SAVAŞTA 9 İLKE - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

SAVAŞTA 9 İLKE

8 Mart 2018 Perşembe

Savaş bir toprağı fethetme sanatı ise liderlik gönülleri fethetme sanatıdır. Tarih boyunca yapılmış olan başarılı savaşlara bakıldığında başarılı liderler tarafından kazanıldığı görülmektedir. Günümüzde ise her lider savaş yapmaz. Ancak başarılı liderler yaptıkları işi bir savaş gibi yönettiklerinde hedeflerine ulaşır ve tarihte iyi olarak anılırlar. Diğerleri ise unutulmaya mahkûmdur.

Mete Aksoy son kitabında tarihteki savaşları inceleyerek yirmi yıllık bir çalışmanın eseri olarak yayınladığı “Savaşçının Dokuz İlkesi” adlı kitapta dokuz ortak prensip bulunduğunu tespit etmiş. Sonucu başarılı kumandanlar adına zaferle neticelenen savaşlar genel olarak aşağıda açıklayacağımız dokuz prensibin uygulanması sonucu kazanılmıştır. Hem dünyadaki hem Türk tarihindeki önemli savaşlar ele alındığında bu belirli ilkelerin kullanılmasıyla zafere ulaşılmıştır. Bu ilkeler başlıklar halinde sayılacak olursa:

1: Hedef
2: Saldırı
3: Güvenlik
4: Manevra
5: Sıklet merkezi
6: Kuvvet tasarrufu
7: Basitlik
8: Emir-komuta
9: Hızlı Baskın prensipleridir.

Dünyadaki savaşçı milletler olan Hun, Türk, Alman, Japon ordularında ve büyük komutanlar olan Atilla, Mete, Alparslan, Fatih, İskender, Hanibal, Napolyon, Atatürk ve diğerleri bu ilkeleri az veya çok uygulamışlardır. Bazıları duruma göre bir iki prensip eklerken bazıları da eksiltmiştir. Günümüzde de NATO üyesi ordular ve başta Türk Ordusu ve Amerika bu prensiplere bağlıdır.

Savaş bir organizasyondur ve organizasyonların yönetimi belirli bir sistem dahilinde gerçekleştirilirse amacına ulaşır. Amacı belirleyen ise liderdir. Bilindiği gibi büyük amaca yönetim bilimlerinde Vizyon-Ülkü deniliyor. Veya diğer bir ifadeyle “Kızılelma”. Buna uygun olarak misyon-görev-araçlar ve hedefler belirleniyor. Yönetim sistemi bu temeller üzerine kuruluyor ve kişilere bağlı kalınmadan problemsiz bir yönetim sergilenebiliyor. Yönetim demek aynı zamanda insanları yönetmek demektir. İnsan kalitesi ve motivasyonu da yüksek ise sonuç çok daha hızlı olur ve başarılı elde edilir.

Yönetim sistemlerinden tanıdığımız bu bağlamda “dokuz ilke”yi, stratejik kurallar veya manevralarla karıştırmamak lazımdır. Dokuz ilke zafere götüren genel kuralları belirler. Bundan hareketle savaş yönetimindeki sıralama prensipler, stratejiler, manevralar ve taktikler olarak sayılabilir. Yani sahada icra esnasında farklı ve esnek uygulamalar olabilir. Çünkü hedef en az zayiat, zaman ve masrafla en fazla alanı ele geçirmektir.

Aynı prensipleri endüstri mühendisliği, optimizasyon denklemleri kurarak işletmelerde de kullanmaktadır. Başarılı birçok şirket CEO’su, etkin yönetici ve marka, kurumlarını bu ilkeler doğrultusunda bir kumandan gibi yönettiğini ve bu sayede zafere ulaştığını bizzat ifade etmektedir.

İş, aile ve toplum hayatımızda başarılı olmak ve huzur içerisinde iyi bir sonuç elde etmek istiyorsak da bu ilkeleri kendimize uyarlayıp mücadeleyi doğru yönetebiliriz. Çünkü günümüz dünyası her adımda bir karar vermeyi gerektiriyor. Doğru karar verebilmek için ise bu prensiplere göre hedefimizi doğru seçmeli ve tek bir hedefe odaklanmalıyız. Başarı bize gelsin, armut piş, ağzıma düş diye beklememeli, harekete geçmeliyiz. Yani saldırmalıyız. 30 Ağustos Büyük taarruz zaferi böyle kazanılmıştır. Bunu yaparken güvenliği elden bırakmamalı, işin sonunu ve başımıza gelecekleri hesap etmeliyiz. İnönü savaşları alınan önlemler sayesinde başarıya ulaşmıştır. Bize sonunu düşünen ve elde ettiği başarıyı gelecek nesillere aktarabilen kahramanlar lazımdır. Hızlı ve yüksek bir manevra gücümüzün olması şarttır. Afşin Bey’in, Sultan Alpaslan Malazgirt savaşını kazanmadan önce hızlı manevra taktiği ile Bizans ordusuna ve karakollarına yakalanmadan, Denizli’ye kadar geldiğini, İstanbul surlarının dibine Üsküdar’a beş bin kişilik vur kaç gücü ile çadır kurduğunu hatırlamalıyız. Sıklet merkezini ve yükleneceğimiz noktayı iyi belirlememiz şarttır. Hedefe ulaşmanın uzun soluklu bir iş olduğunu bilerek kuvvet tasarrufunu uygulamalıyız. Dünyanın en büyük kumandanı Fatih İstanbul’u almak için her türlü önlemi aldıktan ve kardeşlerin tamamını ve diğer bütün taht adaylarını tek tek öldürttükten sonra hedefine odaklanmıştır. Tek güç olduktan sonra da en güçlü veziri Çandarlı Halil Paşa’yı öldürtmüş ve yeni seferlere başlamıştır. Hareketlerimizin basit ve uygulanabilir olmasına özen göstermeliyiz. Karmaşık işler zordur. Emir-komuta zincirinin sağlam olması ve anlaşılır olması gerekmektedir. Emir-Komuta zincirinin önemini en son 15 Temmuz’da gördük. Ömer Halisdemir emir ve komuta itaatle uyduğu için hain darbe girişimine karşı başarılı olunmuştur. Son olarak hızlı davranmalı, baskın yapmalıyız. Yıldırım Beyazıt bu yöntemi uyguladığı için başarılı olmuştur. Gürültüyle, davul zurnayla gittiğinizde eli boş dönmek ihtimal dâhilindedir.

Tabii ki savaşın şakası yok. Hayatınızı, istiklalinizi, istikbalinizi kaybedebilirsiniz. Türkler özgürlük ve namusları için düğüne gider gibi gözünü kırpmadan savaşa giden cesur bir millettir. Bu özelliklerinden dolayı da girişimcidir. Girişimci liderlik ruhuyla yaptığı işte öncülük eder ve işini, çalışanların ve müşterilerini iyi yönetme becerilerine sahiptir. Bu beceriler eğitim ile geliştirilebilir. Ancak ülkemizde yıllardır yanlış eğitim ve baskılar insanımızın bu özelliklerini iyileştireceğine köreltmektedir.

Bunun yanında siyasî belirsizlik ve iktidar kavgaları, huzursuzluk ve kayırmacılığın devamı gibi etkenler nedeniyle bir türlü kapsayıcı kurumların oluşturulamaması girişimcilik, öncülük ve lider bilincinin gelişimini engellemektedir.

Türk ordusu Mete Han’dan günümüze benzer kuralları defalarca denemiş, kurumsallaşmış ve sistemli bir ordudur. Bu kurallardan bize has olan birisi de Türk milletinin kendi içinden çıkan kahraman evlatlarının her zaman yanında olmasıdır. Bu her şeye bedeldir.

Şimdi Afrin’de Türk ordusu gördüğümüz kadarıyla az veya çok bahsettiğimiz 9 ilkeyi uygulamaktadır. Bu nedenle kazanacaklarına imanımız tamdır. Allah Türk ordusunu her daim muzaffer kılsın.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı