Çamlık’ta başında poşetle ölü bulunan gencin kimliği şok etti - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Çamlık’ta başında poşetle ölü bulunan gencin kimliği şok etti

Çamlık’ta başında poşetle ölü bulunan gencin kimliği şok etti

Denizli geçtiğimiz hafta Çamlık’ta başında poşet ve yanında çakmak olduğu halde ölü bulunan 27 yaşındaki Nevzat Atik’i konuştu. İlk etapta sıradan bir uçucu madde kullanıcısı olduğu yönünde kanı uyandıran ölümün altındaki gizem çözülmedi, ancak hayatını kaybeden gencin kimliği şok etti. Nevzat Atik’in, Harp Okulu’nda öğrenciyken darbe girişiminin ardından tutuklandığı, 19 ay cezaevinde kaldıktan sonra da beraat ettiği ortaya çıktı.

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 14 Ocak 2019 Pazartesi, 11:13

Geçtiğimiz hafta Çamlık’ta başına poşet geçirilmiş halde ölü bulunan genç Denizli gündemini meşgul etmiş, bir bağımlının ölümü olarak algılanmıştı.

Ancak, 27 yaşındaki Nevzat Atik’in kimliği ve yaşadıkları tam bir dram olarak karşımıza çıktı. ODA TV köşe yazarı Müyesser Yıldız’ın kaleme aldığı olayın detayları şok yarattı.

HARP OKULU ÖĞRENCİSİYKEN FETÖ’DEN TUTUKLANMIŞ
Nevzat Atik, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve “SUTASAK- Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma” olarak bilinen davada, 15 Temmuz gecesi Kara Harp Okulu’ndan, Genelkurmay’a götürülen öğrenciler arasındaydı. 164 sanığın 156 öğrencisi arasında bulunan Atik, 19 ay tutuklu kalmıştı.

TUTUKLULUĞUNUN 10. AYINDA İFADE VERMİŞ
18 Temmuz 2016’da tutuklanıp, 19 ay hapiste yattıktan sonra hakkında beraat kararı verilen Nevzat Atik, ilk ifadesini tutukluluğunun 10. ayında vermiş ve özetle şunları söylemişti:

“Sayın Başkan, değerli üyeler; Ben Nevzat Atik. 1991 yılında Denizli’de doğdum. İlkokulumu Hacı İbrahim Demireren Cumhuriyet İlköğretim Okulunda, liseyi Denizli Anafartalar Lisesinde Okudum. 2010’da Sakarya Üniversitesi Coğrafya Bölümünü kazandım. 2014’te mezun olup formasyon eğitimimi aldım. Babam inşaat ustası müteahhit. Annem emekli ev hanımıdır. Olay günü 21:30’da içtima alındı. Afyon gezisi ile ilgili bölük komutanımız Sefa Özkan bilgiler verdi. Ben Sefa Özkan’ın emriyle gezi için ayrılan yiyecekleri, içecekleri almak için kumanyaların olduğunu yerde bekliyordum. Bu sırada Önder Biberoğlu, ‘silah başına’ diyerek, alarm verdi. Daha önce de bir çok defa alarm verilmişti. Gene tatbikat olduğunu düşündüm. Rastgele şarjörsüz bir silah aldım. Otopark bölgesinde toplandık. Orada ilk defa gördüğüm üst rütbeli komutanlar vardı. Bir tanesi olağanüstü bir durum olduğundan bahsetti. Yeterli hukuk bilgim ve askeri tecrübem yoktu. Her şey çok karışıktı, bilgi kirliliği vardı. Ne olduğunu kavrayamadım. Daha sonra yemekhaneye gittik. Oradan tören alanına geldik. Okulun güvenli olmadığı, daha güvenli bir bölgeye götürüleceğimiz söylendi. Helikoptere rastgele bindik. Genelkurmay’a gittik, ancak ben nereye gideceğimizi bilmiyordum. Genelkurmay olduğunu saatler sonra fark ettim. Orada sabaha kadar bekledim. Hiçbir kanunsuz olaya karışmadım. Aklımda hep kaçmak vardı. Ama sabaha kadar fırsat bulamadım. Yanımızda tanımadığım rütbeliler vardı. Ara ara havaya ateş ediyorlardı. Bir ara oraya gelen Uzman Çavuş ya da erin yanındaki aynı rütbedeki kişiye, ‘bugün en az 50 kişiyi vurdum’ dediğini duydum. Şaka mı söylüyor bilmiyorum. Ancak görsem hatırlayamam. Sabah saatlerinde Kudret Türkarslan kursiyerlerin bir binada toplandığı söyledi. Bunun üzerine oraya gitmeye kalktım. Ancak rütbeliler engelledi. Daha sonra gizlice kaçtım. Oradan da Polis Akademisi’ne demirlerden atlayarak, sığındım. Birçok arkadaşımın yaşadığı kötü muameleye ben de maruz kaldım. İddianamede genel bir suçlama yapılmaktadır. Şahsıma yönelik bir suçlama yoktur. İsmim sadece ilk bölümde sanıklar listesinde geçmektedir. İddianamede silahların kasıtlı olarak rastgele verildiği söylenmekte, ancak Kara Harp Okulu’ndaki eğitimimizde her zaman rastgele aldığımız bilinmemektedir. Silahım boş ve şarjörsüzdür. Kimseye ateş etmedim. Başka hiçbir silah kullanmadım. Kimseye doğrultmadım. Darbeye destek verecek hiçbir eylemde bulunmadım. Kaçma fırsatım olmadığı için kaçamadım. Yanımda cep telefonum yoktu. Kim darbeci, kim Fetöcü, kim devlet millet yanlısı belli değildi. Okulun hazırladığı idari tahkikattan da anlaşıldığı gibi, güvenli bir bölge denilerek kandırıldık. Helikoptere can güvenliğimiz için bindik. HTS kayıtlarım temizdir. Fetö terör örgütü ile bir bağım yoktur. Bylock kullanmadığım raporlarda sabittir. Hiçbir Fetö kuruluşunda çalışmadım. Yapılan incelemede silahımın temiz olduğu anlaşılmıştır. 1 Dolarım yoktur. Bankasya ile bir alışverişim hiç olmadı. Ailemden, akrabalarımdan Fetö terör örgütü ile bağlantısı olan, ihraç olan ya da işlem yapılan hiç kimse yoktur. Hiçbir adli kaydım bulunmamaktadır. Aleyhime hiçbir delilin bulunmaması 10 aydır tutukluğum ile yaşadığım mağduriyetin giderilmesini, önce tahliyemi, sonra da beraatimin verilmesini yüce mahkemeye arz ederim.”

İNTİHAR MI?
Nevzat Atik’in ölümünün üzerindeki sır perdesi henüz aralanmadı. İntihar mı ettiği, cinayete kurban mı gittiği, yoksa uçucu madde aldıktan sonra soğuktan donarak mı öldüğü otopsi raporunun açıklanmasından sonra ortaya çıkacak.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı