Larayum’un Kadın Patronu'nun 180 bin çalışanı var - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Larayum’un Kadın Patronu’nun 180 bin çalışanı var

Larayum’un Kadın Patronu’nun 180 bin çalışanı var

Yaşamını Denizli’de sürdüren ancak geçimini babasından kalan Buharkent’teki yumurta üretim çiftliğinden sağlayan Mine İlhan’ın markası aslında bölgede yakından tanınıyor. Larayum yumurtalarının yaratıcısı İlhan, 180 bin çalışanıyla sektörün tek kadın patronu.

/ DENİZLİHABER / 12 Eylül 2013 Perşembe, 13:05

Banu URGANCI
Larayum yumurta üretim çiftliğinin sahibi Mine İlhan, babasının ardından başına geçtiği yumurta üretim çiftliğini geçen süreçte sektörün devleriyle rekabet edebilir bir işletme haline getirdi. Yarattığı markayı, bölgede tanımayan yok. İlhan, Denizli’de de çok tercih edilen Larayum yumurtalarının sahibi. Kızı Lara ile birlikte Denizli’de yaşayan ancak geçimini babasından yadigar Buharkent’teki yumurta üretim çiftliği aracılığıyla sağlayan İlhan, tam bir başarı örneği.

ic-1

Denizli’de Kadın’ın ‘İşte Kadın’ çalışmasında bu kez Mine Hanım’ın örnek başarı hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.

1995’te babasını kaybettikten sonra Buharkent’teki yumurta üretim çiftliğinin başına geçen İlhan, geçen 20 yıla yakın zamanda hem kızının ismini tanınır bir marka haline getirdi, hem de derme çatma bir üretim çiftliğini sektörün devleriyle bölgede rekabet eder bir işletmeye çevirdi. Zootekni Bölümü mezunu İlhan, aynı zamanda sektörün tek kadın patronu.

Erkek egemen bir sektörde kadın olarak tek başına tercih edilen bir marka haline getirmiş Larayum’u. İşletmesi ile birlikte kızı Lara’yıda tek başına büyütmüş. Hem bir anne hem de bir iş kadını olmanın zorlukları ve avantajları hakkında güzel bir söyleşi okuyacaksınız bu yazımda. Mine Hanım yumurtacılık sektörüne oldukça hakim bir iş kadını, erkek egemen bu sektörde kendisine başarı ve bol şans diliyoruz.

ic-3

Banu Urgancı: Başarı hikayenizi okurlarımla uzun uzun paylaşmak istiyorum. Önce biraz kendinizden bahseder misiniz?

Mine İlhan: Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni bölümü mezunuyum. Babam Şükrü İlhan’ın 1995 yılındaki vefatının ardından yumurta çiftliğimizin başına geçtim. O günden bu yana da ben işletiyorum. 8 yaşında da Lara isminde bir kızım var.

Banu Urgancı: Larayum ismi de buradan geliyor sanırım?

Mine İlhan: Evet. Markalaşma sürecine girdiğimizde kızım Lara henüz 8 aylıktı.

Banu Urgancı: Markalaşma sürecinizi anlatır mısınız?

Mine İlhan: Paketleme ve markalaşma kuş gribinin Türkiye’yi kasıp kavurduğu yıllarda çıktı. O dönemde yumurta satışı yok, tavukları bir yerden bir yere nakil etmek yasak. Devlet tüm tavukları itlaf edeceksiniz dedi. Kuş gribi yoktu benim tavuklarımda, bunu il sağlık ve de ilçe sağlıktan bir veteriner gelip tespit edebilirdi ama hayır, hepsi yok edilecek dendi. Sadece bir kargaşaydı o dönem. Sektörel bir dönüşümdü sadece. Gecelerce uykusuz kaldım, 8 aylık bir bebeğim var ve çok duygusalım, ağlamaktan gözlerim şişmişti. O dönemde 50 bin tavuğumuz vardı. Sonunda işin ekonomik boyutunu bir tarafa bırakın, bir canlıyı yok etmenin acısı anlatılamaz. Sonra Larayum olarak markalaştık ve dökme sistemden paketleme ve etiketleme sistemine geçtik. Daha kurumsal bir hal aldık. Kızım Lara ile beraber Larayumda 8 yaşında.Kuş gribi dönemi bir felaketti ama onun getirdiği bir güzellikti Larayum benim için.

Larayum 8 yıllık bir marka, bu 10 yıl sonrada böyle olacak, 20 yıl sonrada. Marka yaratmak son derece önemli. Çevrede tanınmaya ve marka sayesinde tercih edilmeye başladık.

ic-2

Banu Urgancı: Hangi illerde satış yapıyorsunuz, üretim kapasiteniz nasıl?

Mine İlhan: Aydın’dan Nazilli’ye kadar ve Denizli merkez dahil tüm ilçelerinde satış yapıyoruz. Yerel bir işletmeyiz ve üretim kapsitemiz satış yaptığımız bu bölgelere ancak yetiyor. 180 bin yumurtlayan ve 40 bin tanede yumurtlamak üzere olan tavuğumuz var. Yani toplamda 220 bin çalışanım var. Yılda 55 milyon adet yumurta üretiyoruz.

Banu Urgancı: Ziraat mühendisi olmanızın avantajını yaşıyorsunuzdur.

Mine İlhan: Babamın tecrübeleri ile benim bilimsel deneyimlerim bir araya gelince işletmemiz daha teknik ve kurumsal bir hale geldi. Okulda öğrendiklerim burada çalışırken pratiğe döküldü. Zaten hep öyle olmaz mı, okulda öğrenilenler pratiğe döküldüğünde suyun yüzüne çıkar. Tabi birde çevreden öğrendiğim gördüğüm deneyimlerim var.İşletmemizde yem tesisimizde var. Bir tavuk için gerekli olan tüm enerji, protein ve amnioasitleri diyet yem olarak hazırlıyoruz ve tavukları bu şekilde yemliyoruz. Tesisimizde yem benimle birlikte başladı. Mezun olup geldiğim yıl yem tesisini kurdum.

ic-5

Banu Urgancı: Ziraat mühendisliğini seçmenizde işletmenizin ve babanızın etkisi oldu mu?

Mine İlhan: Evet bilerek, ilk tercihim Ankara Üniversitesi zoo tekni idi. Babam da söyledi ama bazı gelişmeler de beni bu bölüme yönlendirdi. O zamanlar zoo tekninin ne olduğunu bilmiyordum. Araştırmalarım ve Ankara Zootekni mezunu bir büyüğümün beni yönlendirmesi çok etkili oldu. O yüzden hep ilk tercihim Ankara Ziraat Fakültesi Zootekni bölümü idi.

Banu Urgancı: O zamanlar aklınıza geliyormuydu bu gün bu durumda olabilceğiniz ya da bu işi yürüteceğiniz?

Mine İlhan: Tabiî ki, babama yardım ederim düşüncesi vardı hep. Sağlığı yeterli olmayınca, çok erken kaybettim babamı. Birden ortasında kaldım her şeyin. Ondan sonra uğraşarak, deneme yanılmayla okuldan edindiğim teorikle bu güne kadar geldim.

Çok gençtim, 23-24 yaşlarında idim. 3 yıl babamla birlikte çalıştık, sonra babamı kaybedince iş başa düştü. Yenilenmem gerekliydi. Yenilik yapamazsam bu işletmenin bitmesi demekti. Kümese bakıyorsun eski zaten, yenilemek gerekli, yıkıp yeni kümes yapayım diyorsun, bu sefer son sistem yapayım diyorsun, son sisteme geçiyorsun, bu sefer diğer kümes yenilenme istiyor, hala şu anda bile 1 tane kümesimiz eski. Kışın fiyatlar iyi gitse de şu eski kümesi yıksakta yenisini yapsak diye düşünüyorsun. İşte yem tesisi 20 yıllık oldu. Yem tesisini yenilesek daha modern yapsak, civciv kümesini daha modern yapsak. Teknoloji sürekli gelişiyor. Bizde proje hiç bitmiyor.

Yumurtaları tek tek elle toplayamıyorsun zaten, sonra yumurta toplama makinası aldım, olmadı çok hızlı geçiyor dedik bu sefer yumurta tasnif makinası almam gerekiyor, anlaşmayı yaptım. Yumurta fiyatları çok değişken o yüzden yatırım planı yapmakta zorluk çekiyorum .Bazı donemlerciddi zarar yapabiliyoruz.

ic-6

Banu Urgancı: Yumurtacılık sektörü erkeklerin dahi zorlandığı bir sektör. Görünen o ki siz kadın olarak gayette başarılısınız. Aydın ve Denizli’de tercih edilen bir markasınız. Kadın olarak bu sektörde zorlandığınız, avantaj ve dezavantaj olarak karşınıza çıkanlardan biraz bahseder misiniz?

Mine İlhan: Aydın’da en büyük kapasiteye sahip yumurtacı, Larayum. Denizlide’de Abalıoğlu’ndan sonra Mutlubaşlar ile ikinci sıradayız.
Kadın olarak yumurtacılık; bir kere tamamen erkek egemen bir sektör. Bayan olarak bazen çok duygusal oluyorsun, kandırılıyorsun, yanlışlar yapılıyor. Bazen kadın olarak mızmızlanıyorsun, bazen erkekleşiyorsun, çünkü mücadele kavga etmek zorundasın. En büyük fark, erkeklerde düz mantık var kadınlarda ayrıntıcılık… Sektör aile camiası. Herkes birbirini tanıyor, yıllardır aynı kişilerden alışveriş yapıyorsun. 20 yıl önceki tavukçular kimlerse hala aynı kişiler. Sadece kapasite artışı ya da yenilemeler yapıyorlar. Kayseri’ye de gitseniz bu sektörde herkes beni tanır… Yani görmese bile isim olarak bilir.

ic-4

Banu Urgancı: Türkiye’de kadın yumurtacı tek siz misiniz?

Mine İlhan: Kendi işletmesinin sahibi olarak Türkiye’de tek kadın yumurtacı benim. Ama aile işletmesi olan bayan üretici arkadaşlarımız var.

Banu Urgancı: Müşterilerinizin arasında herkes erkek mi?

Mine İlhan: Hepsi erkek; hammadde satın aldıklarım, satış yaptıklarım, damızlık firmasıyla çalıştıklarım, veteriner bir arkadaş var bayan gelip yardımcı olan. Yani sektörde alışveriş yaptığım herkes erkek.

Banu Urgancı: Kadın eli değdi mi? Sizden sonra.

Mine İlhan: Diyemem, büyük bir piyasa çünkü, ben kendi işimi yapıyorum. Şöyle bir gerçek var kadının olduğu yerde her şey daha derli toplu oluyor. Şu da var yumurtacılar birliğimizin başkanı da bayan, Derya Hanım… Onların da İzmir’de Aile işletmesi olan tavuk çiftlikleri var.
Yumurtacı Birliği’nin başında Derya Hanım’ın olması ile bir çeki düzen geldi sektöre. En azından daha düzeyli ve daha bilimsel çalışıyor, başarılı buluyorum.

Banu Urgancı: Lara ile ilgili gelecekte sektöre dair bir planınız var mı?

Mine İlhan: Lara’ya “Annenle ilgili ilk ne yapmak istersin?” diye sorsanız, “Telefonunu denize atarım.” diye cevap alırsınız. Canlı hayvanlarla çalışıyorsun bu yüzden telefonumu kapatma gibi bir şansım yok. Erkek egemen bir sektördeyiz. Lara’nın bu işi yapmasını istemiyorum. Sanatla edebiyatla uğraşsın istiyorum ama Lara da bu işi yapacağım diyor. Ben onu teşvik etmiyorum ama bu işi yapmak isterse de engellemem. Ben nasıl babama özendiysem o da bana özeniyor.
Hafta sonlarını çiftlikte çok önemli bir sorun olmadığı sürece Lara ile geçiriyoruz.Hafta içinde ben neredeyse hiç ilgilenememe rağmen tüm sorumluluklarını hallediyor.

ic-7

Banu Urgancı: 5 yıl sonra için hedefiniz?

Mine İlhan: Bütün kapasiteyi yenilediğimde Aydın’ın en iyi kapasitesine kavuşacağız. Civciv büyütmeyi yenileyip daha modern bir hale getirmeyi düşünüyorum. Sonraki hedefim Denizli ve Aydın bölgesinde Larayum’u daha iyi tanınmış bir hale getirmek. Kapasiteden ziyade tanınırlığı artımayı istiyorum. Çevredeki tüm yumurta ihtiyacını kaşlılayacabilecek kapasiteye geldikten sonra, ambalajlamayı en iyi hale getireceğim. Ayrı bir alanda gezen yumurta yapmak istiyorum. Sürekli gelişimi planlıyorum, bizde durmak yoktur. Müşterilerimize alternatif sunacağız.

Banu Urgancı: Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar…
Mine İlhan: Rica ederim…

Yorumlar

hatice   -  Bağlantı 15 Eylül 2013, 17:13

helal olsun . basarilarinin devamini bekliyoruz.

zafer   -  Bağlantı 13 Eylül 2013, 10:55

Helal olsun hanfendiye.Böyle değerlerimize sahip çıkmak,koruyup kollamak hepimizin ilk başta da devlet büyüklerimizin görevidir.Başarılarının devamını dilerim.

hakan ürer   -  Bağlantı 12 Eylül 2013, 17:44

Yakınen tanıdığım hanımefendidir kendileri.Okul arkadaşımdır.Yaptığı yenilikler ve zorlu engellere rağmen her zaman dik duruşuyla,başarılı olmaya hak kazanan iş kadınıdır.Kendilerine daha başarılı günler diler saygılarımı sunarım.

Ali Güven   -  Bağlantı 12 Eylül 2013, 14:10

300.000 bin çalışanda yolda. Yumurtada bekliyor.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı