“Unutmadık, unutturmayacağız” - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Esra Kasapoğlu Ünlü Hakan Urhan

“Unutmadık, unutturmayacağız”

“Unutmadık, unutturmayacağız”

37 canın katledildiği Sivas’taki Madımak Oteli olayının üzerinden 17 yıl geçti. Çeşitli sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler, Sivas katliamının 17. yıldönümünde yaptıkları açıklamalarla olayı unutmadıklarını dile getirdi.

/ DENİZLİHABER / 2 Temmuz 2010 Cuma, 17:25

Bundan 17 yıl önce, Sivas’taki Madımak Oteli’nde, 37 aydının yanarak can vermesiyle sonuçlanan olaya tepkiler sürüyor. Çeşitli siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri yaptıkları açıklamalarla, Sivas katliamını unutturmamaya çalıştı.

“Sis perdesi henüz aralanmadı”
Eğitim-İş Denizli Şube Başkanı Osman Kandemir, “Sivas’ta kökten dincilerin Madımak Oteli’ni basarak ateşe vermeleri sonucu, 35 aydın ve sanatçının yanarak, dumandan boğularak öldüğü ‘Madımak yangını’ hala yüreklerimizi yakmaktadır. 35 insanımızın yaşamına kıyan, ülkemizi faşizmin karanlık dehlizlerine çekmeye çalışan bu gerici ve irticacı eylemini bir kez daha lanetle, nefretle ve şiddetle kınıyoruz” dedi. Madımak yangını üzerindeki sis perdesinin hala tam olarak kaldırılmadığına dikkat çeken Kandemir, “Katliamın gerçek sorumluları, gerçek planlayıcıları adalete henüz hesap vermemiştir. Her zaman emperyalizmin uşağı olmuş bu karanlık güçler, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için maşa olarak kullanılmışlardır. Uluslar arası emperyalist güçler, aynı amaçla günümüzde de bölücü ve gerici tuzaklar hazırlamışlardır. Etnik ve dinsel ayrımcılık yaratılarak çatışma ortamı oluşturulmaktadır. Ülkemizde Sivas katliamını yaratan koşullar da henüz ortadan kalkmamıştır. Sivas olaylarından gerekli dersin çıkarılamadığı ortadadır. Türkiye’de hala inanç ve etnik ayrımcılık yapılarak, yeni azınlıklar oluşturularak halk kamplara bölünmeye çalışılmaktadır. AKP iktidarı döneminde Cumhuriyet’in temel niteliklerine saldırılar sürmekte, ulus devlet ve üniter yapı yok edilmek istenmektedir. Yurttaşı ümmet yapma, dini siyasete alet etme çabaları devam etmektedir. Eğitim-İş olarak diyoruz ki; Cumhuriyetin kazanımları ve ulusun bütünlüğü için tehdit oluşturan kökten dinci girişimler de etnik ayrımcılıklar da hiçbir zaman amacına ulaşamayacaktır. Çünkü Türk Ulusu, kendisine bırakılan emanete sonsuza kadar sahip çıkacak, bu güzel coğrafyada barış ve kardeşlik içinde yaşamaya devam edecektir. Sivas katliamında yaşamını kaybedenleri bir kez daha saygıyla anıyoruz. Anılarını yaşatacağız. Unutmadık, unutturmayacağız” dedi.

“2 Temmuz unutulmamalı!”
İşçi Partisi Denizli İl Başkanı Mustafa Güleç, “Cumhuriyet devriminin önemli merkezi Sivas’ta, aydın, sanatçı, ozan, genç; 37 Cumhuriyet yurttaşı, emperyalist merkezlerin maşası Haçlı irticanın yobaz güruhu tarafından yakılarak katledildiler. Aradan geçen uzun yıllar yangını söndüremedi. Yangın yüreklerde, vicdanlarda büyüyerek devam ediyor. İnsani boyutuyla tarifsiz bir acıdır yaşanan. 2 Temmuz yangını, Cumhuriyetimizi de, milletimizin birliğini de yakmaya devam ediyor. Sivas katliamı, Türkiye’nin 60 yıldır yaşadığı karşı devrim sürecinin önemli bir kilometre taşıdır. Madımak yangını, ‘küçük Amerika’ olmak zavallılığıyla başlayan, ‘yeşil kuşak’, ‘Türk-İslam sentezi’, ‘ılımlı İslam’, ‘dinler arası diyalog’, ‘açılım’ vb adı altında yeni dünya düzeni saldırısıyla sürdürülen ve nihayet Büyük Ortadoğu Projesi ile doruğa çıkan karşı devrim sürecinin sıçrama noktalarından biridir. 2 Temmuz, bir yanıyla laik cumhuriyete karşı şeriatçı ayaklanmadır” dedi.

“Katliamlara karşı durmanın
yolu birlik olmaktan geçiyor”
Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Dernekleri Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Çankır, 2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta yapılan saldırının üzerinden 17 yıl geçtiğini hatırlatarak “Tam 17 sene önce bugündü. Bırakın 17 seneyi 17 yüzyıl geçse unutulmayacak bir acı bizim için. Cumhuriyetimize yakışmayacak bir iz! Tek amaçları Pir Sultan’ı anmak olan onca kişinin bulunduğu o oteli ateşe vermek hangi dinde, hangi kültürde, hangi düşüncede vardır anlamış değiliz. Onlar içeride ölümle boğuşurken dışarıdaki tekbir sesleri halen kulaklarımızda çınlıyor. İçerdekiler karar vermeliydiler; ya içeride yanarak ölecekler, ya da dışarıda linç edilerek ölecekler. O gün, katliam günü doğan canlar şu an 17 yaşında. Yani Hasretimizin oğlu şu an 17 yaşında. O da biliyor ki; babası Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı bu şehirde Cumhuriyetimizi yıkmak isteyen kişiler tarafından yakılarak öldürüldü. Çünkü o Alevi idi. Çünkü o Cumhuriyetimizin sağlam koruyucusu olan bu toplumun bir ferdi idi. Katliamın üzerinden 17 sene geçti. Nedendir, halen bu katliamın arkasındaki karanlık güçleri ortaya çıkaramadılar. Bu kişiler ki Çorum’ da, Maraş’ta, Gazi’ de hep vardılar ve ne yazık ki bu kişiler halen varlar ve aramızdalar. Bizler incitse de incitmeyen, yetmiş iki millete bir nazarla bakan bir toplumuz. Bizler katliamlarla anılan ülkemizde hoşgörünün hakim olduğu öteki olarak anılmadan yaşamak isteyen bir toplumuz. Katliamlara karşı durmanın yolunun birlik olmaktan geçtiğini biliyoruz. Gerici, anti-laik, anti-cumhuriyetçi, anti- Atatürkçü bu zihniyet ve kişiler geçmişte olduğu gibi halen ülkemizde. Bu kişiler şunu unutmamalıdır ki bu topraklarda demokrasinin teminatı Aleviler yaşadıkça bu emellerine ulaşamayacaklardır. Unutmadık-unutturmayacağız” dedi.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı