REKLAMI GEÇ

Ümmü Kız’ın hikayesi

23 Haziran 2014 Pazartesi

Öncelikle bu güzel medya ailesinde olmaktan dolayı duyduğum mutluluğu Sizlerle paylaşmak isterim.

Denizli’nin tartışmasız en objektif ve tarafsız haber sitesi olan denizlihaber.com da yöremiz ve bölgemiz kültürünün temelini oluşturan türkülerimizin tarihçelerini ve hikayelerini sizlerle paylaşacağım.

Gerek konserlerim gerekse TV programım vasıtasıyla adımla özdeşleşen Ozanca olarak karşınızda olacağım. Kültürel anlamda o kadar zengin topraklarda yaşadığımızı yaptığım araştırma gezileri, gittiğim konserlerde edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.

İlk olarak kendi topraklarımdan Bekilli den bir hikayeyi paylaşmak istedim.

ic-2

Hikayemiz tam tarihi bilinmese de 1800’lerin sonu 1900’lerin başları arasında, Memiloğulları ve Alacanlar sülalelerinden iki genci anlatır.

Güzelliği ile ün salmış ağa kızı Ümmü’nün kalbinde köyün çobanı yatarmış. Genç çoban ne kadar istese de ağa kızını başkasına söz vermiş. İlerleyen zamanlarda sözler kesilip düğün günü geldiğinde, çift sözleşip kaçmaya başlar.

ic-4

 

Durumu farkeden ağa, adamları ve bir takım köylü ile peşlerine düşer. Ümmü ile Ali şu an hala Bekilli sınırlarında bulunan “Mangırın Kısık” adı verilen kanyona gelirler. Ali atlar ve Ümmü’ye el uzatır. Tam atlayacakken ayağı taşa takılan Ümmü kız, boşluktan aşağıya düşer ve Menderes’in sularında fesi görülür.

ic-1
Daha sonra yakalanan Ali’nin dönemin savcısı tarafından idamın karar verilir. O tarihlerde Çal, Afyon Sancağı’na bağlı olduğu için hapishanede idamını beklerken bir ağıt yükselir parmaklıklar ardından. Savcının eşi kulak kabartır, gencin suçsuz olduğunu anlar ve tekrar sorgulandıktan sonra Ali salıverilir.

ic-5

İşte bu yüzden Bekilli ilçemize ait olan bu türkü Afyon, Burdur gibi yakın iller tarafından sahiplenilir. Bizlere bu güzel eseri sevdiren birçok sanatçı olsada Ege’nin bülbülü Makbule Kaya ablamın çok güzel seslendirir eseri.

Çaya da düştü dutamadım golunu
Uzak da gitti bilemedim yolunu
Güzel de mevlam kısmet etmiş ölümü
Akmayası çaylar nerelere goydun
Ümmümü suna boylumu yarimi

Kadıda geldi mahkemeler kuruldu
İfadesi mustanlıktan soruldu
Komşuları mahkemeye yoruldu
Kudurası çaylar nerelere koydun
Ümmümü suna boylumu yarimi

Elma da verdi elmasını yemedim
Ben Ümmümebirşeycikler demedim
Nerelere gitti ben Ümmümü görmedim
Akmayası çaylar nerelere goydun
Ümmümü suna boylumu yârimi

Bu şekliyle TRT repertuarında yer alan ağıtın sözleri onlarca kıtadır. Ulaşabildiklerim ise
Davulcusu kaya dibi dolaşır
Zurnacısı kuzu gibi meleşir
Anasına kara haber yetişir
Kalmayasıca çaylar nerelere goydun Ümmü’mü
Suya düştü tutamadım elini
Uzak düştü duyamadım sesini
Ümmügızın fesini de fesini
Akmayası çaylar nerelere goydun Ümmü’mü
Su yüyünde yüzüp gider bürgüsü
On sekizdir siyah saçın örgüsü
Bu güzellik Ümmü kıza hakkın vergisi
Galmayasıca çaylar nerelere goydun Ümmü’mü

Yöremizde ve halk arasında söylenen birkaç farklı kıtasıda kulağımıza çalınabilir.
Herkese türkü dolu haftalar diliyorum sağlıcakla kalın.

 

Yorumlar

Mümtaz Başkaya   -  Bağlantı 29 Aralık 2017, 01:56

Mustantik savcı kalemi gibi anlamlara geliyor. Daha doğrusu olay tutanaklarını yazan kişi.

mesut cihangir kömürcü   -  Bağlantı 13 Ocak 2016, 20:29

mustanlık nedir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı