KENDİM @TTİM KENDİM BULDUM-13 - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

KENDİM @TTİM KENDİM BULDUM-13

27 Kasım 2017 Pazartesi

NTV’ye çok uzun yıllar baktım.
Hatta bir ara adım NTV Sedat’a filan çıktı.

ART’den ayrıldıktan sonra NTV Yurt Haberler Servisi, temsilciği benim devam ettirmemi istedi. Bir taraftan kendi işimin patronu olmaya çalışırken diğer taraftan elimden geldiğince NTV muhabirliği yapmaya çalıştım. İşler yoğunlaşınca da yani yanılmıyorsam 2006-2007 gibi, o zaman benim ekibimde olan Ümit Bilgiç’e devrettim. Elimden geldiğince de ilişkileri yürütmeye çalıştım.

Uzun yıllar NTV temsilciliği yapmam, NTV’de çalışan önemli isimlerle dostluk kurmama da vesile oldu. Bunlardan biri de Ahmet Yeşiltepe. Yeşiltepe, uzun süre NTV internetin başındaydı. Onun sayesinde Türkiye İnternet Medyası Derneği oluşumunu ve başındaki isim Hadi Özışık’ı tanıma fırsatı buldum.

Hadi Ağabey uzun yıllar boyunca federatif yapıya gidilmesi ihtimaliyle Denizli’de dernek kurmam gerektiğini söylese de şartlar olgunlaşmadığından adım atmadım. Ben kurumumla ilgili evrakları tamamlayıp Türkiye İnternet Medyası Derneği’ne üye olmayı tercih ettim.

Özışık’ın dernekleşin talebi üzerine Tahir Aygün ile konuyu konuştuğumuz, dernekleşmeye gidilmesi gerektiğini dillendirdiğimiz çok oldu. Ancak tüzel kişiliklerin üye olabileceği bir dernek kurulmasını istediğimden sayı yeterli düzeyde değildi. Buna rağmen bundan yıllar önce Türkiye İnternet Medyası Derneği’nin tüzüğünü indirip, Denizli’ye uyarladım ve Tahir Aygün’e attım.

Aradan bir süre geçtikten sonra Yüzhaber.com’dan Erol Uçkan, “Abi dernekleşiyoruz. Seni de aramızda görmek istiyoruz” gibisinden bir teklifle geldi.

Bak hele!..
Tam da beklediğim vefa hareketiydi.

Sağ olsun çocuklar bana yapılacak çok şey bırakmamış, her şeyi konuşup halletmiş, tüzükleri filan hazırlamış, finalinde de zahmet edip beni de çağırmışlardı.

Denizli İnternet Medyası Derneği, gazetecilik geçmişini tam olarak bilmediğim, benden yıllar sonra internet haberciliğine başlamış, piyasada “Denizlihaber.com’dan daha fazla okunuyoruz, takip ediliyoruz” gibi laflar söylediğini duyduğum Erol Uçkan’ın başkanlığında kurulmak üzereydi.

Hem bu tuhaf acelecilik, hem de aslında çıkış noktasında işin tamamen(Benim için) yanlış olması gibi nedenlerden ötürü oluşumda yer almayacağımı söyledim.

Yanlıştı, çünkü internet medyasının yaşadığı sorunlar kurulacak bir derneğin “alt sektör” derneği olması gerekliliğini işaret ediyordu. Ama arkadaşlarım internet medyasında çalışanların, işverenlerle birlikte üye olabileceği sıradan bir mesleki örgüt kurmaya niyetlenmişlerdi.

Alelacele kurulan, sektörün sorunlarını baz almayan, kalıcı güzel işler yapılması konusunda ayakları yere basan bir yaklaşımın olmadığı, hatta Denizlihaber.com’a rağmen kurulan bir derneğin çok aktif olabileceğine, yani bir dayanışma ve yardımlaşma derneğinden öteye gidemeyeceğine de kesin gözüyle bakıyordum.

Öyle de oldu.

Bir süre sonra derneğin kurucu kadrosundaki arkadaşlarımız aralarında gerilim yaşayınca DİMDER, tarih oldu. Bu arada DİMDER’in bana aktarıldığı kadarıyla asla ve kat’a 15 TEMMUZ ve FETÖ yapılanmasıyla ilgili uzaktan yakından bir ilgisi yok. Onu da yeri gelmişken söyleyeyim. Çok uzak durduğum ve bu nedenle bire bir yaşamadığım için; parçalanma ve fesihle ilgili mevzuların detaylarına, bildiğim halde girmeyeceğim.

AMA SİZE YENİMEDYADER’DEN BAHSEDEBİLİRİM

Denizli’de bu işi uzun yıllardır yapan ve gelecekte de yapmak isteyen,

Ana faaliyet kolu internet haberciliği olan, bu alanda kentte internet haberciliğinin adam gibi gelişmesi için emek vermeyi göze alacak,

Ulusal ve uluslar arası kaliteyi yakalamak ve yayıncılığın orijinine gazetecilik prensiplerini oturtmak için gerekirse para kaybetmeyi göze alacak,

Daha fazla insan çalıştırmak, dolayısıyla daha fazla gazeteci için ekmek kapısı olmak, dürüst, namuslu, meslektaşlarına ve toplumuna karşı sorumlu ve saygılı birer yayıncı ve işletme sahibi olmak adına uzun soluklu bir yolcuğa çıkmayı göze alacak,

yani bu işin kanlı,
bıçaklı, meşakkatli,
zorlu, sıkıntılı,
riskli ve hiç kolay olmayan,
hatta aksine daha uzun,
daha yorucu kısmında görev üstlenecek isimlerle bir araya gelinip, ALT SEKTÖRÜN DENİZLİDEKİ ANAYASASINI YAPACAK kurucu bir kadro ve ruhla yola çıkılmalıydı.

Dolayısıyla dernekleşme bu yönüyle, siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik ve veya kimliklerin bir tarafa atılıp internet haberciliğinin kentte sağlıklı gelişmesi konusunda dürüstçe, namusluca, kardeşçe bir hareket olarak ortaya çıkmalıydı.

Denizli’de bu işin hayatta kalabilmiş en eskisi Denizlihaber.com, bu işin içinde olmalıydı. İster beğenilir, ister beğenilmez 10 yılı aşkın zamandır aktif olan Akishaber.com.tr bu işin içinde olmalıydı. Akis kadar uzun soluklu olmasa da çok uzun yıllardır yayın yapan Pamukkalehaber.com, Haberdenizli.com, Yuzhaber.com.tr, Denizliguncel.com bu işin içinde olmalıydı.

Yani büyükler, eskiler, köklüler bu işin kesinlikle başı çekmeliydi!..

Ve işin zor tarafı, bu arkadaşlarımın hepsi dernekleşme konusunda benim TÜRKAN ŞORAY kurallarıma birebir ölçüde evet demeliydi!.. Bu hemencecik olabilecek bir aydınlanma değildi tabi ama olması konusunda çok yoğun bir umut içermeliydi!..

2016’ın’ın Ekim-Kasım’ı yoğunlukla bu konuda kulislerle geçip, sonuna doğru iki-üç toplantıyla sürdü.

Konuşmalar, görüşmeler derken, dernek ile ilgili genel hatlar belirlenmeye başladı.

Elimizden geldiğince, ulaşabildiğimiz tüm arkadaşlarımıza ulaşıp, şirketlerin yayın başına 1 temsilciyle üye olabilecekleri bir dernek kurmak istediğimizi, bu derneğin en başta tam bir iyi niyet, dürüstlük ve özveri ile yolculuğa başlaması gerektiğini anlattık…

İnternet yayıncılığını korumak adına, üye olmak isteyenlerin en az ayda bir olmak üzere basılı yayınlar çıkarılabileceğini ama periyodun bir aydan daha kısa süreye düşmemesi gerektiğini, mevcut yerel gazetelerin ve televizyonların paralel yayınlarının değil ama eğer yapabilirlerse özel bir kadro ile çıkaracakları internet gazetelerini de üye olarak derneğimize kabul edebileceğimizi ve buna benzer birçok konuyu bu toplantılarda şekillendirdik.

Aralık Sonu gibi derneğimizin ismi belli oldu;

Denizli Yeni Medya Yayıncıları Derneği beyinlerde olgunlaşmış, iş resmiyete kalmıştı.

OHAL sürecinde kurulması konusunda ön ayak olduğum ama internet medyasının kentteki öncü isimlerinin neredeyse tek bir koşul göstermeksizin destek vererek asıl mimarlığını üstlendiği YENİMEDYADER ile ilgili hemen kentin iki önemli ismini aradım.

(Dönemin)Denizli Valisi Sayın Ahmet Altıparmak ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan. Keza kendin atanmış ve seçilmiş en büyük iki yerel yöneticileriydi ve onlara rağmen Denizli’de bizlerin bu sektörel mücadelesinde başarılı olmamız çok zordu.

15 Temmuz FETÖ ile ilgili yoğun çalışma temposu nedeniyle Sayın Altıparmak randevu için hızlı bir geri dönüş gösteremedi, haksız da sayılmazdı. Ama en azından kendisiyle görüşemesek bile Özel Kalem Müdürü Girne Şamlıoğlu, dernek kurulması sürecinde muhtemel ki Vali Bey’in talimatlarıyla çok yardımcı oldu.

Dolayısıyla Vali Bey’den daha önce bize randevu verebilen Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ile bir araya geldik ilk kez.

İlk kez bir araya gelmeden önce de telefonla dernek kurmak istediğimizi anlatan kısa bir görüşme yaptık. Kendilerine, Denizli’de internet haber sitesi sayısının her geçen gün arttığını, bu konuda uzun soluklu bir bir yolculuğa çıkıp iyi işler yapmak adına bir araya gelmek istediğimizi, ancak bu girişimin kentin en önemli iki yerel yöneticisinin desteğini almak zorunda olduğunu aktardım. Hak verdi ve ilk buluşma gerçekleşti.

Önce Encümen salonunda bir bilgilendirme toplantısı düzenlendik ardından Sayın Zolan’ın isteği üzerine birlikte yemek yedik.

20 kişinin herkesin gözü önünde bir araya geldiği bu toplantıyı çok gizli görüşmeymiş, Zolan’ın talimatıyla böyle bir oluşum kurulmuş, Denizli’de internet medyası art niyetli bir operasyonla eviriliyormuş gibi geri zekalılık ürünü, akademik araştırmalara konu edilecek denli büyüklükte g.t korkusuyla ortaya iddialar atanlar da olmasın mıydı?

Zaten onlar olmasa bir şeyler eksik kalırdı.

Gerekçe olarak da, onlarca internet gazetecisinin -Çamlık Ofisi’nde filan da değil ha- Denizli Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında, güpegündüz yaptıkları Osman Zolan ziyaretinin kamuoyuyla paylaşılmamasını gösteren ve kendisiyle aynı meslekte olmaktan utanç duyduğum pislikler bile vardı.

Oysa, evet aynı gün paylaşmamıştık ama o ziyaretler tarafımızca daha sonra grup gurup belli bir mantalite çerçevesinde takip eden günlerde toplu paylaşımlar yapacaktık.

Bir taraftan kentin yerel yöneticileri, oda başkanları, Denizli’nin Ekonomi Bakan Nihat Zeybekci dahil Ankara’daki temsilcileri, kritik kurumları ziyaret ederken bir taraftan da dernekleşme ve kamuoyunun doğru bilgilendirmesi konusunda uğraştık.

Bir basın toplantısı düzenleyip hem meslektaşlarımıza hem de Denizli’ye öykümüzü anlatmaya gayret gösterdik.

N’aptık başka, kulak asmadık!… Saçma sapan şeylere takılıp kalmadık…

10 Ocak’ta Dernekler masası başvurumuzu onayladı, 7 Mart 2017’de ise resmen kuruldu.

Şirketleşip, “devlete karşı yasal sorumluluğunu”
yerine getiren,
vergisi veren,
istihdam yaratan…

Meslekte daha iyiyi,
daha güzeli yapmak konusunda
elini taşın altına koymaya kararlı…
Belki de tarihe geçeceğinden habersiz olarak internet yayıncılığının öncü kuruluşları, güç birliği yaptı.

Denizlihaber’den Sedat Kurt,
Pamukkalehaber’den Tahir Aygün,
Haberdenizli’den Mutlu Kelişti,
Akishaber’den Ahmet Özcan,
Yüzhaber’den Bilal Kırboğa,
Denizliguncel’den Hüseyin Özgenç,
Denizlipost’tan Serkan Urgancı,
Objektif20’den Mehmet Barunduk,
Denizli20haber’den Köksal İrer
Denizlisiyaset’ten Mustafa Karapınar
Denizlisporhaber’den Selami Aydın
Ve Meriç Ulukuş …

Ki Meriç daha sonra farklı ekonomik gerekçelerle aramızdan ayrılmak zorunda kaldı…

Ardından Nadir Güleç, Denizlimuhabir.com ile derneğimize dahil oldu.

Denizli tarihi, şimdi olmasa bile çok ileride bu oluşumdan ciddi oranda bahsedecek ve güzel şeyler söyleyecektir diye düşünüyorum….

Çünkü ne yaptık biliyor musunuz?

“Olmaz” diyeni yapıp, asla bir araya gelmeyecek insanlar sektör için bir araya geldik.

Hem de Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nin bizim için sektörün tek çatı kurumu olduğunun altını kara, kalın çizgilerle çizip kurduğumuz dernekle internet haberciliğinin Denizli’deki anayasasını yapmak istediğimizi belirterek…

Sonra bizlere yılın belli günlerinde kutlama ve anma ilanları veren kurumların kapısını çaldık…

Denizli Büyükşehir Belediyesi
Denizli Ticaret Odası
Denizli Sanayi Odası
Denizli İhracatçılar Birliği
Pamukkale Belediyesi
Merkezefendi Belediyesi
Çivril belediyesi,
Çal belediyesi,
Sarayköy Belediyesi,
Tavas Belediyesi,
Honaz belediyesi,
Acıpayam Belediyesi….

Büyükşehir, DTO, DSO, DENİB, Tavas, Çal, Çivril ve Sarayköy kafadan destek sözü verdi…

Gerçekten çok mutlu olduk…

Honaz, dernek üyesi tüm haber siteleriyle çalışmak istediğini ancak dernek üzerinden çalışma için bu yıl müsaade etmemiz gerektiğini söyledi!..

Hayhay dedik…

Acıpayam Belediyesi, “Aslanlar gibi” kalktı “Bizim bu yıl bütçe problemimiz var. Kusura bakmayın” dedi, “başımızın üstüne” dedik…

Keza bir açıklama yapmam gerekiyor ki belirli gün ilanları kurumların milli ve dini bayramlar gibi günlerde yerel medyaya verdiği küçük bütçeli kutlama ilanlarıdır. Amaç burada yerel medyaya destek olmaktır. İlişkileri ekonomik bir dayanışmayla kuvvetlendirmek, halkın haber alma özgürlüğü mücadelesine karınca kararınca katkı koymaktır!…

Bu nedenle gidip kurumların öncelikli olarak, üye haber sitelerine verecekleri belirli gün ilanlarına talip olma isteyişimiz de bu nedenleydi..

Ortaya konulan katkıların siteler arası fiyat dengesizliğini belirli bir standarda oturtmak,

İnternet haberciliğine verilen önemin, söz konusu fiyat politikasıyla hak ettiği ölçülere çekilmesine katkı koymak

ve bir taraftan da aslında medya muhataplarıyla medya kuruluşları arasındaki adalet terazisine su taşımak konusunda adım atmak gibi düşüncelerle yola çıkılmıştı ve bu konuda bize destek verenlerle yetinmeli, bir sonraki yıla örnek olabilecek yeterli bütçeyi yönetebilmeliydik…

olumlu dönütlerin ardından hemen bir iktisadi işletme kurduk.

Dernek üyeleri YENİMEDYADER’e evet diyen kurumların belirli gün ve ilanlarıyla ilgili anlaşma yetkisini iktisadi işletmeye devretti.

Gittik kurumlarla çeşitli rakamlar ve koşullarda anlaştık.

Bugün anlaşmalar kapsamında yayınladığımız ilanların getirisi olan paranın bir kısmını doğrudan dernek üyesi haber sitelerine ilan bedeli olarak dağıtırken, geri kalanı için bir havuz oluşturuyoruz.

Havuzda üye haber siteleri tekil kullanıcı oranlarının yüzde 60’ı, sayfa gösterim oranlarının yüzde 40’ı baz alınarak bir performans değerlendirmesine tabi tutuluyor.

Bunu nasıl yapıyoruz peki?

Sağolsun tüm arkadaşlarımız analitik veri ölçümü yapan uygulamalar konusunda derneği de yetkilendirdi.

Aslında bir nevi yatak odalarını açtılar…

Şimdi o verileri aylık olarak 30 gün baz alıyor ve sıralama konusunda kullanıyoruz…

Daha fazla okunan, daha çok kişiye ulaşan havuzdan daha çok para alıyor.

Bu durum inanılmaz bir rekabeti de beraberinde getirdi dernek içinde.

Meslekte bazılarımıza göre internette daha az tecrübeli olan arkadaşlarımız şimdi havuzdan daha fazla pay kapmak için daha çok emek sarf ediyorlar, bizler yerimizi korumak adına daha iyi işler yapmaya çalışıyoruz…

Diyoruz ki arkadaşlarımıza, bu dernekte olmanın riskini aldın ama karşılığını da en azından üç beş kurumla da olsa belirli gün ilanları anlaşmalarını peşinen yaparak ve yıllık önünü görecek küçük de olsa gelir planlaması yapabiliyorsun. Daha çok okunup daha fazla insana ulaştıkça da ekstra ödüllendiriliyorsun.

Ama gel arkadaşlarının emeğine sahip çık,
elinden geldiğince saygı göster,
kaynak göster..

Sağolsun arkadaşlar, önce analitik verilerini paylaşarak ve ardından kendi aralarında haber yer değiştirmelerini mümkün mertebe sıfıra indirmek adına inanılmaz zor olan kardeşlik adımları atıyorlar!..

Yeter mi? Yetmez diyoruz!
Üzerine bir de havuz; yerel haberi,
özgün içeriği, uğraşılmış,
emek verilmiş yayıncılığı teşvik etsin,
kopyala yapıştır haberciliğinden uzak tutsun,
gel gele pirim vermesin diyoruz!..

O da bir etik mutabakata bağlanıyor!..

Hatta yavaş yavaş
çok önemli bir nedeni yoksa,
toplumun genelini yakından ilgilendirmiyorsa,
bir toplumsal olayın neticesi değilse
ve çok ünlü bir isim değilse,
psikolojik bunalıma,
pskiyatrik tedaviye kanarak
İNTİHAR HABERLERİ yapmayalımları konuşuyoruz…

Açık açık söyleyim aslında neler olduğunu!

Üç gün önce yok ben birinciyim, yok onu şöyle alt edebilirim, ya da salla gitsin ve veya onlar da kim oluyor diye birbirinin arkasından konuşan, atıp tutan insanlar;
bir arada olmayı,
birlikte yürümeyi,
daha doğrudan,
daha iyi niyetten,
daha ahlaklıdan
yana durmayı öğreniyor.

Masum değiliz tabi ki hiçbirimiz
ama bugünden varı yok
daha iyi işler yaparak örnek olmayacağımız anlamına da gelmez bu durum!..

Kavga etmiyor muyuz?
Deli gibi!…

Bazen küsmüyor, kırılmıyor muyuz birbirimize?
Pek tabii ki!..

Ama sonunda tatlıya bağlıyoruz bir şekilde…

Hayallerdeki Türkiye’nin provası gibiyiz bugünlerde…

Anlamayı öğreniyoruz,
tahammül etmeyi,
ön yargılı olmamayı,
örnek olmanın,
önde olmanın,
büyük olmanın,
gazeteci olmanın,
bu meslekten para kazanmanın bedelleri olduğunu öğreniyoruz!..

Ve inanılmaz kıskanılıyoruz, evet!..

Bu oluşumun çökmesi,
yıkılması için umut besleyenler,
fırsat gözleyenler hatta türlü türlü işi olmasına rağmen şerefsizce işini gücünü bırakıp bizimle uğraşanları da biliyoruz, farkındayız…

Onlar da öğreniyorlardır umarım;

Ön yargıyla yaklaşmanın,
gazeteciye tüccar,
kullanılacak köpek,
birilerinin beslemesi,
işine gelmedi FETÖcü, işine gelmedi Allah’sız diye yakıştırmalar yaparak,
durduk yere kavga çıkarmaya çalışmanın,
aptal aptal düşmanlıklar yaratanların,
yok onun güdümüdür,
yok bunun planıdır diye herkese kendi at gözlüklerinden
karakter biçmeye kalkmanın
çok ağır bedelleri olacağını!..

Yeri gelmişken şuraya yazıyorum arkadaşlar;

Olanca omurgasız ve onursuz yaklaşımlarıyla, YENİMEDYADER oluşumun arkasında inatla başka deli saçması, aşağılık gerekçeler arayanlar, bunun faturasını çok ama çok ağır ödeyeceklerdir!..

Atasözlerinin altındaki o inanılmaz sofistike gerçekliğe inanlar bilirler;

Alırsan mazlumun ahını,
çıkar aheste aheste!..

BİR SONRAKİ YAZI 29 KASIM 2017
DİZİ FİNALİ 1 ARALIK CUMA!..

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Mutlu Kelişti   -  Bağlantı 29 Kasım 2017, 10:13

Değerli Sedat bey, ‘dernekte nelere oluyor’ diyen arkadaşlarımız için olan biteni açıkça anlatmışsınız. İlk yılda güzel işler yaptık. 2018 ve sonraki yıllarda daha iyi olacağına inanıyorum.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı