REKLAMI GEÇ

TARİH İLBADI’DA YATIYOR

TARİH İLBADI’DA YATIYOR

İlbadı Mezarlığı, bir anlamda Denizli’nin tarihini yansıtan açık hava müzesi niteliğinde… Sadece cenazeler değil, yakın tarihte yaşanmış katliamların acıları da bu mezarlığa gömülmüş durumda… Demirci Mehmet Efe’nin Denizli İstasyonundan başlayarak sürdürdüğü kıyımda katledilenler de İlbadı Mezarlığı’nda yatıyor.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 8 Mayıs 2015 Cuma, 17:46

Denizli’nin ilk yerleşiminden beri en yakın tanığı İlbadı Mezarlığı. Burası maddi hayata günü gelip veda edenlerin adeta huzura erdiği yer. Neredeyse 900 yıldan beri ‘yaşayan’ bir mekan. Beylikler döneminden itibaren Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde kesintisiz olarak defin işlemi yapılmış. Birkaç yıl öncesine kadar da bu defin işlemi sürüyorken, şimdilerde çeşitli prosedürlere bağlı olarak defin yapılabilir hale gelmiş. Yine de bazı özel koşullarda burada defin yapılabiliyor.

0Mezarlık bakım onarım ve tasnifinden sorumlu ekibin başı Prof.Dr.Kadir Pektaş ile sabahı erken saatlerinde randevulaştık. DEHA TV’den arkadaşlarımız İbrahim Yıldız ve Kameraman Gökhan Kağ ile birlikte mezarlıkta buluştuğumuzda, onlar Kadir Hoca ile çoktan ‘işbaşı’ yapmışlardı.

İşlerini bitirip bir grup mezarı gölgeleyen ağaç yapraklarının serinliğinde mola verdiğimizde saat öğleye doğru evrilmişti. “Yemek saatine az bir zaman kaldı, birlikte yiyelim” diyen Kadir Pektaş’ı kırmadık, yemeği birlikte yedik.

Molada, yemekte ve sonra verdiğimiz kısa dinlencede anlattıklarını, gezi boyunca gördüklerimiz ve mezarlığın son çalışmalar sonrası durumunu yazmak ayrı bir format. Biz şimdilik bu gezide gördüğümüz mezarları ve bu mezarların Denizli tarihindeki izlerini aktarmak istiyoruz.

Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Kadir Pektaş ile ilk kez değil ama yıllar sonra yeniden buluşup İlbadı Mezarlığı’nı gezmemize vesile olan arkadaşımız İbrahim Yıldız’a ayrıca teşekkürler.

10

Bir başka not; İlbadı Mezarlığı 2008 yılından beri Denizli Müze Müdürlüğü Başkanlığı’nda, PAÜ’den Kadir Pektaş’ın bilimsel başkanlığında akademisyen bir ekip tarafından düzenli olarak elden geçiriliyor. Restorasyon, envanter, bakım ve onarım çalışmaları yürütülüyor. Bu çalışmalar konusunda kent kamuoyu kısmen bilgi sahibi olmasına karşın, tam anlamıyla konuya vakıf değil. O nedenle ilerleyen dönemde konuyu içeren bir görüşme röportajı Kadir Hoca ile tarih bilinci, koruma, restorasyon, bakım, finans, çevre ve sosyal sorumluluk boyutlarıyla ele alan bir görüşme yapacağız. Ancak şimdilik tarihsel önemini içeren mezarlar ve şahsiyetler üzerine kısaca bilgi vermek istiyoruz. Bu mezar tespitleri bizim nasıl muazzam bir eski kültürün mirasçısı olduğumuzu gözler önüne seriyor.

1

HAÇLILARA KAFA TUTAN KADIN: FATIMA YILDIZ
İlbadı Mezarlığı’nı gezenler bilir. Yüzyıllardır adeta üst üste yığılmış mezar taşları, sıkışık düzen yerleşmiş mezarlar neredeyse toprağı görünmez kılmıştır. İşte bu sıkışık düzen taşlar içinde, latin alfabesi ile açıklama yazılmış geç dönem bir mezar taşı dikkati çekiyor. Beyaz mermer plaka üzerine kazınmış olan yazı sonradan siyah yağlı boya ile belirgin hale getirilmiş. Plakanın en üstünde Arap harfleriyle yeşil boyalı bir dua-ayet yer almakta.

Taş (tam olarak bilinmese de) aslında 1300-1400’lü yıllardan kalma bir mezar. Mezarda yatan kadının adı Fatıma Yıldız. Haçlılara karşı girişilen savunma savaşında babası ile birlikte savaş meydanında yer alıyor. (Bir açıklama notu: İlbadı Mezarlığında bulunan en erken mezar 1240’lara tarihleniyor. Haçlı seferleri ise yaklaşık yüz yıl önce özellikle Honaz dağı eteklerinde şiddetli çarpışmalarla geçiyor. Kadir Hoca’ya bu tarih farkını sorduğumda, “bilinen 2.Haçlı seferi söz konusu olmayabilir. Tarih bizim için de oldukça erken. O nedenle, mezar taşı üzerindeki ‘haçlı’ deyiminin, sonraları Bizanslılara karşı yürütülen çeşitli savaşlardan birini ifade ediyor olma olasılığı muhtemel. Zaten o dönem sonrası Bizanslılarla yapılan pek çok savaşa da ‘haçlı’ savaşı deniliyordu” açıklamasını yapıyor.)

Mezar taşı üzerindeki yazıtta ise, “Yıldız Bey’in Haçlılara karşı yaptığı savaşta askerlerin gevşeklik göstermesi üzerine Yıldız Bey’in kızı Fatıma kılıcını çekip ‘er olan arkamdan gelsin’ deyip ileri atılmış ve askeri teşvik ederek şehit düşmüştür. Şehit Fatıma Yıldız burada meftundur” açıklaması yapılıyor.

2
DEMİRCİ MEHMET EFE’NİN KATLETTİĞİ MİRALAY

Fatıma Yıldız mezarının hemen üst çaprazında, kısa patikanın yol üstünde ise bir grup mezar taşı yer almakta. Tümünün de belli bir düzen içinde ve betonarme olarak yapıldığı görülüyor. Her mezarın yan veya alın duvarına açıklamalar yapılmış yaklaşık altı- yedi mezar bir arada. Bakımı devam eden mezarlarda, Kuvayı Milliye döneminde Demirci Mehmet Efe’nin Denizli İstasyonundan başlayarak sürdürdüğü kıyımda katledilenler yatıyor. Bunlar Ayan Hocazade Kazım, Saraçoğlu Hacı Salih Efendi, Mevlitzade Hafız Mehmet Efendi, Tütüncüzade Salih Efendi ve Elazizli Miralay Tevfik Bey’in mezarları.

Kadir Pektaş, Demirci Mehmet Efe’nin katlettiği insan sayısının 40-45 civarında olduğunu ve mezarlığın farklı yerlerinde bu mezarların bulunduğunu belirtiyor. “Ayrıca bunlardan biri de Abalıoğlu ailesinin fertlerinden” bilgisini ekliyor.
Konu tarihçiler için hala tartışmalı. Biz bir yorum yapmıyoruz. Ancak bu vakıadan sonra Denizli ve Kuvvayı Milliye arasındaki soğukluğun kolayca bitmediğini belirterek geçelim.

6DENİZLİLİ KUVVAYI MİLLİYELİ GAZETECİ
Kadir Pektaş Hoca’nın bize ‘ilgileneceğinizi umuyorum diyerek gösterdiği bir başka mezar taşı ise “Gıyasi Şarman”a ait. Giyasi Şarman, Kurtuluş Savaşı döneminde Denizli’de yaşamış, kendi gazetesini çıkarmış. Kuvvaya üye ve gazetesinde yazdığı yazılarla Kuvvayı Milliye’yi desteklemiş. Bu gün, Cumhuriyet dönemi Denizli’de gazeteciliğin tarihine ilgi duyanlar için ilginç bir bilgi olarak İlbadı Mezarlığı envanterinde yer alıyor.

İSTİKLAL MAHKEMESİ ÜYESİ ALİ KÜÇÜKA
Denizli’nin halen köklü ailelerinden olan Küçüka’lardan, İstiklal Mahkemesi üyeliği yapmış, mecliste 2.dönemden6.döneme kadar milletvekili olarak Denizli’yi temsil etmiş olan Ali Küçüka’nın mezarı yine İlbadı Mezarlığında. Mezarlığın bu bölümü bir tür aile mezarlığı olarak ayrılmış adeta. Küçüka ailesinin merhum fertleri yan yana gömülmüş. Aynı grup yanındaki başka mezar taşlarında ise Küçüker soyadı dikkati çekiyor.

İstiklal Mahkemeleri, 1920’den itibaren 1927 yılına kadar üç kez açılıp kapatıldı. Olağanüstü bir dönemin, olağanüstü yetkili mahkemeleridir. Tam adı Necip Ali Küçüka olan vekil, sadece 2. Dönem İstiklal mahkemeleri’nde görev almıştır. İstanbul Hukuk Mektebi mezunudur.

9İlbadı Mezarlığı sayısız tarih nesnesinin yatağı adeta. Zamanında özellikle Laodikeia ve çevresinden taşınan yapı malzemeleri, burada mezarlık ve mezar taşı imalinde kullanılmış. Üzerinde Grek ya da Latince yazılmış, işlemeli mermer plakalar, sütun parçaları bolca var.

8Bizim dikkatimizi çeken ve Kadir Hoca’nın özellikle göstermek istediği bir heykel parçası ise mezarlıkla tezatı dikkate alındığında oldukça dikkat çekici. Bu bir Roma dönemi çıplak kadın heykeli parçası.

Heykel çizgileri, çıplaklığı ve karakteristiği Hoca’nın da belirttiği gibi bir Afrodit heykelinden geriye kalan bölüm. Biraz daha batıya gidildiğinde, Çıplak Venüs olarak bilinen Kariatik özelliklerde bir heykele ait. Oldukça estetik bir çalışma olduğu gözleniyor. Büyük olasılıkla mezar taşı olarak yontmak üzere yakınlardaki antik yerleşmelerden (Laodikeia olması muhtemel) taşınmış. Kadir Pektaş, bu parçayı mezarların arasına sıkışmış halde bulduklarını belirtti.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı
 

Hava Durumu

DenizliSıcaklık (°C)Durum
En
Düşük
En
Yüksek
17 Haziran 2024 Pazartesi 23 40Sıcak
18 Haziran 2024 Salı 24 41Gökgürültülü Sağanak Yağışlı
19 Haziran 2024 Çarşamba 25 41Gökgürültülü Sağanak Yağışlı
20 Haziran 2024 Perşembe 24 42Sıcak
21 Haziran 2024 Cuma 23 41Sıcak