İçeriğe geç

Sendikadan kamu mallarının satışına tepki: Korunması gereken ortak değerlerdir!

Kamu malı olan arazilerin, kaynak yaratmak için özelleştirme kapsamına alınmasına tepki geldi. Genel Sağlık-İş Şube Başkanı Kazım Boyacıoğlu, “Kamu malları, yönetimlerin "elden çıkaracağı şirket varlığı" değil; hukuk devleti içinde korunması ve kamu yararına tahsisi gereken ortak değerlerdir" dedi.

BÜLTEN
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 29 Nisan 2026 - 12:01:27 Güncelleme: 29 Nisan 2026 - 12:01:44

Genel Sağlık-İş Sendikası hazineye ait çok sayıda taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına tepki gösterdi. Denizli Şube Başkanı Kazım Boyacıoğlu, “Kullanılan kavramlar ‘tasarruf’, ‘program’, ‘gelir ortaklığı’ veya ‘ekonomiye kazandırma’ olsa da; konu özünde kamuya ait taşınmazların mülkiyet ve tasarruf rejimlerinin değiştirilmesi ve bunun toplum yararı üzerindeki etkileridir” dedi.

Kamu mallarının yararının gözetilmesi gerektiğini belirten Boyacıoğlu, “Hangi taşınmazlar hangi gerekçeyle özelleştirme kapsamına/programına alınmıştır? Taşınmazların kamu hizmetiyle bağlantısı, mevcut kullanım şekli, üzerinde/çevresinde doğacak sosyal etkiler nelerdir? Seçilen yöntem (satış, kiralama, işletme hakkı devri, gelir ortaklığı vb.) bakımından; kamu yararı analizi yapılmış mıdır? Yapıldıysa raporları ve dayanak verileri nelerdir? Süreçte şeffaflık ve rekabet bakımından hangi güvenceler işletilecektir? Değer tespitleri, ihaleye hazırlık, irtifak/kullanım hakkı koşulları ve bunların denetlenebilirliği nasıl sağlanacaktır? Özellikle sağlık hizmetleriyle ilişkili taşınmazlar yönünden; hizmet sürekliliği, erişilebilirlik ve kamu yararı bakımından hangi koruyucu önlemler alınacaktır? Kamu taşınmazlarının piyasa mantığıyla el değiştirmesi, sağlık hizmetinin niteliğini ve kamu yararını zedelemeyecek şekilde nasıl sınırlandırılacaktır?” diye sordu.

Boyacıoğlu konuyu yargıya taşıyacaklarını belirterek şunları söyledi:
“Bizim itirazımız, soyut bir “yatırım” veya “verimlilik” tartışması değildir. İtirazımız; toplumun ortak varlığı niteliğindeki kamu taşınmazlarının, Anayasal ilkelerden koparılarak yalnızca kısa vadeli gelir hedeflerine indirgenmesi riskinedir. Kamu malları, yönetimlerin “elden çıkaracağı şirket varlığı” değil; hukuk devleti içinde korunması ve kamu yararına tahsisi gereken ortak değerlerdir.

Bu çerçevede, söz konusu işlem/işlemler bakımından kamu yararı gerekçesinin somut, ölçülebilir ve denetlenebilir şekilde ortaya konulmasını, tüm taşınmaz listesi ve statülerinin kamuoyuna açıklanmasını, sağlık ve sosyal hizmetlerle bağlantılı taşınmazlarda kamu hizmeti önceliğinin açık güvencelere bağlanmasını, gerekli görülen hâllerde, idari başvuru ve yargısal denetim yollarının işletileceğinin bilinmesini saygıyla duyuruyoruz.”

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir