İçeriğe geç

Kardemir Çeliküretim gücünü sermaye piyasalarıyla buluşturuyor

Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, "Halka arz kararımızın temelinde Kardemir Çelik'i güçlü kurumsal yapısıyla gelecek nesillere taşıma hedefimiz bulunuyor. Tamamladığımız yatırımlarla üretim gücümüzü ve rekabet avantajımızı büyütme dönemindeyiz” dedi.

BÜLTEN
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 22 Temmuz 2026 - 09:22:00 Güncelleme: 22 Temmuz 2026 - 13:23:34

Bugün 1.350’nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisiyle Türk ekonomisine katma değer sunan Kardemir Çelik’in halka arzı için talep toplama başlıyor. A1 Capital, Vakıf Yatırım ve Ziraat Yatırım’ın liderliğinde toplam 48 aracı kurumdan oluşan konsorsiyum aracılığıyla gerçekleşecek halka arzda talep toplama 22 Temmuz Çarşamba günü başlayacak ve 24 Temmuz Cuma günü sona erecek. Toplam 128 milyon TL nominal değerli payların pay başına 35,0 TL sabit fiyatla satışa sunulduğu halka arzın büyüklüğünün 4 milyar 480 milyon TL olması hedefleniyor. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15,42 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. 

“Hedefimiz, sermaye piyasalarıyla bütünleşmiş kalıcı bir sanayi şirketi haline gelmek”

Kardemir Çelik’in gelecek nesillere aktarılacak güçlü ve kalıcı bir şirket olma hedefiyle yönetildiğini belirten Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, şöyle konuştu: “Kardemir Çelik bugün üç kardeş olarak yönettiğimiz, içinde yetiştiğimiz bir şirket. Son üç yılda bugün yeniden başlasak ancak üç yılda tamamlayabileceğimiz büyüklükte yatırımları hayata geçirdik. Bu yatırımların tamamı üretime başladı. Bugün artık hem yatırım kredilerini geri ödeyen hem de güçlü nakit yaratan bir şirket konumundayız.

Halka arz kararımızın temelinde bir borç kapatma veya sıfırdan bir yatırım finansmanı ihtiyacı bulunmuyor. Son üç yılda hayata geçirdiğimiz devasa yatırımlarımızın tamamı bitti, üretime geçti ve kendi yarattığı güçlü nakit akışıyla yatırım kredilerini zaten düzenli olarak geri ödeyen bir yapıya ulaştı. Biz halka arzı; şirketimizi dördüncü, beşinci nesillere taşıyacak sürdürülebilir ve şeffaf bir kurumsal yönetim anlayışının en kritik adımı olarak görüyoruz. Dünyanın köklü sanayi şirketlerinin ortak özelliği güçlü kurumsal yönetimdir. Biz de halka arzı bu yolculuğun en önemli adımlarından biri olarak görüyoruz.

Halka arzdan elde edeceğimiz gelirin yaklaşık yüzde 90’ını işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendireceğiz. Son yıllarda tamamladığımız kapasite artırıcı yatırımlarımızın tam verimle çalışabilmesi için ihtiyaç duyulan hammadde ve işletme sermayesi ihtiyacını bu kaynakla destekleyeceğiz. Böylece mevcut yatırımlarımızın verimliliğini artırarak  daha yüksek katma değer üretmeyi ve sürdürülebilir büyümemizi desteklemeyi hedefliyoruz. Bugün Türkiye’nin en büyük 111’inci, Ege Bölgesi’nin en büyük 9’uncu sanayi şirketi olduklarını vurgulayan Özlem Bakırel, “İzmir ve Denizli’de bulunan 7 üretim tesisimizde, 1.350’nin üzerinde çalışanımızla yıllık toplam 2,5 milyon ton üretim kapasitesine sahibiz. Yıllık 1,2 milyon ton kapasiteli çelikhanemiz, 600 bin ton kapasiteli filmaşin ve inşaat demiri üretim tesisimiz ile toplam 700 bin ton kapasiteli profil üretim tesislerimiz; hava ayrıştırma, karbon üretim tesislerimiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızla entegre bir üretim altyapısı oluşturuyor” dedi.

“Odak noktamız katma değerli ürünlerle büyümek, ihracat pazarlarında derinleşmek”

Şirket’in finansal performansının da büyüme hikayelerini desteklediğini ifade eden Bakırel, “2025 yılında yaklaşık 1,8 milyon ton üretim gerçekleştirdik. Ciromuzu yüzde 13 artırarak 23 milyar TL seviyesine taşıdık. 2026’nın ilk çeyreğinde ise geçen yılın aynı dönemine göre ciromuzu yüzde 8 artırırken, satışlarımızın yüzde 58’ini ihracat oluşturdu. Bugün geldiğimiz aşamada odak noktamız yeni tesis kurmaktan çok, tamamladığımız yatırımları en yüksek verimlilikle değerlendirerek sürdürülebilir büyüme sağlamaktır. Katma değerli üretim anlayışımız, güçlü Ar-Ge altyapımız ve tamamladığımız yatırımların sağlayacağı verimlilikle küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü daha da artırmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Demir-çelik sektörünün son yıllarda Çin kaynaklı arz fazlası, düşük fiyatlı ihracat politikaları, artan enerji ve hammadde maliyetleri, korumacılık önlemleri ile Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi gelişmeler nedeniyle yoğun bir rekabet döneminden geçtiğini belirten Özlem Bakırel, bu ortamda sürdürülebilir başarının fiyat rekabetinden değil, yüksek katma değerli üretim ve güvenilir tedarik anlayışından geçtiğini söyledi. Bakırel, şöyle devam etti: “Bugün Kardemir Çelik olarak kütük demir, filmaşin, inşaat demiri ile yapısal ve ticari çelik profiller başta olmak üzere 10 bine yakın farklı ürün üretebilen güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. En önemli avantajlarımızdan biri, ana hammaddemiz olan kütük demiri kendi çelikhanemizde üretebilmemiz. Böylece inşaat demiri, filmaşin ve profil üretiminde ihtiyaç duyduğumuz yarı mamulü dışarıdan tedarik etmiyoruz. Tedarik zincirimizi daha etkin yönetirken maliyet ve arz güvenliği açısından önemli bir rekabet avantajı elde ediyoruz. Özellikle hammadde piyasalarındaki dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde bu entegre yapı, bize kalite sürekliliği, maliyet yönetimi, teslimat güvenilirliği ve müşterilerimizin taleplerine hızlı cevap verebilme kabiliyeti kazandırıyor.

110 ülkeye ulaşan ihracat ağımız ve 30 yılı aşkın dış ticaret tecrübemizle uluslararası pazarlarda güçlü bir itibara sahibiz. 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarımızın yüzde 58’ini ihracat oluşturdu. Bu başarının arkasında uluslararası kalite sertifikalarımız, Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü’nün sağladığı hızlı ve güvenilir gümrük süreçleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezimiz, güçlü kalite kontrol altyapımız, ürün çeşitliliğimiz, entegre üretim yapımız ve limanlara yakın üretim tesislerimizin sağladığı lojistik avantaj yer alıyor.

Avrupa başta olmak üzere ABD, Kuzey Afrika ve gelişmekte olan pazarlarda büyümemizi sürdürürken, her ülkeye aynı ürünü sunmak yerine her pazarın teknik ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Esnek üretim kabiliyetimiz sayesinde farklı sektörlerin talep ettiği özel ürünleri yüksek kalite standartlarında üretebiliyor, uzun vadeli iş ortaklıkları kurabiliyoruz. İzmir Aliağa Bozköy’de yatırımını sürdürdüğümüz büyük ebat profil hadde tesisimizin devreye girmesiyle hem katma değerli ürün gamımız genişleyecek hem de ihracat kapasitemiz daha da güçlenecek. Bu yatırımın katkısıyla ihracatımızda yaklaşık yüzde 25 büyüme öngörüyoruz. Teknoloji, kalite, ürün çeşitliliği ve sürdürülebilir üretim anlayışımızla küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü artırırken, ihracat odaklı büyümemizi de kararlılıkla sürdüreceğiz.”

 “Yenilenebilir enerji gücümüzü 71,9 MW’a çıkarmayı hedefliyoruz”

Enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Bakırel, “Türkiye’de elektrik tüketimi ve karbon salınımı düşük olan demir çelik fabrikalarından biri olarak öne çıkıyoruz.  İzmir Aliağa’da yer alan çelikhanemiz Türkiye’de alanında en yeni teknolojiye sahip üretim tesislerinden biri olma özelliğine sahip. Atık gaz ile ısıtılan ve sürekli besleme mekanizmasına sahip FESCON sistemimizle enerji tasarrufunda iddialıyız. Diğer ark ocaklarından 100 kwh/ton daha düşük enerji kullanıyoruz. Tamamı kapalı hurda şarj sistemi sayesinde toz salınımını düşürüyoruz. 19,7 MW’lık RES, 4 MW’lık GES santralimiz ve haddehane tav fırını bacasındaki atık ısıyı geri kazanarak 1 MW elektrik üreten ORC sistemimiz sayesinde yenilenebilir enerji üretim gücümüz bugün 24,7 MW seviyesine ulaştı. Önümüzdeki dönemde toplam kurulu gücümüzü 71,9 MW’a çıkaracak GES, RES ve atık ısı geri kazanım projelerini hayata geçirmeyi planlıyoruz” dedi.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir