RAMAZAN BAYRAMI - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

RAMAZAN BAYRAMI

RAMAZAN BAYRAMI

Orucu, iftarı, sahuru, teravihi ve mukabelesiyle, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtuluş ayı olan bir mübarek Ramazan ayını daha geride bırakmak üzereyiz. Artık Ramazan Bayramının gölgesi üzerimize düştü. Ramazanın ayrı bir güzelliği ve manevi bir zevki vardı. Bayramında ayrı bir özelliği, güzelliği ve zevki var. Ramazanın manevi zevkini iftar sofralarında, sahur yemeklerinde, topluca kıldığımız teravih namazlarında, camilerde dinlediğimiz mukabelelerde doya doya…

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 24 Haziran 2017 Cumartesi, 09:40

Orucu, iftarı, sahuru, teravihi ve mukabelesiyle, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtuluş ayı olan bir mübarek Ramazan ayını daha geride bırakmak üzereyiz. Artık Ramazan Bayramının gölgesi üzerimize düştü. Ramazanın ayrı bir güzelliği ve manevi bir zevki vardı. Bayramında ayrı bir özelliği, güzelliği ve zevki var. Ramazanın manevi zevkini iftar sofralarında, sahur yemeklerinde, topluca kıldığımız teravih namazlarında, camilerde dinlediğimiz mukabelelerde doya doya tattık. Yüce Rabbimiz, bu manevi zevki, bundan mahrum olanlara da tattırsın.

Oruçtaki, iftardaki, sahurdaki, teravideki, kısaca Ramazan’daki manevi zevki de yaşamayanlar bilemez. Ramazan, mübarek, maddi manevi yönden bereketli bir aydır. Bereketin kendiliğinden gelmesi düşünülemez. Bu sebeple “bereketin olması için hareket olması lazımdır” denilmiştir. Ramazanın manevi zevk ve hazzının ardından bayramın zevkini ve hazzını tadıyoruz. Topluca tekbirlerle bayram namazı kılıyoruz, sonra yine topluca yemekler yiyip, büyüklerimizle, eşimizle, dostumuzla bayramlaşıyoruz. Bunların her birinin bir manevi zevki ve hazzı vardır.

Dinimiz, Ramazan bayramında zenginlerin fakirlere fitre vererek yardımda bulunmalarını, Kurban bayramında ise kurban kesip etlerini yine fakirlere ve yoksullara dağıtmalarını emretmiş, böylece bayramın sevincine sadece zenginlerin, varlıklı kimselerin değil, fakirlerin, yoksulların da iştirak etmelerini, bütün toplum fertlerinin kaynaşmasını ve dayanışmasını sağlamıştır.

Dini bayramlarımızda sadece diriler görülüp gözetilmekle kalınmaz, ölüler de ziyaret edilir, onlarda unutulmaz, hatırlanır. Onlar için dualar okunur, yasinler okunur, sadakalar verilir. Evet dini bayramlarımız böyle güzel.

Şimdi son senelerde özellikle şehir merkezlerinde yaşayıp da hali vakti yerinde olanlar, bayramlarda tatil yörelerine akın ediyorlar, bayramları oralarda tek başlarına geçirmeye çalışıyorlar. Kafamızı dinleyeceğiz, diyorlar. Anne babaları ve yakınları da onları bekliyorlar, oğlumuz gelecek, kızımız gelecek, torunumuz gelecek, elimizi öpecek, bayramlaşacağız diye. Dini bayramlarımız kafa dinlemek, eş dosttan uzaklaşmak için, anne babayı, yakınları terk etmek için değil, onlarla beraber olmak, hal ve hatırlarını sormak, ellerini öpüp dualarını almak için meşru kılınmıştır.

Böyle yapanlar, bilerek, ya da bilmeyerek anne-babalarını, yakınlarını incitiyorlar, kalplerini kırıyorlar. Bayramlar insanları incitmek, kalplerini kırmak için değil, incinen gönülleri, kırılan kalpleri yapmak için meşru kılınmıştır. Yüce dinimiz bizden bunu istemektedir.

Son olarak Ramazanın manevi ikliminden sonra bu bayram sevincini ve coşkusunu bizlere yaşatan yüce Rabbimize hamdediyoruz.

Ramazanda kazandığımız, güzel hasletlerimizi, alışkanlıklarımızı devam ettirmemizi, Yüce Rabbimizin bizleri buna muvaffak kılmasını diliyorum.

Ülkemizin, milletimizin, Denizlili hemşerilerimizin, hepimizin Bayramı kutlu ve mübarek olsun.

Selam ve dua ile…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı