Çaputçu’dan Bornoz Günü eleştirisi - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Çaputçu’dan Bornoz Günü eleştirisi

Çaputçu’dan Bornoz Günü eleştirisi

Denizli Genç İşadamları Derneği (DEGİAD) Başkanı Sadık Emre Çaputçu, Denizli’de ikincisi kutlanan Dünya Bornoz Günü etkinliği ile ilgili çarpıcı bir eleştiri ve öneri getirdi. Çaputçu, İspanya’nın Valencia kentinde yapılan La Tomatino Festivali’ni örnek gösterdi, protokolün önde olduğu, sıkıcı konuşmaların yapıldığı etkinlikler yerine halkın da katıldığı bir festival havasında yapılacak kutlamanın tanıtım amacına daha çok katkı sağlayacağını dile getirdi.

/ DENİZLİHABER / 8 Mart 2014 Cumartesi, 15:10

Denizli’de 6 Mart Dünya Bornoz Günü etkinlerine DEGİAD Başkanı Sadık Emre Çaputçu’dan eleştiri ve öneri geldi. Etkinlikle ilgili düşüncelerini kaleme aldığı bir yazıyı, Facebook hesabından  paylaşarak duyuran Çaputçu’ya göre, sıkıcı protokol konuşmalarının ve tören kurallarının uygulandığı bu etkinlik, tanıtım amacına hizmet etmiyor. 

LA TOMATİNO ÖRNEĞİ
Çaputçu, Denizli’nin en önemli üretim kalemi olan bornozun daha coşkulu ve halkın katılımının da sağlandığı, festival havasında bir etkinlikle daha iyi tanıtılacağını ifade etti. Çaputçu, İspanya’nın Valencia kentinde yapılan La Tomatino Festivali’ni örnek gösterdiği açıklamasında şöyle dedi: “1945 yılında İspanya’nın Valencia şehrine bağlı Bunol kasabasında (nüfusu bugün 10.000 civarı) geleneksel bir gösteri yapılmakta. Bu gösteri sırasında da, çıkış nedeni çok da önemli olmayan bir kavgadan dolayı gençler arasında domates savaşı başlar ve birbirlerine etraftaki manavlardan kaptıkları domatesleri fırlatmaya başlarlar. Kavgayı polis engeller ve gençleri çeker merkeze… Ertesi sene, bu kavganın anısını yaşatmak isteyen barışçıl gençler, bu sefer kendi domateslerini getirip tekrar domates savaşına başlarlar. Yine polis gelir, olay kapanır… Ancak bu durum insanların öyle hoşuna gider ki, her sene domates savaşı bir gelenek haline getirilmek istenir. Kamu otoriteleriyle itiş kakışlı gelen seneler sonunda 1957’ye gelindiğinde bu gelişigüzel domates savaşı resmi festival haline gelir. Festivali özgürce icra etme hakkını söke söke kapan, festivali dünya çapında meşhur yapıp bugünlere getiren ve bu festivalden maddi manevi tüm hazzı alan bir halkı görüyoruz burada. Yılın festival döneminde elde edilen müthiş turizm ve tanıtım gelirini düşünün veya düşünmeyin, girin internetten araştırın.”

“HALK DA KATILMALI”
Denizli’de yapılan etkinliklerde halkın olmadığına işaret eden Çaputçu, “DETGİS Başkanı değerli dostum Sayın İsa Dal’ın fikri ve vizyonu ile bu düşünceye sahip çıkıldı. Eminim İsa Bey de bu girişimin, La Tomatina gibi dünya çapında ünlü, geleneksel ve binlerce kişinin katılımıyla simgesel bir festival haline gelmesini hayal eder, arzu eder. Peki kutlama bizde nasıl oldu? Standart şekilde tabi ki her zaman olduğu gibi. Şehrin önde gelenlerinin olduğu protokol (bakan, vali, bld bşk, rektör, oda başkanları, dernek başkanları vs.) giydi bir güzel bornozları yürüdü. Belediyenin önünde 100 kadar kişi (ağırlık firma yetkilileri) arka planda, bornoz giymiş protokol de her zamanki gibi ön planda konumlandı. Sıkıcı protokol konuşmaları yapıldı ve 4. Murat’ın hamam gömleği Sayın Zeybekci’ye giydirildi falan. Basın da bunu kaydetti, yolladı gazetesine… O kadar Peki bu kutlamada ne eksikti? Cevabı çok basit; Halk eksikti. Önlerinden bornozla geçen protokole tebessümle ve şaşkınlıkla bakan halk olan bitenden habersizdi. Belki bu olay bir nebze ilgilerini çekti. Peki süreklilik arz etmesi gereken bu kutlamanın, kentin turizmine, ihracatına ve tanıtımına somut olarak nasıl bir katkı yapacağı sorusunun cevabı ne? Belirsiz… Belki de herşey göstermelik oluyor bu şekilde halkın olmadığı kutlamalar yapıldığında. Benden bir tavsiye; öncelikle İsa Bey’in cesur çıkışlarını ve farklı bakış açılarını çok önemseyen birisiyim. Eminim ki bu tanıtımın tüm ipleri onun elinde olsa ve maddi kaynağı olsa çok daha enerjik ve eğlenceli şeyler çıkabilirdi. Ancak bu kent protokolü hastalığı yok mu?! Umuyorum ki seneye, özellikle de büyükşehir belediyesinin katkısıyla bu festival halkla beraber, sıkıcı protokol adetleri ve konuşmaları olmadan, binlerce kişiyle adam gibi kutlanır” dedi.

UMUT FAKİRİN EKMEĞİ!
Çaputçu, kaleme aldığı düşüncelerini de şu temennilerle tamamladı: “Müze yapmak için müzelik binayı yıkmayı isteyen bazı güçlü protokol üyelerinin kentimizi yönettiği bir dönemde onlar, La Tomatina gibi bir festivali şehrimize nasıl kazandırırlar, nasıl kendilerini arka plana alıp da, mikrofonları, kürsüleri terkedip de böyle festivallerin oluşmasına yön verirler, bilemem.  Ama n’apalım, umut fakirin ekmeği…”

Yorumlar

hakan   -  Bağlantı 9 Mart 2014, 22:48

Sayın Degiad başkanı,en kolay yol olanı seçip yapılanı eleştirmişsiniz.Asıl yapılmayanları (kendi yapmadıklarınızı)eleştirmenizi beklerdk.Mesela siz kuruyemiş sektöründe olmanıza rağmen ve çok önemli STK’nın başında olmanıza rağmen ne yapıyorsunuz? Ben Ankara’da yaşıyorum.Kuruyemiş(leblebinin) Serinhisar/Denizli’de üretildiğini kimseye kabul ettiremiyorum.Çorum Leblebisi olarak biliyorlar.Sizin de -yanlış ta olsa- kuruyemişle ilgili (sizin sektör olduğu için)birşeyler yapmanızı bekliyoruz.

Tuncer Tunçbilek   -  Bağlantı 9 Mart 2014, 09:14

Sayın Çaputcu, örneği uzaklardan vermeye gerek yok, 1994 yılında “Yatağan bıçakcılık festivali ve kefe yaylası şenlikleri” ni başlattığımız zaman bir çok insan ve hatta bu gün bornoz festivali yapmaya çalışan bazı sanayicilerimiz bıyık altından bıçağında festivalimi olur diye gülmüşlerdi, daha sonra Denizli sanayi odamız sahiplendi ve çokda destek oldu, sonuç olarak 20.sini geçen ağustos ayında düzenlediğimiz festivale toplamda 40-50 bin vatandaşımız (halk) katıldı çok şükür, ayrıca bu festivalimiz tüm Denizli’ye ve egeye örnek olmuşken eleştirilerinde haklısın belki ama ta Fransa’lardan örnek vermeni yadırgadım,selamlar.
Tuncer Tunçbilek
Yatağan Belediye Başkanı

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı