KISA MAKALE : ŞİİR VE DÜŞÜNCE - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

KISA MAKALE : ŞİİR VE DÜŞÜNCE

4 Nisan 2019 Perşembe

Ünlü Fransız edebiyat kuramcısı, eleştirmeni ve filozofu Roland Barthes (1915-1980) şöyle demiştir: “Yazar, dünyanın ‘niçin’ini bir ‘nasıl yazmalı’da eriten kişidir”. Ona göre yazanlar ve yazarlar vardır. Yazar teknik ve zenaatle belirir, yazanların ise Marksçı, varoluşçu, hristiyan olduklarını anladığımız “lehçe”leri vardır ama bir üslupları yoktur.

Ünlü Fransız yazar ve filozofu Sartre (1905-1980); “kişi belli şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, belli bir yoldan söylemeyi seçtiği için yazar olur” diye ekler. Ünlü Türk şair, yazar ve editörü Enis Batur’a (1952-) göre “dünya görüşü ile sanatsal etkinlik aynı düzlemde tartışılamaz”. Ünlü Türk şairi Hilmi Yavuz’a (1936-) göre de “çağdaş şiirde dizgeselleşmiş felsefi görüşlerin söylenebilmesi olanaksızdır”.

Görüyoruz ki; şiir ile felsefe değil, şiirsel söylev ile felsefi söylev uzlaşamazlar. Çünkü şiir iskelet olarak “eğretileme”yi seçer ve bunun mantığı; dizgeli, düzenli bir düşünsel tabakayı hemen kırar. ( Eğretileme ya da istiare, temel öğelerden sadece benzer biri söylenerek yapılan benzetmeye denir.) Şair bir felsefeyi belirtik olarak değil, ancak örtük biçimde verebilir.

Bu demek oluyor ki, şair yalnızca kafamıza seslenmez, fakat bize aynı felsefenin, düşüncenin inancını yaşatır. Ünlü Türk yazın kuramcısı Berna Moran’ın (1921-1993) sözleriyle, “şair düşünceyi şiirin içinde dramlaştırır”. Bir diğer ünlü Türk yazın kuramcısı, akademisyen ve yazarı olan Bedrettin Cömert (1940-1978) bu konuyu şöyle anlatmıştır: “Şiirde düşünürlük taslama tavrı, yüreğe hiç yer vermeyen söyleyiş soğukluğu; okuru yalnızca tedirgin etmekle kalmıyor, sinirlendiriyor da”.

Ünlü şair ve yazın kuramcılarının, eleştirmenlerin üzerinde birleştiği gibi; içerik açısından da şiir bir gerçekliği yansıtmaz, onu değişik biçimlerde algılatır. Ünlü Amerikalı şair ve yazar Archibald McLeisch (1892-1982) “şiir bir şeyler dememeli, olmalıdır” derken de bunu kastediyordu sanırım. Öte yandan, şiir hiçbir zaman başıboş duygular yağmuru da olmamıştır. Duygular şiire; düşüncenin, kurgunun ve şiir mimarisi ya da matematiğinin denetiminde girer dersem, sanırım yanılmış olmam değerli okurlarım.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı