ÇATIŞMASEVER MİLLETVEKİLİ - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ÇATIŞMASEVER MİLLETVEKİLİ

25 Temmuz 2018 Çarşamba

Geçtiğimiz hafta Denizli’de yerel tarih çalışmaları ile tanıdığımız “Tarihten Günümüze Denizli Dergisi” için bir yazı kaleme aldım. Yazının içeriğinde, Çanakkale savaşlarından başlayarak Cumhuriyet dönemi boyunca kentin toplumsal tarihini çeşitli yönlerden özet halinde ele alan kısa bölümlere yer verdim.

İşte o bölümlerden “Denizli üzerine özel bir gözlem notu” ara başlıklı kısımdan parça:

“Denizli tarihi boyunca olduğu gibi, Cumhuriyet öncesi ve sonrasında da ‘nevi şahsına münhasır’ bir kent olmayı başardı. Roma’dan beri temellerini kurduğu iktisadi ‘özerk’ yapısını, siyaset tercihinde göstermekten geri durmadı. Barışçıl bir kentti. Ama Birinci Dünya Savaşı’ndan başlayarak beklenmeyen ulusal direniş tepkilerinin bölgesel odağı olmaktan geri durmadı.”

***

Bu alıntılamaya sebep nedir derseniz?
Denizli’yi temsilen TBMM’de bulunan bilindik güncel siyaset aktörlerinin bazıları, son 15 yıldan bu yana kavgacı, gergin, yer yer ‘kraldan çok kralcı’ politik profilleriyle dikkat çekiyorlar. O barışçıl ve ‘kendi kozasını ören’ kent, yeni binyıldan sonra “en”  ön ekine meftun kuru bir büyüklük algısına teslim oldu.

Salı günü TBMM’de HDP Milletvekili Ahmet Şık’a tahammülsüzlüğün göstergesi olan saldırı fotoğrafında, en önde Şahin Tin’in bulunması bu nedenle bana rastlantı gibi gelmiyor. 300 AKP milletvekili içinde bir futbolcu eskisi, bir iki kabadayı heveslisi, önlerinde de AKP Denizli milletvekili Şahin Tin’den oluşan 5-6 kişilik kavga ekibi! Denizli’ye ne kadar yakışıyorsa artık? Sanki çok gerilerde kalmış saldırganlık haleti ruhiyesi, öfkeyle suratlarındaki yansımadan akıyor. Bu fotoğrafı Denizli Milletvekili Tin kendine ne kadar yakıştırıyor merak ediyorum. Kim bilir belki de, eski bir MHP militanı olarak başladığı politik kariyerini, içten içe aynı kimliğin AKP içindeki tezahürü bir milletvekili olarak sürdürmek hoşuna gidiyor olabilir. Göreceğiz…

***

Bunun temelini atanların başında Nihat Zeybekci geliyor.
Geçen 15 yılın bu konuda eline su dökülemez aktörü Nihat Zeybekci olmuştu. Henüz belediye başkanlığı döneminden başlayarak aşama aşama bu çatışmacı ruh halini kentin politik ortamına zerk etmişti. 2000’lere kadar kendi içinde bir uyum ve barış yaşayan kent halkını giderek kutuplaştırıcı politikaların kıskacına sokmuştu.

Nihat Zeybekci’nin gündemde kaldığı yıllar boyunca medyaya yansıyan fotoğrafları, demeçleri ve programlarında kucaklayıcı ve herkese saygı gösteren bir dil tutturduğunu kaç kişi iddia edebilir?

Ben zaman zaman yakından şahit oldum bunlara. Daha ilk tanıştığımız 2006 yılındaki TV programında, canlı yayında başladık tartışmaya. Hazret “evet efendimci” takıma o kadar alışmıştı ki, ileri-geri sarf ettiği yarım yamalak tarih bilgilerini düzeltecek bir iki şey sorduğumda tahammülsüz biçimde azarlamaya kalkışmış, benim alttan almadığımı görünce programı reklam arasıyla toparlamışlardı. Sonrasında benzer örnekler yaşadım. Neredeyse hepsinden olumsuz hislerle ayrıldım. Gerçi pozitif gözlemlerle ayrıldığım görüşme yok değil, ancak sayısı 1-2’yi geçmez.

Ölçüsüzlüğü, ulu orta ve önünü arkasını düşünmeden atıp tutması politik yaşamının şimdilik kızağa çekilmesiyle sonuçlandı. Bu biraz da kendim ettim, kendim buldum halleri. Denizli belediye başkanlığını %40’la kazandığı 2009 seçimlerini hatırlıyorum. Denizli’yi geçmiş, İzmir Konak Meydanı’nda zeybek oynamaya kalkışmıştı. Oysa bırakın İzmir’i, Aydın’da dahi seçimi yitirmişti AKP.

Milletvekilliğinde de farklı birisi olmadı. Hele daha çiçeği burnundan düşmeden Bakanlık koltuğuna oturması, kent eşrafının da pohpohlamasıyla bir anda ego krizine sokmuştu onu. Son bir yıl öncesine kadar kendisini hala Erdoğan’ın vazgeçilmez prenslerinden sanıyordu. Ama süngüsü düşeli de bir yıldan fazla oldu.

***

Zeybekci’nin çatışmasever politikacı kimliği kötü bir örnek oldu. Şimdiye kadar seçilen pek çok AKP milletvekili onun çizgisini izlemedi ama belli ki Şahin Tin bu çizginin devamı olmaya aday.

Umarız önümüzdeki dönemlerde onu daha fazla muhalefete saldırı fotoğraflarında görmeyiz. Çünkü bilinmeli ki, aklın yerini öfkeye bıraktığı böyle fotoğraflar onun kişisel tarihinin albümünden kolayca silinmeyecek, kent halkı onu mecliste politika üreten değil, kavga başlatan vekil olarak hafızasına kazıyacaktır.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı