Gelişmiş ısıtıyor, yoksul etkileniyor - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Esra Kasapoğlu Ünlü Hakan Urhan

Gelişmiş ısıtıyor, yoksul etkileniyor

Gelişmiş ısıtıyor, yoksul etkileniyor

Pamukkale Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 11. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi’nde gerçekleştirilen ‘Küresel iklim değişikliği’ konulu panelde, küresel ısınmayı gelişmiş ülkelerin tetiklediği, bundan en çok etkilenenin ise yoksul ülkeler olduğu belirtildi.

/ DENİZLİHABER / 31 Ekim 2007 Çarşamba, 01:00

Küresel ısınma, konunun uzmanları tarafından Pamukkale Üniversitesi’nde masaya yatırıldı. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi’nin 3. gününde gerçekleştirilen ‘küresel iklim değişikliği’ konulu panele ilgi yoğundu.

11. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi’ne katılan bilim insanları, son 50 yıllık ısınmanın sebebinin çok büyük oranda insanlar olduğuna dikkat çekti, bu sorunun dünya barışını tehdit ettiğini vurguladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği Bölümü ve Afet Yönetimi Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, küresel ısınmanın Türkiye üzerine etkilerini çarpıcı slaytlar eşliğinde anlattı.

Bazı kişilerin medyada ‘Küresel ısınmaya inanmıyoruz, tehlike senaryoları abartılıyor’ görüşünü dile getirmesinin kamuoyunu yanılttığına, bilimsel verilerle bu konunun tartışılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Kadıoğlu’nun verdiği bilgiler, tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. Kadıoğlu, “İklim çağlar boyunca hep değişmiş. Ancak, bugün yaşanan farklı. Dünya 150 bin yılda 1 derece ısınıp soğumuş. Canlılar bu değişime ayak uydurabilmiş. Ancak, 1958’den bu yana 1 derece ısındık. Karşılaştırmaya dikkat edin. Bunun adı küresel ısınma değil ani ısınma. Sebebi ise biz insanlar. IPCC’ye göre, son 50 yıllık ısınmanın sebebi büyük ölçüde insanlar. 1800’lerde sanayileşme ile birlikte, karbon monoksit üretimi de arttı. Kuzeyin zengin ülkeleri karbon monoksit üretiyor, ancak küresel ısınmanın etkilerine maruz kalanlar güneydeki gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkeler. Yani en az karbon monoksit üreten ülkeler. Bu ise dünya barışını tehdit ediyor. Bataklıklar kurutuluyor, tarım alanları fabrikalar için yok ediliyor. İnsanlar, karbon döngüsünü, su döngüsünü değiştiriyor” dedi.

Prof. Dr. Kadıoğlu, bilimsel veriler ışığında tahminleri ve beklentilerini sıraladı. 2030 yılında sıcaklığın 2 derece artacağını belirten Kadıoğlu, “Kar yağışlarının yerini yağmur alacak, hatta yağış olmayacak. Biz kuraklaşan bölgedeyiz, çölleşiyoruz. Dünya yeni göçlere sahne olacak. En büyük sorun ülkemizde Ege ve Akdeniz Bölgeleri’nde yaşanacak. Nem uçup gidecek, toprak çoraklaşacak. 2020’de su stresi yaşanacak. Milyonlarca insan yükselen deniz su seviyeleri nedeniyle göç etmek zorunda kalacak, tarım, sanayi alanları, konutlar sular altına gömülecek” dedi.

Panelin yöneticisi Doç. Dr. Songül Acar Vaizoğlu ise sunumunda, küresel iklim değişikliğinin halk sağlığına etkilerini anlattı. Isınma ile birlikte bakterilerin çoğalma hızının arttığını, bulaşıcı hastalıkların çoğaldığını, normal şartlarda kışın daha fazla olduğunu ancak son yıllarda yazın ölümlerin daha fazla olduğunu söyleyen Doç. Dr. Acar, afetlere dikkat çekti. Çevre İçin Hekimler Derneği 2. Başkanı ve Halk Sağlığı Uzmanı Ümit Şahin ‘Çözüm yolları ve Kyoto Protokolü’ konulu sunumunda, en kötü senaryoya göre, sıcaklık artışının 21. yüzyıl sonuna kadar 6.4 derece olabileceğini söyledi. Karbondioksit oranındaki artışın durdurulması gerektiğini ifade eden Şahin, Türkiye’nin Kyoto Protokolü Ek 1 ülkesi olduğunu, Ek 1 ülkelerinin karbonmonoksit salınımını azaltma yükümlülüğü bulunduğunu ancak Türkiye’nin böyle bir yükümlülüğünün bulunmadığını dile getirdi. Şahin, “Türkiye protokolü imzalamayı reddediyor, ancak petrol, kömür ve doğalgaz bağımlılığı büyük bir hızla artıyor, yani küresel ısınmaya neden olan ülkeler arasında ön sıralarda… Türkiye kaçak ülke konumunda inkar kampanyası yürüttü, masum değil. Fosil yakıt bağımlılığı arttı. Eğer Türkiye Kyoto Protokolü’nü imzalarsa sera gazı emisyonunu azaltmak zorunda kalacak. Termik santral açamayacak. Yenilenebilir enerjiye yönelecek. Kalkınma adı altında Kyoto’ye imza atılmıyor ancak imza atmayan nadir ülkelerden biriyiz. Kalkınma bahane olamaz” dedi.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı