Polonya’da Türkiye rüzgarı estirdiler - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Polonya’da Türkiye rüzgarı estirdiler

Polonya’da Türkiye rüzgarı estirdiler

Özel PEV Okulları’ndan bir grup öğrenci, “Circus Eurolympia” projesi kapsamında gittikleri Polonya’dan yeni deneyimler edinerek ve özgüvenlerini pekiştirerek döndü. Özel PEV Okulları, sunum ve gösterileriyle soğuk iklimlerde sımsıcak Türkiye rüzgarı estirdi.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 4 Aralık 2014 Perşembe, 09:41

Özel PEV Okulları’nın “Hayat Boyu Öğrenme/Comenius” Programı kapsamında hazırladığı “Circus Eurolympia” projesinde; Türkiye, Almanya, Fransa, İspanya ve Polonya ortak olarak yer alıyor. Beş ülkeden öğrenci ve öğretmenleri bir araya getiren proje kapsamında ilk buluşma nisan ayında İspanya’da gerçekleşti. Fransa’dan sonra üçüncü buluşma Polonya’nın şirin kasabası Swiebodzice’de oldu.

16-22 Kasım tarihleri arasındaki Polonya gezisine İngilizce öğretmenleri Ferhat Güneş ve Yonca Bakır ile 6. sınıf öğrencileri Ata Kemal Doğan, Bora Kıran, Ceylin Gül Güner, Ece Eylül Güngör, Ege Kaya ve Kerem Gökşin katıldı.

Publiczny Gimmazjum Nr 2 Okulu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyona katılan Özel PEV Okulları Ekibi, “Poetry Slam” gecesinde gerçekleştirdiği sunum ve gösteriyle ilgi odağı oldu. Diğer ekiplerin de gösterileriyle Swiebodzice, kültür alışverişi ve dostluk köprülerinin kurulmasına ev sahipliği yaptı.

Krakow ve Wroclaw kentlerini de gezen Özel PEV Okulu öğrenci grubu, Polonya’nın tarihi ve kültürü hakkında da bilgiler edindi.

COMENİUS PROGRAMI NEDİR?
Polonya’ya giden Özel PEV Okulları Ekibi’nde yer alan İngilizce Öğretmeni Ferhat Güneş, önce projeyle ilgili bilgi verdi. Güneş, Özel PEV Okulları’nın “Hayat Boyu Öğrenme/Comenius” Programı kapsamında, 2013 yılında “Circus Eurolympia” başlıklı başvurusunun AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkez Başkanlığı tarafından onaylandığını, sürecin sonunda da projenin kabul edildiğini, 2013-2015 yılları arasında iki yıllık bir süreci kapsayan projede Türkiye ile birlikte Almanya, Fransa, İspanya ve Polonya’nın ortak olarak yer aldığını söyledi.

Circus Eurolympia projesiyle öğrencilerin okulda öğrendikleri üç yabancı dili etkin şekilde kullanabilmelerinin hedeflendiğini anlatan Güneş, proje ortaklarının antik tiyatro, müsabakalar, geleneksel çocuk oyunları, sirk gösterileri, at biniciliği, müzik, dans sunumları ve yarışmalar aracılığıyla kültürlerarası etkileşimde bulunacaklarını ifade etti.

ic-6

FİNAL DENİZLİ’DE OLACAK
Bu yılın Nisan ayında İspanya’da stardı verilen projenin 2015’te Denizli’de görkemli bir finalle tamamlanacağını belirten Güneş, şöyle devam etti:
“Projenin en heyecan verici yanı, şüphesiz iki yıllık sürecin sonunda Pamukkale Antik Tiyatro’da final gecesinin yapılması ve projenin belli başlı faaliyetlerinin daha büyük bir kitleye sunulması olacaktır. Bu bağlamda projenin yol haritasının oluşturulması amacıyla 1-5 Kasım 2013 tarihleri arasında ortaklarımızı Denizli’de ağırladık. Ortak olduğumuz ülkelerden 9 katılımcıyla 4 gün boyunca yaptığımız çalışmalar çok verimli geçti.

Misafirlerimize Denizli’yi gezdirdik, onları okulumuza yakışacak bir şekilde ağırladık. Okulumuza ve Pamukkale’ye hayran kalan misafirlerimiz, bu beğenilerini her fırsatta dile getirdi. Son gece gerçekleşen akşam yemeğinde de misafirlerimiz, kurucu temsilcimiz Prof. Dr. Mehmet Meder ve okul yöneticilerimizle bir araya geldiler. Okul Müdürümüz Pınar Kaya, misafirlerimize hem katılım sertifikası hem de Denizli’ye özgü hediyeler vererek, kendilerine teşekkür ettiler.”

ic-4

POLONYA’DA MİNİ 23 NİSAN
Polonya gezisiyle de ilgili bilgi veren Güneş, “Bu kapsamda kısa bir süre önce yaptığımız Polonya ziyaretinde geçirmiş olduğumuz deneyimler bizim için çok önemli oldu. Bu projenin asıl amacı olan kültürler arası etkileşimi tam anlamıyla yaşamış olduk. Hem öğretmenler hem öğrenciler arasında diyalog kuruldu. Öğrencilerimiz, öğrendikleri yabancı dilleri etkin bir şekilde kullanma şansına sahip oldu” diyerek, şunları kaydetti:

“Polonya’da diğer ortakların da katılımıyla öğrencilerimiz çok farklı bir kültürle karşılaştı. Yaşamları, kültürleri, hayata bakış açıları, öğretmen ile öğrenci diyalogları, yabancı dil kullanımı gibi deneyimler edindiler. Ailelerin yaklaşımları da çok iyiydi ve Polonya’ya bakış açımız bu ziyaretle değişti.

Polonya iklim olarak soğuk bir memleket olmasına rağmen, hem aileler hem öğrenciler bizi çok sıcak karşıladı. Çok ilgili davrandılar. Yeniden bir arada olmayı, birlikte vakit geçirmeyi çok istiyorlar. Bu anlamda biz geziden çok memnunuz.

Öğrencilerimiz, buradaki yaşam koşulları, kültür, arkadaşlar arasındaki diyalogları Polonya ile kıyaslama fırsatı buldular. Orada kişilerin birbirlerine yaklaşım tarzının çok daha farklı olduğunu gördüler. Bu anlamda bir karşılaştırma yapma imkanı buldular. Farklı kültürlerin temsilcileriyle bir arada bulunmak vizyonlarını, dünyaya bakış açılarını değiştirdi.

ic-2

Bu gezi gerçekten farklı bir deneyim oldu. Polonya’da farklı ülkelerden gelen öğrencilerin belli bir süre içerisinde birbirleriyle iyi diyalog kurabildiklerini gördük. Çocuklarımız hiçbir zaman ön yargıyla yaklaşım sergilenmemesinin gerektiğini, farklı ülkelerden insanların bir araya gelip çok şeyi birlikte paylaşabileceklerini görüp yaşadılar. Farklı ülkelerden çocukları buluşturan bu proje, aynı zamanda mini bir 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı gibiydi.”

ZOR AYRILDILAR
Geziye katılan İngilizce Öğretmeni Yonca Bakır da, konuk oldukları okulun bulunduğu Swiebodzice kasabaya adım attıklarından itibaren çok sıcak karşılandıklarını söyleyerek, “Çocuklar iletişim anlamında sıkıntı çekmedi, çabuk kaynaştılar. Polonya gezimiz benim ve öğrencilerimiz için çok pozitifti. Giderken kafalarında soru işaretleri olan öğrencilerimiz, dönerken oradaki arkadaşlarından ayrılmak istemedi. Vedalaşırken gözleri doldu.” dedi.

Wroclaw ve Krakow şehirlerine gittiklerini, bu gezilerin öğrencilere kültürel anlamda çok şey kazandırdığını vurgulayan Bakır, sözlerine şunları ilave etti:

“Ayrıca ‘Poetry Slam’ gecesinde gösteriler sunduk. Bizim çocuklarımız şiir, dans ve hikaye anlatımları gerçekleştirdi. Bora Kıran ile Ege Kaya, Aşuk ile Maşuk’u oynadı. İzleyenler büyük keyif aldı. Bazıları Türkiye’ye geldiklerini ve kaldıkları otellerde düzenlenen gecelerde bu sunumu izlediklerini söyledi. Tekrar izleme fırsatı verdiğimiz için bize teşekkür ettiler.

ic-3

Diğer ülkelerin temsilcileri de şiirler okudu, dans gösterileri sundu, enstrümanlar çaldı ve kültür anlamında bir mozaik oluşturuldu. Bunları izleyen öğrenciler, farklı ülkelerin kültürleriyle ilgili bilgi edindi.

Sohbetlerde evlerine konuk olduğumuz ailelerin Türkiye’ye bakışlarını gözlemleme şansımız da oldu. Benim yanlarında kaldığım aile her yaz tatil için Türkiye’ye geldiğini söyledi. Dolayısıyla Türkiye hakkında epey bilgi sahibi ve Türk kültürünü çok benimsemişler. Bu nedenle hiç yabancılık çekmedim. En basit örneği, domuz eti yemediğimizi çok iyi bildiklerinden hazırladıkları yemeklerde buna çok dikkat ettiler.”

ORHAN VELİ’Yİ POLONYA’DA ANDILAR
Bu arada, Polonya programında ilginç bir tesadüf de yaşandı. Bakır, o detayı anlatırken, “Biz sunumlarımızda sevgi temasını işledik. Şiir ve hikayeleri buna göre seçtik. Ceylin Gül Güner, Orhan Veli’nin ‘Anlatamıyorum’ isimli şiirini İngilizce olarak okudu. Tesadüfen o hafta Orhan Veli’nin ölüm yıldönümüydü, ilginç bir tesadüf oldu” diye konuştu.

YEŞİL DOKUYA HAYRAN KALDI
Geziye katılan Ata Kemal Doğan, izlenimlerini “Daha önce İtalya’ya gitmiştim ailemle. Polonya ikinci yurt dışı gezim oldu. Gitmeden önce araştırdım, bilgiler edindim. Orada birlikte olduğumuz arkadaşlar ve aileleri, bizleri çok iyi karşıladı. Tarihi yerleri gezdirdiler. Yeşil alan çok fazlaydı. Krakow şehri tarihi yapılarıyla çok hoşuma gitti” sözleriyle aktardı.

ic-5

SARAYDA PİYANO RESİTALİ VERDİ
Kerem Gökşin, daha önce ailesiyle birlikte Almanya, Mısır ve Macaristan’a gitmesine rağmen uçak korkusu yaşadığını belirterek, “Gittiğimiz Sweiebodzice küçük bir kasabaydı ama güzeldi. Ben, sunduğumuz gösteride piyano çaldım. Ancak parmaklarım heyecandan titredi. Ama daha sonra bizi gezdirirlerken saraya götürdüler. Orada eski bir piyano vardı, oturup çaldım” dedi.

TUZ MADENİNE İNDİLER
Bora Kıran, “Hava çok soğuktu, tir tir titredim. Uyuduğumda kendimi sıcak bir ortamda, evimizde görüyordum. Uyanıyorum, Polonya’dayım ve yine soğuk” diyerek iklim farkının kendisini nasıl zorladığını anlattı.

ic-1

Polonya deneyimini aktarırken de “Gittiğimiz yerin 125 metre altındaki tuz madeni beni büyüledi. Tırnaklarımızla kazıdığımız tuzu yedik. Gösteride benim rolüm Aşuk’u oynamaktı. Her ne kadar Aşuk’u severek oynamasam da izleyenlerin çok beğendiğini duydum, bu beni mutlu etti. Ekip olarak bizim gösterilerimiz diğer ülkelerinkinden çok daha iyiydi. Bu gezi, kendime olan güvenimin artmasını ve yabancı dilimi test etme imkanı sağladı” diye konuştu.

KAY KAY PARKI BÜYÜLEDİ
İlk kez yurt dışına çıkan Ege Kaya da yaşadıklarını anlatırken, “14 yaşındaki arkadaşımın evine konuk oldum. Ailesinin sevecenliği, gitmeden önce taşıdığım endişeleri yok etti. Beni Kay Kay Parkı’na götürdüler, çok eğlendik. Krakow’u çok beğendim. ” ifadelerini kullandı.

KATEDRAL ZİYARETİ
İlk kez ailesinden ayrı geziye katılan Ceylin Gül Güner, “Bu başlarda beni epey sarstı. Fakat gösterilen sevecenlik ve cana yakınlıkla bu duygudan kısa sürede sıyrıldım. Krakow’da bir katedrale götürdüler, çok güzel bir yapıydı. İçindeki çana dokundum. Oradaki inanışa göre, çana sağ eliyle dokunan kısa sürede evleniyormuş. Ben bunu bilmeden yapmıştım.” dedi.

HER YER ASMA KİLİT
Ece Eylül Güngör, ilk yurt dışı deneyiminin kendisine çok şey kazandırdığını vurgulayarak, “Benim ilk yurt dışı deneyimimdi. Bu nedenle geziye çıkarken çok tedirgindim. Ama Polonya’ya gitmeden önce birlikte kalacağım arkadaşımla internet üzerinden konuşmuştuk. Oraya gidince fazla yabancılık çekmedim bu nedenle. Gösteride, Bora ile Ege’nin oynadığı Aşuk ile Maşuk’un İngilizce hikayesini okudum ben. Bizim gösterilerimizle çok eğlendiler. Polonya gezisinde unutamayacaklarımdan birisi de her yeri asma kilitle donatılmış köprüydü. Buranın ismi Aşk Köprüsü’ymüş. İnsanlar geliyor asma kilidi takıyor ve anahtarını nehire atıyor. Bu hiç ayrılmayacağız anlamına geliyormuş.” diye konuştu.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı