ŞİİR SANATINDA METAFOR VE İMAJ - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ŞİİR SANATINDA METAFOR VE İMAJ

28 Şubat 2019 Perşembe

Belki çoğumuzun izlemiş olduğu “Postacı” (İl Postino) filminden bir sahneye dikkat kesilelim, ne dersiniz? Ünlü Şili’li şair Pablo Neruda İtalya’nın güneyinde bir adada sürgündedir ve adanın aşık ve dertli postacısı ona postalarını getirmektedir. Postacı Mario, büyük ustayla sahilde oturup sohbet etme fırsatına böyle kavuşmuştur. Yazın sanatına meraklıdır ve çok içli, çok sahicidir.

Mario bir gün sorar: “bay Pablo, metafor ne demek?” Neruda ona metafor’un ne olduğunu tanımlamaya başlar:

-Bir şeyden bahsederken onu başka bir şeyle anlatmak. Örneğin, “gökyüzü ağlıyor” dediğinde ne demek istersin?

-Yağmur yağıyor.

-İşte bu bir metafor.

-O zaman kolaymış. Neden öyle karmaşık bir adı var?

-İsimlerin basitliğiyle veya karmaşıklığıyla işimiz yok.

-Dün sizin kitabınızda okuduğum bir cümle.. “Berber dükkanının kokusu beni hıçkıra hıçkıra ağlatıyor”.. Bu da metafor mu?

-Hayır. Pek sayılmaz.

-Anlayamıyorum. O zaman neden Berber dükkanının kokusu beni hıçkıra hıçkıra ağlatıyor dediniz?

-Bak, Mario… Kullandığım sözcüklerden daha farklı olarak nasıl açıklayacağımı bilmiyorum. Şiir açıklandığında sıradanlaşıyor. Açıklamaktan daha iyisi, şiirin ortaya çıkardığı duyguların, onu kavramaya uygun bir ruh tarafından bizzat deneyimlenmesidir.

Deniz kıyısında otururlarken Mario Neruda’yı şu betimlemesiyle hayli şaşırtır:

“Kelimeler arasında sallanıp duran bir tekne gibi”

Neruda, şöhretine yakışan bir rahatlıkla, “İşte metafor bu” çığlığıyla durumu geçiştirmeye çalışsa da, sahiciliğini muhafaza eden Mario, “Bu sayılmaz, çünkü amacım bu değildi” mahcubiyetiyle ayaklarının ucuna kadar gelen zahmetsiz gururu geriye iter.

Buna karşılık, asıl çarpıcı olan bir sonraki sahnedir. Neruda’nın şaşkın bakışlarına aldırmadan, “O halde” diyecektir zira Mario, “o halde bütün dünya, gökyüzü, yağmur, bulutlar… bir başka şeyin metaforu mudur?”

Bu derin soruya muhatap olunca afallayan Neruda, yanıtı düşünmek amacıyla kendini, fanilasını bile çıkarmadan Akdeniz’in yakamozlu sularına bırakacaktır. Mario, hiç de farkına varmadan, şaire metafor’un gerçek çehresini göstermiştir aslında.

Günlük yaşam deneyimlerimizde sıradan kabul ettiğimiz şeylerin, belki çok gizemli başka şeylere karşılık geldiğini, onların bir metaforu olduğunu hiç düşünmeyiz nedense değerli okurlarım. Metafor’u; “sıradan” şeylerin duygulu, parlak ve belki de gizemli şeylerle anlatımı olarak tanımlamakla yetiniriz.

Gerçekte metafor, tüm varoluşta her şeyin birbirine karşılık gelerek oluşturduğu yansıtmalar evreninin varlığıyla varlık bulur diye düşünürüm. Biraz açayım : İdea’lar kuramı bu olgunun felsefe’den bize gelen yansımasıdır. İslam tasavvufunda evren’in ve içindeki her şeyin, ardındaki gizemleri okumamızı sağlayan açık bir kitap olduğu kabulü de bir örnektir. Sicim Kuramı’nın önermesi olan “paralel evrenler” kavramı, bu olgunun müspet bilimlerden bize gelen yansıması olabilir.

Şiir sanatına, bu “sıradan” şeylerin neyin ve nelerin metaforu olduğu derinliğini katmak, sanırım ancak çok yönlü ve derin şairlerin harcıdır. Bir örnek vereyim: Bir şiirimde deniz’i “mavi jöle” olarak metafor’landırmıştım. Bir şiir öğrencisi ve emekçisi olarak asıl arayışım, “deniz”in tüm o karşılık gelmeler silsilesinde nelere karşılık geldiğini keşfetmek ve onları “deniz”le kodlayarak yazmaktır. Yani; “Bardağımı her daldırdığımda, onu gerçekle doldurur deniz” dediğimde, bu arayışıma bir örnek sunmuş oluyorum. Bu durumda “deniz”, “gerçek”in metaforudur. “Denize dalarım her şey olmayı istediğimde” dediğimde ise, “deniz” “her şey”in metaforu olmuyor mu?

Bir şiirimde “kadın göğüsleri”ni şu metaforlarla anlatmıştım: Bir çift güvercin, koyda kabaran dalga, ipeğe sarılı kum yığınları. Birbirinin metaforu olmak gibi zengin olanaklar açan bu tamlamalar; “göğsünde bir çift güvercin”, “koyda kabaran dalgalarına dokunuyorum”, “ipeğe sarılı kum yığınlarına gömdüm burnumu, kokun sarhoş edici” gibi zengin imgelere de kapı aralar ki, arayışım biraz da budur.

Elbette bunlar fazla derinlikli olmayan örnekler. Daha derin olanlarını da bulmak gerekir. Gelelim imaj konusuna. Ayrı bir yazı, dahası yazı dizisi olmayı hak edecek kadar boyutlu bir konu bu. Metafor’la ilişkisi, imge gibi metafor’un da şiirde canlı ve çarpıcı imajlar yaratıyor olmasındandır. Şiirde fotoğrafik imaj ve sinematik imaj gibi değişik türleri var. Şiirde imaj bir eğretileme olabileceği gibi, yansılama da olabilir.

Biraz açayım: Eğretileme imaj, durağan ya da hareketli olabilir ve şiirde “manda yuva yapmış söğüt dalına” gibi eğretilemeler yapılmasıyla betimlenir. Yansılama olan imaj, bir şeyin çağrıştırdığı şey olabilir. Fotoğrafik imaj, şiirin dizelerle bize durağan bir görüntü betimlemesidir. Sinematik ya da sinematografik imaj ise şiirde farklı sahnelerin ard arda betimlenmesiyle oluşur. Şiir bizi farklı yönlere baktırıp o yönlerde bize farklı şeyler de gösterebilir. Kendi şiirimden buna bir örnek sunayım, Yazar Boncuğu isimli şiir kitabımdan:

MÜCEVHER ZAMAN

Gök albino bakışlar denli silik

Sıcak yaz sahilinde

Deniz mavi kuvars serili

Kalsedon, köpükleri

Geniş çakılsal aventurin

Arkada dağlar oltu

Dağlar tulmarin

Nereye götürüyor ayaklarımı çakıl taşları

Sahile değnekle biçimler çizen

Gözleri silinmiş adama belki

arkadaki azmaktan su içmeye çalışan

az bacaklı köpeğe mi

İlk bölümdeki fotoğrafik imajlar, ikinci bölümde yerini sinematik imaj bütününe bırakıyor. Bakışlarınızı yönlendirdiğim ama adam ve sakat köpek de birer metafor. Şiirin derinliği en çok burada gizli. Açıklamamın doğru olmadığı esas gizem…

Elbette imaj hem kendi başına bir imge oluşturur, hem de imge ve metaforlarla oluşur. Metafor olarak bu şiirimde en çok yarı değerli mücevherleri kullandım. Bu örnekte görüleceği gibi, metafor imajdır ve imaj metafordur. Onlar, aynı zamanda zaman metaforlarıdır. Mücevher zamanın, yani duyumlarımızın ve farkındalığımızın bilendiği özel bir zamanın metaforlarıdır. Metafor ve imaj, aralarındaki sürekli alışverişle beslenirler ve bu yazımda onları birlikte işlemeyi bu nedenle de seçtim, değerli okurlarım.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı