Dünya Hemofili Günü’nde Prof.Dr. Nil Güler’den önemli uyarılar
Doğuştan gelen kanama bozukluğu olan hemofili tamamen tedavi edilemiyor ama uygun tedavilerle, hasta normal bir yaşam sürebiliyor. Prof.Dr. Nil Güler, hastalıkla ilgili en önemli konunun bilinç düzeyinin yükselmesi olduğunu söyledi.
Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nil Güler, Dünya Hemofili Günü nedeniyle önemli açıklamalar yaptı. Hemofilinin genetik bir hastalık olduğunu belirten Prof.Dr. Nil Güler’in açıklamasının önemli bölümleri şöyle:
“Hemofili, doğuştan gelen bir kanama bozukluğu hastalığıdır. Pıhtılaşmayı sağlayan proteinlerin eksikliğinden kaynaklanır. Faktör 8 eksikliğinde Hemofili A, Faktör 9 eksikliğinde ise Hemofili B ortaya çıkar.
BELİRTİLER VE TEŞHİS
Hastalık genellikle çocukluk döneminde fark edilir. Emekleme ve yürümeye başladığında vücutta morluklar, eklem şişlikleri görülebilir. Sünnet gibi küçük cerrahi işlemler sırasında uzun süren kanamalar da önemli bir işarettir. Tekrarlayan eklem kanamaları zamanla eklem hasarına yol açabilir.
TEDAVİ VE KORUNMA
Hemofili doğuştan gelen bir hastalıktır ancak tedaviyle kontrol altına alınabilir. Eksik olan pıhtılaşma faktörleri haftada 2-3 kez vücuda verilerek eklem kanamaları büyük ölçüde önlenir. Bu yönteme “koruyucu tedavi” denir. Böylece hastalar normal günlük hayatını sürdürebilir. Günümüzde daha gelişmiş ilaçlar ve aylık uygulanan tedaviler de mevcuttur. Her hastaya uygun tedavi bireysel olarak belirlenir. Hastaların düzenli olarak doktor kontrolüne gitmesi, kanama durumlarını bildirmesi ve yılda bir-iki kez özel test yaptırması önemlidir.”
GÜNLÜK HAYATTA NELERE DİKKAT ETMELİ
Prof. Dr. Nil Güler, “Hemofili hastalarında en önemli konu, kanama riskini artıran durumlardan kaçınmaktır” dedi. Diş ve ağız bakımı bu konuda çok kritiktir. Yumuşak diş fırçası kullanılmalı, düzenli diş hekimi kontrolü aksatılmamalıdır. Diş çekimi gibi işlemlerden önce mutlaka ek tedavi uygulanmalıdır.
DENİZLİ’DE FARKINDALIK ÇALIŞTAYI
28 Mart 2026’da Denizli’de Pamukkale Hemofili ve Diğer Kan Hastalıkları Derneği öncülüğünde “Hemofili Gençlik Çalıştayı” düzenlendi. Hastalar, aileler ve uzmanlar bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. Katılımcılar, benzer sorun yaşayanlarla görüşmenin motive edici olduğunu belirtti.
Prof.Dr. Nil Güler, erken teşhis ve düzenli tedaviyle hemofili hastalarının kaliteli bir hayat sürebileceğini vurguluyor. Bu hastalıkla yaşayan bireylerin ve ailelerinin bilinçlenmesi, yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor.
