LEONARDO VE KUTSAL GEOMETRİ - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

LEONARDO VE KUTSAL GEOMETRİ

3 Aralık 2018 Pazartesi

Mona Lisa ve esrarengiz gülüşü yüzyıllardır tartışılır. Kimdi bu Mona Lisa? Kimine göre bir kadın, Kimine göre ise bir erkekti.

Ve farklı mekanlarda ve farklı stüdyolarda, yanında her yere taşıyarak neredeyse 16 yılda tamamlamıştı Mona Lisa’yı. Altın Oran kullanılarak, kutsal geometri ile yapılmıştı ve hem kadın hem erkek geometrisi üst üste konularak kullanılmıştı. Dan Brown’un ” Da Vinci Şifresi” adlı kitabında anlattığı gibi ” Son Akşam Yemeği” ve Mona Lisa tabloları içinde çok özel sırlar saklıyordu.

Mona Lisa’yı incelemekle ömrünü geçirmiş, araştırmacı Stevenson ve ekibi, yüksek çözünürlükte tablonun birebir aynısını yaptılar ve her milimetresini ve 4 katmanını tek tek incelemeye başladılar. Mona Lisa’nın tam arkasındaki köprünün hemen altında 7 ve 2 rakamlarını gördüler. Sağ göz bebeğinde L harfini, sol göz bebeğinde ise S harfini net bir şekilde tespit ettiler. L, S ve 72 sayısının anlamlarını öğrenmek için tabloyu didik didik aramaya ve arkadaki manzaranın gerçekliğini araştırmaya koyuldular. Leonardo’nun bir süre yaşadığı Bobbio Kasabası’ndaki, ortaçağdan kalma eski bir kalenin bir bölümünden kasabaya doğru bakıldığında, neredeyse manzaranın aynısının görülebildiğini tespit ettiler. Kıvrılan nehir, yüksek tepeler ve altında rakamların bulunduğu taş köprü. Köprünün en büyük kemeri, yani altında 72 rakamının yazılı olduğu köprü, 1972 yılında büyük bir selle tahrip olmuş ve restore edilmişti ki 72 sayısını anlamlı kılan bir bilgiydi bu. Ki, Leonardo’nun kullandığı her şifrenin önemli bir anlamı olurdu.

L ve S harflerini bulabilmek için Leonardo’nun hayatını mercek altına aldılar sonra da. Henüz 10 yaşında iken yanına aldığı yoksul bir çocuk olan Giam Giacomo Oreno, büyüdükçe çok yaramazlaştığı ve kötüleştiği için Leonardo ona küçük şeytan anlamında “Salai” adını taktı. Söylentilere göre, çırağı Salai Leonardo için bir ilham kaynağı, hatta belki de sevgilisi idi, onu bir kaç tabloda çizmişti. Hatta bir tabloda ikisini birden resmetmişti. Fakat sadece onu çizdiği bir resmi, Mona Lisa ile inanılmaz büyük benzerlikler gösteriyordu. Gülüşü, yüz hatları, bakışı neredeyse aynıydı.

Başlangıçta küçük bir çocuk olan Salai, büyüdükçe Leonardo’dan çok şey öğrenmiş ona daha çok yakınlaşmış ve aralarında bir uyum, bir duygusallık başlamıştı. Ama o zamanlar eşcinsellik ölümle cezalandırıldığı için ölünceye kadar saklamak zorunda kalmışlardı. Bu yüzden Leonardo en kıymetlisini ölümsüzleştirirken başka bir ad kullanmış ve kutsal geometri ile yüzünü de saklamıştı. Bu yüzden tabloyu her yere yanında götürmüş ve gizli gizli çizmiş, çok özen göstermişti. Ama ona taktığı ismi de bildikleri için tablonun adını da Mon Salai (Benim küçük şeytanım) yerine şifreleme tekniğini kullanarak harflerin yerlerini değiştirip MONA LİSA olarak düzenledi. Mon zaten benim demekti, hayatının en önemli sırrını bu tabloda ölümsüzleştirmişti. Aynalama tekniği ile bir kaç tane Mona Lisa üst üste geldiğinde, tam olarak bakanın gözünün içine bakıyormuş gibi görünüyordu. Diğer göz bebeğindeki L harfi de Leonardo anlamına geliyordu böylece…

Yine “Son Akşam Yemeği”nde aynalama yöntemini kullanarak büyük şifreler koymuştu. Bu tablodaki eller ve ekmekler birer nota ile eşleştiğinde harika bir müzik parçası ortaya çıkıyordu.

Altın Oran ve Kutsal geometriyi en iyi bilen ve bunu bir teknik olarak kullanan Leonardo’nun takipçileri de bu tekniği kullanarak mucizeler yarattılar… 1989’da Mısır’da ölen Lucie Lamy, Karnak’ta bulunan ve bekletilen büyük ve küçük taş kitlelerine baktı, baktı ve evine gitti. Bir plan çizdi ve bu şekilde yerleştirin dedi. Yerleştirdiklerinde herkes şok oldu, çünkü yıllarca kenarda bekletilen taşlar, bir puzzleın parçaları gibi birleştirildiğinde, Karnak Tapınağı ortaya çıkmıştı. Bunun gibi bir çok taş yığınlarını bir araya getirten Lucie, altın oranı çok iyi bilen kadim Mısır uygarlığını ve kutsal geometriyi tam olarak çözmüştü.

Lucie, tapınağın çizimini kadın ve erkek çizimlerini üst üste koyarak yapmıştı. İnsan bacakları, Karnak’tan Luxor’a giden patikayı gösteriyordu. Orijinal çizimi erkek unsur gibi görünürken, ayna etkisi ile dişi unsurdu.

Leonardo’nun çizimlerinde de, ancak üzerine bir ayna tutulduğunda, okunabilen ve görülebilen şekil ve yazılar vardır. Çoğu kadim kişilerin bildiği ve Mısırlıların hep bildiği bir yöntemdi ve bilgi saklamak için devamlı her şeyi değiştiriyorlardı. Drunvalo Melchizedek buna: “Dış dünya tarafından anlaşılmasın diye oynanan küçük bir saklambaç oyunu gibi” diyordu… “Bilinmeyen Leonardo” isimli kitapta, yıllarca, Leonardo’nun çalakalem karalamaları sanılan, yaşam çiçeğinin geometrik şekilleri, dünyanın her tarafında bulunan temel anahtardan, yaşam çiçeğinin merkez çekirdeğinden, yaradılışla unuttuğumuz çekirdek bilgiyi aktaran detaylı yaşam çiçeği çizimlerine kadar detaylı çizimler vardı. Üstelik bu defterde çok fazla sayıda şifre ve şifreleme kullanıyordu. Tüm defterlerinde ve notlarında çalınmaması ve okunamaması için yazıları tersten yazıyordu. Çok önemli bulduklarını karışık bir şekilde diziyor, yerlerini değiştirir ve birleşeceği kısımları sadece kendisi bileceği şekilde düzenliyordu. Oysaki sadece 20 kadar tablo yaptığı sanılıyordu, sadece 20 tanesi ünlüydü. Üstelik bu çalakalem yaptığı sanılan resimlerdeki çekirdek bilgileri, bugün hala birçok kilisede, manastırda, Ayasofya’da dahi görmek mümkün…

Tüm kutsal geometri ve Yaşam Çiçeği ihtimallerinin üzerinde tek tek çalışmış, bugünkü arabaların vites sistemini ve helikopteri sadece Yaşam Çiçeği çalışmaları ve kutsal geometri ile yapmıştır.

Modern dünyanın babası denilen Pisagor’da, Yaşam Çiçeği anlayışı ile hareket eden bir matematikçi olarak, geometride her durumun ispatını kutsal geometriyi ve buradan hareketle bulduğu açılarla yapmıştır.

Lucie Lamy de, MÖ 500’lerde yaşayan Pisagor ve 1500’lerde yaşayan Leonardo gibi kutsal geometrinin ve evrenin sırrını çoktan çözmüştü… Sanırım… Kadim dönemin bilgeliği bugünün teknolojisinin ötesinde bir durummuş. Ve biz teknolojide ilerledikçe özden uzaklaşıp, kendimizi ve kim olduğumuzu unutmuşuz…

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Osman Sertoglu   -  Bağlantı 3 Aralık 2018, 19:58

Mukaddes Hanım kaleminize sağlık.
Kirlenmiş siyasetin dışında kalan, böylesine bilgi dolu ve doyurucu bir yazıyı davözlüyor insan. Başarılarınızın devamını dilerim.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı