İçeriğe geç

Prof. Canan Dağdeviren Denizli’de dokunan mor cepkeni New York’ta sergiledi

Meme kanserini erken teşhis edebilen sutyen gibi giyilebilir sağlık ürünleri üstünde dünyaca üne sahip olan Türk fizikçi Prof.Dr. Canan Dağdeviren, farklı bir etkinlikte yer aldı. New York Borsası’nda düzenlenen ‘Ne Giyiyordun?’ etkinliğine Anadolu’nun izlerini taşıdı. Denizli’de dokunan, bir dönemin isyan bayrağı mor cepkeni giydi.

AYCAN AYDOĞAN
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 16 Eylül 2026 - 15:23:08 Güncelleme: 16 Eylül 2026 - 15:23:09

New York moda havftası ilginç bir etkinliğe sahne oldu. New York Borsa binasında düzenlenen ‘Ne Giyiyordun?’ etkinliğinde Anadolu’nun izleri de gösterildi. MIT’de görev yapan dünyaca ünlü Türk fizikçi Prof.Dr. Canan Dağdeviren etkinliğin önemli konuklarındandı. Giyilebilir medikal cihazların ve insan vücudu hareketini enerjiye dönüştüren araçların mucidi olan Dağdeviren, bu etkinliğe Anadolu’nun sessiz çığlığı mor cepkeni taşıdı. Dağdeviren’in giydiği mor cepken Denizli’de dokundu ve New York moda haftasında sergilendi.

PAYLAŞIM YAPTI
Prof. Dr. Canan Dağdeviren, taşıdığı mor cepken kıyafetle ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Dağdeviren şunları paylaştı:
“Dün gece New York Moda Haftası’nın podyumunda yürürken, omuzlarımda yalnızca bir kıyafeti değil; kadınların yüzyıllara uzanan hafızasını, emeğini, direnişini ve cesaretini taşıdım.

New York Borsası’nın ikonik işlem salonunda gerçekleşecek Rise’ın “What Were You Wearing? – Ne Giyiyordun?” defilesinde yer almaktan büyük onur duyuyorum.

“KIYAFET RIZA ANLAMI TAŞIMAZ”
Astronot, Rise’ın kurucusu ve Nobel Barış Ödülü adayı Amanda Nguyen’in öncülüğündeki bu etkinlik, cinsel şiddet mağdurlarını ve onların destekçilerini bir araya getirerek mağduru suçlayan anlayışa karşı çıkıyor ve çok temel bir gerçeği vurguluyor:
Bir insanın üzerindeki kıyafet asla rıza anlamına gelmez.

MOR CEPKENİN ANLAMI NEDİR?
Bu tarihi gece için tasarımcı, küratör ve araştırmacı, MüzeShop’ın kurucusu İkbal Gülin Şenyuva Aktuğ, benim için çağdaş bir Mor Cepken-“The Purple Guard”-tasarladı.

Yörük ve Türkmen geleneğinde anneler, kızlarının çeyiz sandığına, hiç ihtiyaç duymamaları dileğiyle mor bir cepken koyardı. Bir kadın evliliğinde şiddete veya ağır bir haksızlığa uğrarsa, mor cepkenini giyerek köy meydanına çıkardı.

Tek kelime söylemeden yaşadıklarını görünür kılar; toplum da onun korunmaya ihtiyacı olduğunu anlardı.

Bu çağdaş Mor Cepken, yaklaşık üç yüzyıla yayılan kumaşları ve kadın hikâyelerini bir araya getiriyor:

ANADOLU’NUN İZLERİNİ TAŞIYOR: DENİZLİ’DE DOKUNDU
Hatay’dan mor ham ipek; Denizli’den el dokuması pembe ipek peştemal; gümüş klaptan işlemeli 19.yüzyıl başlarına ait Hereke ipeği; antika altın ve gümüş iplikler; ipek şifon; geleneksel iğne ve firkete oyaları; suzani işlemeler ve ben yürürken hareket ederek ses çıkaran antika madalyonlar …

Bu eser; İkbal Gülin Şenyuva Aktuğ, Fatma Deniz, Ayşegül Orhan, Emel Duman, Azime Yüksel ve Güler Boran’ın ellerinde hayat buldu. Bu gece onların emeği, hafızası ve sesi de benimle birlikte sınırları aştı.

Suçlanmak yerine inanılmayı hak eden her kadın ve hiçbir kadının mor cepkenine ihtiyaç duymayacağı bir gelecek için yürüyorum.

“Mor Cepken, gerektiğinde kadının sessiz sözüne dönüşür.”

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir