CSA Vakfı’ndan Milli Mücadele’ye özel sergi
Denizli’de, Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin 107 yıl önce yaktığı Milli Mücadele ateşini özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki öğrencilere hissettirmek ve bu bilinci küçük yaşlarda kazandırmak amacıyla “Yaşasın Vatan! O Vakit Üç Taş, Şimdi Kalem!” isimli eğitsel ve etkileşimli bir sergi hazırlandı.
Vakfın danışmanı Prof. Dr. Süleyman İnan’ın küratörlüğünü yaptığı ve 11-15 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen eğitsel ve etkileşimli sergi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin ziyaretine açık olacak. Pamukkale Üniversitesi çeşitli fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin rehberliğinde, sergiyi gezerek hazırlanan görsel materyaller aracılığıyla Milli Mücadele dönemini yaşayarak ve görerek öğrenme fırsatı buluyor.
Sergide; Milli Mücadele kahramanları, halkın elinde avucunda ne varsa ortaya koyarak verdiği destek, Tekâlif-i Milliye emirleri ve bağımsızlık mücadelesinin toplumsal yönü öğrencilere aktarılıyor. Öğrenciler ayrıca gerçek bir İstiklal Madalyasını yakından inceleme fırsatı bulurken, dinledikleri Atatürk Marşı’yla Cumhuriyetin kuruluşuna duydukları minnet ve bağlılığı yeniden hissediyor.
Vakıfta kalıcı olarak sergilenen Atatürk ve Cumhuriyet temalı bölümde ise Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen yenilikler ve toplumsal dönüşüm çocuklara anlatılıyor. Sergiyle, çocuklarda Milli Mücadele ruhunun canlı tutulması ve tarih bilincinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Vakıf tarafından 2004 yılından bu yana yayımlanan “Geçmişten Günümüze Denizli” dergisinde de Denizli’nin Milli Mücadele dönemindeki rolü, farklı araştırmacı ve uzmanlar tarafından çeşitli yönleriyle ele alınıyor. Denizli’nin Milli Mücadele’ye verdiği erken ve güçlü destek, şehrin bağımsızlık mücadelesindeki duruşunu ortaya koyan önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
13 Mayıs tarihinde vakıf binasında basın temsilcilerini katılımıyla bir toplantı gerçekleşti.
Toplantıya Cafer Sadık Abalıoğlu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Abalıoğlu toplantının amacını anlatarak ve toplantı katılımcıları tanıtarak başladı.
Sözü devrettiği Vakfın Danışmanı Prof. Dr. Süleyman İnan nerdeyse çeyrek asırdır yayınlanan vakfın kültürel yayını Geçmişten Günümüze Denizli Dergisinde, Denizli tarihine dair yapılan çalışmaları özetledi. Ancak tüm bunları okumayanlar için bir hamlenin gerekli olduğunu; Milli Mücadele Müzesinin, anıtının veya hafıza mekânının ihtiyaç olduğunu söyledi.
Pamukkale Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ercan Haytoğlu yarın İzmir’in işgali ile yapılan tebligatın, ertesi gün ise İzmir’in işgalinin yıldönümü olduğunu hatırlatarak sözlerine başladı. 15 Mayıs’tan itibaren Milli Mücadele ateşinin yanmaya başladığını, canıyla, malıyla katılan insanların ancak hatırlanırsa yaşayabileceğini vurguladı. Tüm kahramanları yaşatacak somut hatıraların, izlerin Denizli’de eksik olduğunu belirtti.
Pamukkale Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Turgut Tok Denizli’nin son bin yıldaki kırılma anlarını anlattı, 15 Mayıs 1919 tarihinin de bir kırılma anı olduğunu söyledi. Denizli’nin Milli Mücadele döneminde yaptıklarının, katkılarının, maddi ve manevi kadın erkek destek verenlerin bir görsel alanla temsil edilmesinin öneminden bahsetti. Üç taş ruhunun geleceğe taşınmasının ancak bu şekilde mümkün olacağını söyledi.
Geçmişten Günümüze Denizli Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ömer Gökmen, iki yıl önce yayınlanan ve Milli Mücadele döneminde son derece şanssız yaşanan vaka hakkındaki “İsyan İsyan Dedikleri” isimli kitabında değindiği konuları anlattı. İki yıldır yazdığı bir cümleye dahi itiraz eden olmadığını önemle vurguladı.
Geçmişten Günümüze Denizli Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Faruk İnceoğlu, gazi torunu olarak Denizli’nin cephelere yaptığı katkıyı anlattı. Vakıf binasının o yıllarda Un Fabrikası olarak çalıştığını ve o dönemki sahibi Kadri Karabacak’ın cepheye un göndermek için gittiği tren istasyonunda Demirci Efe tarafından öldürüldüğünü anlattı.
Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürü Hüdaverdi Otaklı gazi torunu olarak Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin Bayramyerindeki fetvasından bahsederek, milli birlik ve beraberlik ruhunun ne kadar önemli olduğunu anlattı. Yapılan tüm kahramanlıklara rağmen yaşanan Denizli Vakasıyla Denizli halkının haksızlığa uğradığını belirtti.
Araştırmacı Yazar Feridun Toker gazi ve şehit torunu olarak 35 yıldır Denizli tarihi konusunda araştırmalar yaptığını Milli Mücadele döneminde Denizli’nin lokantalarının yemekler hazırladığını, gönüllüler için yatacak yer temin ettiğini anlattı. Denizli Vakası konusunda yapılan yanlış açıklamaların can acıttığını, doğruların anlatılması için müze yapılmasının şart olduğunu söyledi.
Cafer Sadık Abalıoğlu Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmet Abalıoğlu tarihini bilmeyen ulusların geleceği şekillendiremeyeceğini, Milli Mücadele dönemini canlı tutarak gelecek nesillere aktarmamız gerektiğini söyledi. Vakıf olarak bu konuda çalışmalar yapıldığını ve bundan mutlu olduklarını belirtti.
Gerçekleştirilen basın toplantısında; vakfın yürüttüğü bu çalışmaların yalnızca geçmişi anlatmakla sınırlı kalmadığı, gelecek nesillerde milli bilinç ve tarih farkındalığı oluşturmayı hedeflediği vurgulanırken, Denizli’nin Milli Mücadele’deki rolünü kalıcı şekilde yaşatacak bir anıt çalışmasının da şehir yöneticilerinin destekleriyle hayata geçirilmesi yönündeki beklenti dile getirildi. Böyle bir çalışmanın, verilen emeğin somut bir karşılığı olmasının yanı sıra, Denizli’nin tarihi hafızasına da önemli bir katkı sağlayacağı ifade edildi.
