PEYGAMBERİMİZE LAYIK OLMAK - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

PEYGAMBERİMİZE LAYIK OLMAK

8 Kasım 2019 Cuma

Hicri Takvime göre Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) doğum günü nedeniyle Mevlid Kandili kutlamaları var. Umarım sadece sosyal medyadan yazılan ve bazıları Peygamber Efendimizin söylemediği sözlerden ibaret değildir O’nu anmak, O’nu anlamak…

Biraz tefekkür etmek gerek bazı günlerde, bazı gecelerde. Peygamberimizi sadece 571’de doğdu, annesini adı, babasını adı, savaşlarıyla anlamak bize bir şey kazandırmıyor, kazandırmayacak da bundan sonra.

O’nu anlayabiliyor muyuz? Mesela bin 500 yıl öncesinin Arabistan’ını düşünüyor muyuz? Cehaletin sokak sokak, ev ev gezdiği, insanların mala, kibre, güce taptığı yıllarda bir insan çıkıp, bunların hepsinin boş olduğunu söylüyor ve insanları Allah’a kul olmaya çağırıyor. Dönemin muktedirleri, dönemin zalimleri elbette karşısında.

O’na neler vadediyorlar neler. Makam, para, zevk sefa…

Bugün küçük bir makam için dostunu sırtından vuranları, ufacık bir para için tüm akrabalarıyla küsenleri gördükçe bin 500 yıl önce yaşayan Peygamberimizin ne kadar büyük bir insan olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz!

Soruyorum bazen ben de kendime. O’na layık olabildim mi, olabildik mi diye…

Beyhude bir soru benimki. O’nun bize aktardığı Kur’an-ı Kerim’den ne kadar faydalanıyoruz ki.

Kaçımız hem bu dünyada hem de öte dünyada bizi mutluluğa, huzura kavuşturacak kitabı okudu, okuduğunu anladı, anladığını hayatını tatbik etti.

Kaçımız namaz ayetinden gereken dersi aldı, kaçımız Firavun’un Hz. Musa’yla olan mücadelesinden ders çıkardı, Hz. İsa’nın çarmıha neden gerildiğini kaç kişi tefekkür etti?

Şimdi çıksak sokağa ve sorsak ‘La ilahe illallah’ ne demek diye kaç kişi biliyor? Kaç kişi anlamını bilse de ona göre hareket ediyor. Allah’tan başka ilah yoktur’u anlayan insanlar güce, makama, paraya, şehvete bu kadar tapar mı?

Yalan söylemeyin, iftira atmayın, yumuşak huylu olun, komşunuzun hakkını gözetin, akrabanıza yardım edin ve daha neler neler. Bunlar bizi hem bu dünyada hem de öte tarafta feraha eriştirecek güzel davranışlar.

Bizim yaptıklarımız ise bunların tam tersi. Yalan da bizde, iftira da bizde, küslük de bizde, komşu hakkını gözetmemek de bizde…

Cuma mesajını atmakta gösterdiğimiz hassasiyeti, Cuma namazında göstermiyoruz.

Ölmüşler için okuduğumuz kadar, yaşayanlar için en çok da kendimiz için okumuyoruz kutsal kitabımızı. Mezarlığa gidip okuduğumuz Yasin Suresi’nin anlamına bile kafa yorsak değişecek kendi dünyamız ve belki de hepimizin dünyası…

Ama mış gibi yapmak kolay geliyor bize. O’nu anlamış gibi yapmak, onun yolundan gidiyormuş gibi yapmak. İnanın kurtuluş bunda değil. İnanın kurtuluş Kur’an-ı Kerim’i doğru anlamada. Kutsal kitabımızı evin en ulaşılamayan yerine koyarak ona olan saygımızı göstermiş olmuyoruz. Kitaba saygımızı onu uyurken dahi okursak göstereceğiz. Şu ayeti bile anlasak yetecek:

‘’O hanginizin daha güzel amel yaptığını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır’ (Mülk suresi 2.ayet)

Peygamber Efendimizin doğum günü kutlu olsun. Çok şükür ki 1500 yıl önce zulme, cahilliğe, kibre, güce, makama meydan okuyan, tüm zorlukları aşarak bizlere ‘La İlahe İllallah’ dedirten Hz. Muhammed’in ümmetiyiz.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Mutlu Kelişti   -  Bağlantı 8 Kasım 2019, 09:55

Çok teşekkür ederiz Emrah Varol, bu tür yazıları hep ulusallarda görürken, yerelde de görmek beni daha çok MUTLU etti.

Yüreğine sağlık…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı