HACAMAT İLE KAN VERMEK ARASINDAKİ FARKLAR - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

HACAMAT İLE KAN VERMEK ARASINDAKİ FARKLAR

10 Nisan 2018 Salı

Kan bağışı dirsek çukuru bölgesindeki toplardamardan özel enjektör uçlu torbalarla alınırken; hacamatta ise kan; hacamat bıçağı veya zembereği yardımıyla deri yüzeyinde oluşturulan kesitlerden özel kupalar vasıtasıyla kılcal damarlardan alınır.

Hacamat uygulamasında; vakum etkisi sayesinde; dokularımız içindeki sıvının lenf sistemine geçişi hızlanır.

Kan bağışlandığında bir ila üç kişinin sağlığına kavuşmasına vesile olmak mümkün iken; hacamat ile alınan kan bir başka kişiye verilemez.

Sağlıklı erkekler 3 ayda bir; kadınlar 4 ayda bir kan bağışlayabilir. Hacamat yaptıranlar ise bir yıl müddetle kan bağışlayamazlar. Nitekim Ocak 2018 ayında Türkiye çapında 1603 kişinin bağış talebi hacamat yaptırdığı için reddedilmiştir. (Başvuru sayısının % 5’ini oluşturmaktadır.)

Sadece kanlı hacamat yaptıranlardan değil; deri bütünlüğünü bozan piercing ve dövme yaptıranlardan da belli bir müddet kan bağışı alınmaz. Ocak 2018 ayında ülke çapında 603 kişinin kanı bu sebeple alınamamıştır.

Kan bağışlamadan önce parmak ucundan alınan kan örneği teste tabi tutulur ve bulunan değerler ile kan yoğunluğu normal sınırlar içinde değilse; kan bağışı kabul edilmez.

Ocak 2018 ayında hemoglobin düşüklüğü sebebiyle Türkiye çapında 9.131 kişiden (Başvuru sayısının % 26’sına tekabül etmektedir) yüksek hemoglobin nedeniyle de 2.674 kişiden (% 8) kan alınamamıştır.

Yeri gelmişken kan bağışında bulunabilmek için hemoglobin değerinin erkeklerde 13,5 – 18; kadınlarda ise 12.5 – 16 arasında olması gerektiğini ve et gibi yüksek demir içeren besinlerin süt, yoğurt, peynir ile birlikte tüketilmemesi gerektiğini belirtelim.

Yaş hacamat yaptırmadan önce genellikle hemoglobin değerlerine bakılmamakta; tansiyon ölçülmemekte; steril malzeme kullanılıp kullanılmadığı, hijyene dikkat edilip edilmediği çoğu kez denetlenememektedir.

Son zamanlarda bazı özel hastanelerde kuru veya kanlı (yaş) hacamat yapılmaya başlanmıştır. Her ne kadar Peygamberimiz (s.a.s.) hacamat yaptırdığı kişiye ücret ödemişse de, bu sünnetin ihyasını ticari ranta dönüştürmemek evladır diye düşünüyoruz.

Kan bağışlayacak olan kişinin ağırlığının 50 kilodan az olmaması ve yaşının da Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) kriterlerine göre 18 ila 65 yaş arasında olması gerekmekte olup; ağırlığı 50 kilogramı geçen bir kişinin kilosu kaç olursa olsun 480 ml.den fazla kan alınmamaktadır.

Hacamat yaptırmak ile kan bağışlamak arasındaki bir başka fark; hacamat; başında ya da ayaklarında ağrı hissedip, ağrı olan yerlerden tedavi maksadıyla kan aldırmak iken; kan bağışlamak eylemi ise; başka insanlara her an her dakika lazım olabilen, fabrikalarda üretilemeyen, çoğaltılamayan hayati bir maddeyi sırf insani amaçlarla ve kimde kullanılacağını bilmeden vermektir.

Alemlere ( insanlara/tüm mahlukata) rahmet olarak gönderilen Efendimiz Aleyhisselam’ın hacamat yaptırmayı tavsiye etmekle kan bağışlamayı birbirinden ayrı telakki etmediği düşüncesindeyiz.

Takriben 1400 sene önceki tıbbi şartlarda damardan kan alınmasıyla ilgili teknik imkanların oluşmadığı bir zaman diliminde Peygamberimiz (S.a.s)’in Allah-u Teala tarafından kendisine vahyedilen ilim doğrultusunda hacamatı, vücuttan kan çıkmasını/kan verilmesini tavsiye etmesini mucizelerinden biri olarak vasıflandırıyoruz.

Bireysel fayda ile toplumsal fayda karşı karşıya geldiğinde; hayati tehlike yoksa bireysel fayda sağlamak yerine toplumsal faydayı öne çıkarıp kan bağışlamayı tercih etmenin Allah ve Resulü nezdinde muteber bir eylem olduğunda şüphe yoktur.

Hz. Ebu Bekir’e atfedilen bir söz vardır. “Ya Rabbi; benim vücudumu öyle büyüt, öyle büyüt ki Cehennem’de bir başkasına yer kalmasın.”

Maide suresinin 32.ayet-i kerimesinde de mealen; “….Kim de birinin hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur…”buyrulmaktadır.

Dolayısıyla kan bağışlamanın ve Peygamber Efendimiz (s.a.s) tarafından tavsiye edilen hacamat yaptırmanın her ikisi de sağlığa yararlı olup her iki davranış da insana sevap kazandırır.

Çünkü bir başkasının hayatiyetini devam ettirebilmesine vesile olmak ve Allah-u Teala’nın bize emanet ettiği bedenimizin sağlığını korumaya yönelik hareketlerde bulunmak dinimizin şiarındandır.

Dolayısıyla bağışladığımız bir ünite kandan elde edilen 3 ayrı ürünle 3 kişinin sağlığına kavuşmasına vesile olunabileceği gibi; sürekli insülin kullanan şeker (diabet) hastaları, hepatit b ve hepatit c geçirmiş kişiler, 18-65 yaş aralığının dışında kalan ve benzeri engeli olanlar hacamat yaptırarak kendi sağlıklarına katkıda bulunabilirler.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı