Üzümün merkezi Çal’da bağcılığı geleceğe taşıyacak çalıştay
Çal’da binlerce yıllık miras üzümün korunması ve ilçenin potansiyelinin yükseltilmesi için ikinci önemli çalışma yapıldı. Akademisyen ve uzmanlar “Çal’dan Çağa” başlıklı çalıştayda buluştu. Prof.Dr. Altındişli, “Üzüm 95 ülkede yetişiyor ama bu topraklarda doğdu. Bunun bilinciyle potansiyel yükseltilmeli” dedi.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ), Çal Kaymakamlığı ve Çal Belediyesi iş birliği ile Çal’dan Çağ’a Strateji Geliştirme Çalıştayı yapıldı. Çalıştayın ana konusu Bağcılık ve Ürünleri hakkındaki panellerdi.
Çalıştayın ilki 2024’te yapıldı. Panel konuları, ilçede bağcılığın daha ileri seviyeye taşınabilmesi konusunda stratejilerin belirlenmesi açısından büyük öneme sahip. Çal Meslek Panellerin açılışında konuşan Çal Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özkan Özbek bağcılığın sadece Çal ve bölgesi değil ülkenin vazgeçilmez bir değeri olduğunu söyledi. Akadamik olarak gelişimi sağlayabilmek için çalıştıklarını söyledi. Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan ise “Bu bereketli toprakların ilim ve bilim ile buluşturulması neticesinde ilçenin önemli bir katma değer elde edeceğini düşünüyorum” dedi.

ÇAL’IN POTANSİYELİ YÜKSEK
Bağcılık konularıyla başlayan Çalıştayın ilk oturumunun moderatörlüğünü Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu üstlendi. Çalıştayın ilk konuşmacısı, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli “Dünya ve Türkiye Bağcılığı Işığında Çal Bağcılığının Önemi ve Potansiyeli” konu başlığıyla yaptığı sunumunda, Dünya’da 95 ülkenin üzüm ürettiğini, Türkiye’nin diğer ülkelerden farkının üzümün doğduğu topraklara sahip olması ve çeşitlerinin Çin’e kadar yayılması olduğunu, bu bilgi birikimimizi çok iyi kullanmamız gerektiğini belirtti. Denizli’nin toprak ve iklim yapısı açısında bağcılıkta güçlü bir potansiyele sahip olduğunu, Çal ve Güney ilçelerinde marka olabilecek çok fazla üzüm çeşitlerinin bulunduğunu, özellikle Çalkarası üzüm çeşidinin çok değerli olduğunu, bizlere düşenin bu kıymetli çeşitlerimizi tanıtıp markalaşmamız olduğunu, bağyolu rotalarının tanıtım ve yaygınlaşmada önemli rol oynadığını vurguladı.
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr.Burçak İşçi ise “Bağcılıkta Yıllık Bakım İşleri ve Önemi” başlıklı konuşmasında yetiştiricilikte toprak işleme, budama, sulama, gübreleme gibi yıllık bakım işlerinde dikkat edilmesi gereken konular hakkında bilgi verdi.
EN BÜYÜK SONURLARDAN BİRİ: ÜZÜMDEKİ KALINTI
Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından Dr. F. Özlem Altındişli “Bağlarda Entegre ve Sürdürülebilir Zararlı Yönetimi” konu başlığı ile gereksiz kimyasal ilaç kullanımının üretim alanlarındaki faydalı canlılara zarar vererek dengeyi zararlılar lehine bozduğunu dile getirdi. Bunun engellenmesi hususunda erken uyarı sistemlerinin çok önemli olduğunu, zararlılarla mücadeleye başlanması konusunda eşik değerlerin takip edilmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin uygulanmasının çok değerli olduğunu ifade etti.
BAĞCILIK VE KURAKLIK
Pamukkale Üniversitesi Çal Meslek Yüksekokulu Öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Aysel Yeşilyurt Er, son yıllarda tarımsal üretimi büyük oranda sınırlayan küresel ısınma ve iklim değişikliklerine dikkat çeken “Küresel Isınma ve Bağcılığa Etkisi, Bağcılıkta Risk Yönetimi” başlıklı sunumunda iklim değişikliklerinin nedenleri, sonuçları ve bu konuda yapılabilecekleri değerlendirdi. İklimsel etkiler sonucunda Çal bağcılığında yaşanan sıkıntıları yakından takip ettiğini belirten Yeşilyurt Er, yerel çeşitlerin kullanımının önemini vurgulayarak yörede yapılan hatalı uygulamalara dikkat çekti.

ÇALKARASI İNCELEMESİNE TÜBİTAK DESTEĞİ
Çalıştay’ın “Bağcılık Ürünleri” başlıklı ikinci oturumunda moderatörlük görevini Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu “Şarap Üretiminde Çal İlçesinin Potansiyeli, Üretimde Karşılaşılan Sorunlar” konulu sunumunda, Çal’ın şaraplık üzüm üretiminin başkenti olduğunu, sahip olduğu iklim ve toprak yapısıyla çok kaliteli üzümler elde edildiğini ve yerel üzüm çeşitleriyle Dünya ülkeleriyle yarışacak potansiyelde bir ilçe olduğunu, bölgeden elde edilmiş şarapların uluslararası yarışmalarda dereceler elde ettiğini dile getirdi. Kendilerinin de bölgede çalışmalar yürüttüklerini ve TÜBİTAK’a hazırladıkları projelerinin kabul edildiğini, bu projede Çalkarası üzüm çeşidiyle çalışacaklarını ifade etti.
ÜZÜM KURUTMA VE MARKALAŞMA SORUNLARI
Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karaca “Pekmez Üretiminde ve Üzüm Kurutulmasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar ve Riskler” başlıklı sunumunda sağlık konularına dikkat çekti. Pekmez üretiminde yüksek sıcaklık etkisiyle oluşma ihtimali olan HMF (Hidroksimetil Furfural), kuru üzümde sağlıklı koşullar sağlanmadığı durumda meydana gelen okratoksin ve üzümde, yaprakta kalıntı problemleri hakkında bilgiler verdi.
Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Huriye Kayabaşı Özener “Markalaşmada Coğrafi İşaretin Önemi, Coğrafi İşaret Başvuru Süreçleri” başlıklı sunumunda yerel ürünlerde, uluslararası alanda kabul gören coğrafi işaret almanın önemini vurgulayarak, başvuru sürecinde yapılabilecek hatalar ve doğru şekilde başvuru yapabilmenin önemini vurguladı. Program, katılımcılara plaket ve hediye sunumlarıyla sona erdi.
