EN BÜYÜK BAŞKAN BİZİM BAŞKAN - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

EN BÜYÜK BAŞKAN BİZİM BAŞKAN

18 Kasım 2016 Cuma

Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetmesi, milli irade anlayışı.1923’ten itibaren bu yeni rejime geçtik.

Oh Cumhuriyet, Canım Cumhuriyet deyip keyf keka (gel keyfim gel) demek imkanı var mı? Hayır.

Cumhuriyet dediğin bir güzel çerçeve. Petek çerçevesi gibi. İçi demokrasi prensipleri ile doldurulmayınca , toplumun zihinsel kodları, hevesleri arzuları bu yönde örülmeyince bir tadı yok.

Niyetli olmak gerekiyor, arı gibi çok emek vermek gerekiyor, başka şeylerde. Yoksa peteğin içi yer yer dolu/boş olarak önümüze geliyor.

Demokrasinin ne derece tam olduğu, toplumsal yaşamın ne derece keyifli olduğu, peteklerin ne kadar dolu olduğuna bağlı.

Daha somut tanım gerek kardeşim diyenler sizi duyuyorum.

Demokrasi inancı demokrat olmak, kendisinin değil birlikte yaşadığı toplum fertlerinin özgürlüğüne, inanç serbestliğine inanmak ve hep buna uygun davranmak. Asla bundan yan çizmemek.

Demokrat olmak, eleştirdiğin kınadığın şeylerin “bu prensibi ihlal etmek yoluyla birlikte yaşamı zorlaştıran düşünce ve davranışlarla” sınırlı olması.

Yani kişilerin başkalarına, toplumsal yaşama zararı olmayan düşünce ve davranışlarına bir tek kınama sözcüğü etmemek, kınama eleştirme tutumu içinde olmamak. Hele ona “engeller” çıkarmayı, aklından bile geçirmemek demokratlık.

Hadi bir düşünün kendiniz, atalarınız, bugünkü nesiller ne kadar bu çizgide kaldık?

Hele 90 küsur yıldır yönetenler ne kadar bu çizgide davrandılar?

Ali, Veli, Mehmet, Temel, Hüso, Meryem birlikte kurduğumuz bu Cumhuriyet’ten birbirimizi ne kadar dışlama çabaları gördük, ne kadar, “neysen nesin bu memleket hepimizin gardaş” denilebildi mi?

İstiklal Mahkemeleri, Dersimler, darbeler, etek boylarını uzatmalar, kısaltmalar, bazen çarşafına kurban, bazen mini eteğine kurban olmalar.

“Ya istiklal ya ölüm” ilkesini benimsemiş millete “ya inancını bırak ya da okulunu” demeler.

Ne biçim insansın, şöyle oldun olmadın defol git, ya da gel İÇERİİİ demeler.

Millet!!! dosdoğru olki, dosdoğru şeyler önüne gelsin. Biz yamuksak bizi yönetenlerin tornadan çıkmış gibi demokratlar olmasını bekleme hakkımız yok.

Benim gibi çen çen etmeyi bırakıp önce kendimize bakmazsak olmaaaz, olmayacak…

Demokrasinin hukuk ilkeleri epey belli. Toplumu yönetenler var, biz yönetilenler varız.

Yönetmenin biçimi de kabul görmüş bazı prensiplere bağlanmış, meclisler özgürce kanunları kuralları koysun, hükümetler özgürce uygulasın, yargı da hem vatandaşların hem devletin uygulamaları kurallara uygun mu? diye özgür bir şekilde kontrol etsin.

Böyle mi yönetildi Türkiye Cumhuriyeti Devleti şimdiye kadar.. Kesinlikle hayır.

Bilenler bilmeyenler hatırlasınlar, öğrensinler. Meclis’e dışarıdan müdahaleler, hükümetlere müdahaleler öyle, yargıya müdahaleler öyle.

Günümüze geldiğimizde manzara şöyle. Seçilmiş hükümet, ötekileştirilmiş kitleler, kimin vatansever, kimin hain olduğunu çözemeyecek kadar manipülatif bir düşünce ortamı, gerginlik had safhada.

Yargı bağımsızlığında ciddi sorunlar olduğunu kabul etmeyen yok. Bu çerçevede siyasi partiler güya acil anayasa değişikliklerinde anlaşmışlar idi.

Hepsi rafa. Bağımsızlık sorunu içinde cebelleşen yargı, parlamenter sistemle seçilmiş milletvekillerinden oluşmuş bir meclis, hatta parlamenter sistemle seçilmiş bir cumhurbaşkanı…

Hadin aramızda oylaşıverelim. evet hayır oynayalım. Her şey aynı kalsın, başkanlığa göre yeni seçimlerde gerekmez. Sadece evet hayır oylayalım.

Evet çıkarsa her şey, herkes aynı kalıversin ama biz başkanlık sistemine hoop geçiverelim.

Olmaaaz, bayağı eğri büğrü olur.

Bayağıda sakıncalı olur, her şey başkana bağlı olur. Mahkemeler bile, Meclis bile.

Başkanın da bir nefsi var. Kendini kötü hisseder, Şeytan’a uyar.

Gelin ne yapacaksak düp düzgün yapalım. Millet ille de başkanlık diyorsa, (bendeniz hala bir karara varamadım) Başkanlık olacaksa Meclis de bu sisteme göre yenilensin. Hatta başkan seçimi bile yapalım. Bakanları yeniden seçelim. Hepsini bir seferde. Yargının hain Fettullah’la birlikte darmadağın olan yapısını da düzeltelim.

Ondan sonra hep birlikte arkasında duralım. En büyük başkan bizim başkan!!! diyelim.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı