Tavaslı Gülsüm Söylemez 200 taş ile yaşıyordu - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Tavaslı Gülsüm Söylemez 200 taş ile yaşıyordu

Tavaslı Gülsüm Söylemez 200 taş ile yaşıyordu

Tavaslı iki çocuk annesi 57 yaşındaki Gülsüm Söylemez’in safra kesesinden 200 taş çıktı. Taşlar, Özel Tekden Hastanesi’nde başarılı bir ameliyatla alındı, taburcu edilen Gülsüm Söylemez rahat bir nefes aldı.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 28 Şubat 2017 Salı, 16:05

Bir süre önce karın, sırt bölgesinde ağrı, bulantı ve kusma şikayetleri nedeniyle Özel Denizli Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tekin’e başvuran 57 yaşındaki Gülsüm Söylemez’in yapılan tahlillerinde safra kesesinde çok miktarda irili-ufaklı taş olduğu tespit belirlendi. Gülsüm Söylemez’in safra kesesindeki taşların hayati tehlikeye neden olduğu belirtilirken, Op. Dr. Mehmet Tekin tarafından kapalı ameliyat yöntemi ile taşlar allındı. Söylemez, ameliyattan 24 saat sonra taburcu edildi.

Sağlığına kavuşan Gülsüm Söylemez, “Evde, tarlada işlerimiz çok. Beni ağrılarımdan kurtaran ve bu kadar kısa sürede sağlığıma kavuşturan Doktorum Mehmet Tekin’den Allah bin kere razı olsun. Tekden Hastanesi’nin sahipleri, çalışanları, hemşireleri hepsi 1 günde ailemiz gibi oldu. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

KAPALI YÖNTEMLE HIZLI İYİLEŞME
Operasyonu gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tekin ise, kapalı ameliyatların tıp dünyasında yaygınlaştığını belirterek, “Safra kesesi taşı enfeksiyona yol açmaya, safra kanalına düşerek tıkanma yaratmaya, sarılık oluşumunu tetiklemeye ve uzun dönemde safra kesesi kanserine yakalanmaya neden olabilir. Bu nedenle bu saatli bombanın en kısa zamanda ameliyat ile alınması gerekir. Safra kesesi taşının tek etkin tedavisi, kapalı cerrahi ile safra kesesinin alınmasıdır. Bu saatli bombanın vücutta taşınması yerine kapalı yöntemle alınması en uygun tedavidir. Safra kesesi ameliyatlarında altın standart olan laparoskopinin açık ameliyatlara göre hasta için çok önemli avantajları bulunmaktadır. Açık ameliyatlarda sağ kaburganın altında 10-15 cm’lik bir kesi, kozmetik olarak rahatsız edici olduğu gibi, bu kesinin iyileşmesi de zaman almaktadır. Açık ameliyatlarda fıtıklaşma riski de yüksektir. Hastanın ameliyat sonrası normal yaşama dönme süresi de kapalı ameliyatlara göre çok daha uzundur. Kapalı ameliyatlarda ise sabah saatlerinde ameliyat olup ertesi günlerde iş hayatına dönebilmek mümkündür. Kapalı yöntemde ameliyat sırasında vücut içinde yapılan işlemler daha net görülebilmektedir” diye konuştu.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı