümlerin %50’sinden sigara sorumludur. Kalp damar hastalıkları bu ölümlerin yarısından sorumludur. Günlük sigara tüketiminin fazla ve çok uzun süreden beri olması, damar sertliğini, dolayısı ile kalp krizi ve felç riskini o oranda artırmaktadır. Eskiden bazı hekimlerin, “yemeklerden sonra içilecek birer sigaranın hiçbir zararı olmaz” şeklindeki ifadeleri çok yanlıştır, kabul edilemez. Tek-tük içilen sigaralar da, duyarlı kişilerde, kalp damarlarının aniden büzüşmesine yani kalp spazmına yol açabilmekte, spazm kalp kasının beslenmesini bozacak ölçüde uzun sürdüğü durumda da kalp krizi ve ölüm ile sonuçlanabilmektedir. Sigarayı bırakan kalp damar hastalarında risk 3 yıldan sonra hiç sigara içmemiş kişilerin riskine eşitlenmektedir.

Kolestorol ve kalp hastalığı arasındaki ilişki nasıl?
Kolesterol yüksekliği damar sertliği gelişiminde başlıca rolü oynar. Yüksek kolesterol kalp damar hastalığı riskini artırır. Halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen düşük kolesterol, damar sertliğinin gelişmesinde en önemli katkıya sahip yağ tipidir. HDL (yüksek dansiteli lipoprotein) kolesterol ise, iyi kolesterol olarak bilinir, ne kadar yüksek bulunursa damar sertliğine karşı o oranda koruyucudur. Kişinin fiziksel aktivitesi düşük olduğu durumda kanda iyi kolesterol seviyesi azalmakta, düzenli egzersiz ve spor yapanlarda ise yüksek değerde saptanmaktadır. Sigara içenlerde iyi kolesterolün düştüğü bir gerçektir.Kan basıncı yüksekliği olarak bilinen hipertansiyon, yine damar sertliğini artıran önemli bir risk faktörüdür. Halk arasında büyük tansiyon ve küçük tansiyon olarak bilinen kan basıncı değerlerinin her ikisi de, kişinin kalp krizi veya felç geçirme riski açısından aynı derecede öneme sahiptir. Kalp sağlığı açısından tansiyon değerleri de kontrol altında tutulmalıdır.
Kilo fazlalığı olan ya da ideal kilolarının %30 veya daha fazla üzerinde oldukları bilinen şişman bireylerde; hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve şeker hastalığı daha fazla ortaya çıkmakta, bu da kişinin kalp damar hastalığı riskini artırmaktadır. Bu insanlar kilo verdikleri oranda kalp hastalığı riskinden uzaklaşmaktadırlar.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı