ULU HAKAN MI, KIZIL SULTAN MI? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ULU HAKAN MI, KIZIL SULTAN MI?

13 Şubat 2018 Salı

Osmanlı İmparatorluğu’nu bir an önce parçalamak isteyen iç ve dış düşmanlara göre Abdülhamit Han; barbar, kan emici bir “Kızıl Sultan” idi. Çünkü asla toprak vermek istemedi, etnisiteye özerlik tanımak istemedi.

1842’de Çırağan Sarayı’nda doğdu. 1876’da 34 yaşında iken çalkantılı ve çok zor bir dönemde padişah oldu. Abdülhamit Han 33 yıllık saltanatında Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü geciktirmiştir.

Çanakkale’deki tahkimat, Haydarpaşa Garı, Hicaz Demiryolları onun eseri. Türkçü damarı da olan Abdülhamit Han, dünya Müslümanlarının hamisi olmuştur. “Devlet-i ebed müddet” anlayışında idi.

Veliaht iken ve padişah olduktan sonra iktisadi işletmeler kurmuş ve kurdurmuştur. İyi bir ekonomist olan Abdülhamit Han tıp ve matematiğe de çok meraklı idi. “Mesafe ölçüm teorisi” kendisine aittir. Ancak bir-kaç ülkede mevcut olan kuduz hastanesini İstanbul’a kazandırmıştır.

Osmanlı tarihinde en çok okul açan padişahtır. Cumhuriyet dönemi kurumlarının temeli onun saltanatında atılmıştır. Vaktin kıymeti ve değerlendirilmesinin öneminin idrakinde olan Sultan Abdülhamit saat kuleleri yaptırmakla da ünlüdür.

“Kendisini Yıldız Sarayı’na hapsetti” diyenler; O’nun; saraydaki telgraf makinesinden gelen bilgileri takriben 16 saat boyunca büyük bir dikkatle takip ettiğini göz ardı ederler. İstirahata çekildikten sonra dahi; önemli bir telgraf geldiğinde; kendisinin uyandırılmasını isterdi.

Polisiye/ dedektif romanlarını okumak ve dinlemeyi seven Abdülhamit Han’ın; tercüme ettirdiği romanların listesi 140 sayfa tutmuştur. Ayrıca; sıkı bir Shakespeare meraklısıdır.

Hobi olarak marangozlukla uğraşan Abdülhamit Han; hayvanlara ve bilhassa kuşlara meraklıydı.

Bağımsızlık isteyen Ermeni Taşnak Komitesi üyeleri padişahı öldürmeye karar verdi. Bu iş için Avusturya’da yaptırılan ve dikkat çekmemesi için parçalar halinde İstanbul’a getirilen bir saatli bomba kullanılacaktı.

Padişah cuma namazlarını Hamidiye Camii’nde kılardı. Camiden çıkıp arabasına bineceği süre içerisinde patlatılacak olan bombanın saati; Padişah caminin çıkış kapısında görülünce kuruldu.

Fakat beklenmedik bir gecikme oldu. Padişah her defasında camiden çıkıp hemen arabasına yöneldiği halde; bu defa Şeyhülislam ile bir müddet görüşme yapınca; saatli bomba erken patladı ve birçok sivil ölü ile yaralının bulunduğu suikast teşebbüsünde menfur emellerine ulaşamadılar.

Bu olaydan dört yıl sonra bu defa; İttihat ve Terakki Komitesi Abdülhamit Han’ı tahttan indirmek için harekete geçti. Makedonya’da örgütlenen İttihat ve Terakki Komitesi halkı ve subayları ayaklandırdı.

Abdülhamit Han; iç savaşı önlemek, Müslümanı Müslümana kırdırmamak için meşrutiyeti ikinci kez ilan etmek ve yetkilerinin kısıtlanmasını kabul etmek zorunda kaldı.

Osmanlı’nın 34 .padişahı Ulu Hakan/Cennetmekan Abdülhamit Han’ın 31 Mart ayaklanmasıyla tahttan indirilip sürgün edilmesinden 10 sene sonra imparatorluk tarih sahnesinden silindi.

10 Şubat 1918’de vefat eden Abdülhamit Han; ölümünün 100. yılında; restoresi biten ve bünyesinde 3 sultan ile 19 hanedan mensubunun olduğu türbesini dolduran ziyaretçilerle birlikte rahmetle anılıyor.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı