DSO’dan ermeni soykırımı konusuna tepki - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

DSO’dan ermeni soykırımı konusuna tepki

DSO’dan ermeni soykırımı konusuna tepki

Denizli Sanayi Odası Meclisi, Nisan ayı olağan toplantısını videokonferans yöntemiyle gerçekleştirdi.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 28 Nisan 2021 Çarşamba, 16:14

Meclis Başkanı Mehmet Tosunoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Keçeci, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, 1915 olaylarını ‘Ermeni Soykırımı’ olarak tanımlamasına tepki gösterdi.

Başkan Keçeci, “ABD Başkanı Joe Biden tarafından 24 Nisan’da yapılan yazılı açıklamada, “Amerikan halkı, 106 yıl önce bugün başlayan soykırımda hayatını kaybeden tüm Ermenileri onurlandırıyor” demesi tamamen politik bir olgudur. Tarihi tarihçiler yazmalı siyasetçilerin fonksiyonu olmamalı. Söz konusu açıklamanın konuya dair bilimsel ve hukuki bir temele, bulguya dayanmadığı ortadadır. 1915 olaylarına ilişkin olarak, uluslararası hukukta tanımlanmış olan soykırım ifadesinin kullanılabilmesi için gereken şartların hiçbiri mevcut değildir.” dedi.

KEÇECİ: AB’YE İHRACAT YAPAN ÜYELERİMİZİN YEŞİL MUTABAKATA ÖNEM GÖSTERMESİ GEREKİYOR

Meclisin diğer gündem maddeleri ise Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Türkiye’deki su sorunu oldu. Keçeci, “Dünya genelinde enerji ihtiyacının büyük bölümünün petrol türevlerinin ve doğal gazın tüketimi ile karşılandığını ve yenilenemeyen enerji kaynaklarından olan petrolün 43 yıl sonra tükeneceğini biliyoruz. Doğal gaz için bu süre 150 yıl olarak öngörülüyor. Dünya’da üretimin devamı ve ihtiyaçların karşılanması için petrol ve doğalgaz tüketilirken ortaya çıkan kimyasallar ve karbon salınımı yoluyla kirlenme yaşanıyor. 2020 verilerine göre dünyada 35 milyar ton karbon salınımı 10 milyon ton da zehirli kimyasal attığın çevreye bırakıldığı saptanmış durumdadır. Atmosferi, suları, toprağı kirleten bu zehirli atıklar, doğrudan gıda üretimine ve insan hayatına etki ediyor. Bu küresel risklerle başa çıkabilmek için büyük bir değişime, yeni yaklaşımlara, yeni stratejilere ihtiyacımız var. Bu değişimlerin gerekliliklerini hayatımıza ve şirket ajandamıza koymamız ve uygulamamız gerekiyor. Özellikle AB ülkelerine ihracat yapan üyelerimizin bu konuya önem göstermesi gerekiyor.” dedi.

Avrupa yeşil mutabakatının AB’nin ticaret yaptığı ülkelerde önemli bir değişim ve dönüşümü gerektirecek iki ana uygulama alanı olduğu gerçeği vardır AB’nin döngüsel ekonomi düzenlemeleri kapsamında, yenilenebilir enerjiye geçiş, atık yönetimi ve emisyonların kontrolünü hedeflerini benimsiyor diyen Keçeci, “Döngüsel ekonomi pek çok sektörde Ürün standartlarının yeniden tasarlanmasını gerektirecek bir dönüşüm alanı olarak karşımıza çıkıyor. Sınırda karbon düzenlemesi ile AB’nin ithal edeceği ürünlerin karbon düzeyine göre vergilendirilmesini öngörüyor. Yani AB’ye ihracat yapacak. Tüm firmaların ürünlerinin içerdiği karbon yüzeyine göre ödeyecekleri bir vergi oranı hesaplanıyor. Bu aslında ihracat kurallarının yeniden şekillenmesini gündeme taşıdığı gibi ihracatı yapılan ürünlerin karbon düzeyine göre oluşacak ilave maliyet nedeniyle ihracat gelirlerinde azalma riski anlamına geliyor.” diye konuştu.

AB’nin yeşilin dönüşümünün uygun standartlarda üretimin sınırlı olması ve sınırda karbon vergisinin maliyetler getirmesi nedeniyle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki eşitsizliği artıracağını ifade eden Keçeci, “AB’nin hali hazırda ilk on yılda sektörlerin dönüşümünü finanse etmek amacıyla 1 trilyon Euro tutarında yatırım planı açıkladığını, bu fonun sınırda karbon uygulanması yoluyla tahsil edeceğini ve vergilerden bu masrafların sağlanacağını bilmek zorundayız.

Türkiye’nin AB’ye vermek zorunda kalacağı karbon vergisinin ülke içinde kalmasını sağlayacak ulusal düzenlemeler yapılması ve tüm sorunlu tarafların belirlendiği yeşil dönüşüm yol haritasının ivedilikle belirlenmesi gerekiyor. Uzun vadede Türkiye ekonomisinin avantajına olacak bu dönüşümün sağlanması için kamu sektör birlikleri, şirketler ve bilim dünyasının işbirliği kritik önem taşıyor.” dedi.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı