SAKİN ŞEHİR: ÇAMELİ VE ÖRNEK VİZYONU
Yusuf Yılmaz yazdı...
Tüm dünyanın yakından takip ettiği cittaslow hareketi, hayatın tadını yavaşça çıkarmayı ve sürdürülebilir bir yaşam tarzı kurmayı amaçlar. Bu hareketin temel özellikleri ise şunlardır:
* Nüfusu 50.000’den az olan yerleşim yerleri üye olabilir.
* Çevre ve enerji politikalarına önem verilir.
* Yerel zanaatlar, mimari ve geleneksel yemekler korunur.
* Şehir içinde huzurlu ve güvenli bir sosyal yaşam desteklenir.

Şehirlerin bu unvanı alabilmesi için 70’e yakın katı kriteri yerine getirmesi gerekir. Başlıca başlıklar şunlardır:
* Çevre politikaları (geri dönüşüm, temiz enerji)
* Altyapı politikaları
* Kentsel yaşam kalitesi politikaları
* Tarım, turizm ve esnafa destek
* Misafirperverlik ve farkındalık yaratma
2009 yılında kurulan Cittaslow Türkiye ağının şu anda 29 üyesi var. Bu üyelerden bazıları Seferihisar (İzmir), Akyaka (Muğla), Gökçeada (Çanakkale), Halfeti (Şanlıurfa), Eğirdir (Isparta), Göynük ve Mudurnu (Bolu) gibi ünlü ilçeler.
Listeye giren bu ilçeler her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Sadece ülkemizden değil, dünyanın dört bir yanından milyonlarca insan bu yerleşim yerlerini görmek için uzak şehirlerden bu ilçelere geliyor.

İşte bu ilçelerden biri de Çameli… Evet, uzun yıllar kimsenin dönüp bakmadığı, Denizli’nin sosyo-ekonomik açıdan en geride kalmış ilçesi Çameli…
Belediye Başkanı Cengiz Arslan döneminde adeta kabuk değiştiren ve Cittaslow Türkiye ağının 29 üyesinden biri olmayı başaran Çameli, bu konuda çok önemli bir başarı hikayesine imza attı. Uluslararası düzeyde ilçesini tanıtmayı başaran Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, belediyeciliğin ne demek olduğunu herkese gösterdi. Bunu da Nuri Çavuşoğlu döneminde Denizli Büyükşehir Belediyesi’nden en az desteği alan ilçe olarak başardı.
Kimse kusura bakmasın ama Çameli’ye göre çok daha büyük avantajlara sahip ilçelerin belediye başkanları aynaya şöyle bir bakıp ‘ben nerede hata yapıyorum?’ diye kendilerine sormaları gerekiyor.

Örneğin, iş dünyası ve siyasetin her türlü desteğini alabilecek bir potansiyele sahip olan Babadağ Belediyesi neden böyle bir başarı hikayesine imza atamıyor? Hadi bunu başaramadı, neden bu ilçenin zenginliklerini ülke gündemine taşıyamıyor? Keza her noktası buram buram tarih kokan, doğa ile iç içe bir ilçe olan Buldan neden bunu başaramıyor?
Her iki ilçedeki belediye başkanlarına tavsiyem; Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ın deneyim ve tavsiyelerinden faydalanmaları. Başkan Arslan’ın her konuda kendilerine destek vereceğinden kuşkum yok.
Türkiye’nin pek çok kentindeki sakin şehirleri gezmiş biri olarak, özellikle Babadağ’ın bu potansiyelini kullanamaması gerçekten içimi acıtıyor. Günümüz dünyasında belediye başkanlığı düğün, sünnet, mevlit gezip, ‘param yok, bütçem yok’ diye ağlamaktan çıkıp bambaşka bir konuma evrilmiş durumda. Bunun da en güzel örneğini sayın Cumhurbaşkanımız gösteriyor. Tabi ki anlayana…
