Diyanet’in “Deniz mahsullerinin yenmesi” Fetvası Tevrat’tan mı? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Diyanet’in “Deniz mahsullerinin yenmesi” Fetvası Tevrat’tan mı?

19 Eylül 2021 Pazar

Geçtiğimiz günlerde “Deniz mahsullerinden hangilerinin yenileceği, hangilerinin yenilmeyeceğine” dair fetva veren Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvası, bilindiği gibi çok tartışıldı. Diyanet, gelen tepkiler üzerine “Fetva verilmedi, eski görüşler güncellendi” kabilinden bir açıklama ile konuyu geçiştirdi.

İslam dini gerek ayetlerde, gerekse hadislerde yenmeyecek olan hayvan ve diğer mahsullerin durumunu açık bir dille “necis” sıfatı ile değerlendirmiştir. Kur’an-ın yasakladığı şeylere lüzum olduğunda Hz. Peygamber (sav) de açıklama getirmiştir. Dinimizdeki “Haram” konusundaki yiyecekler “Kirli, pis ve insanların midesini bulandıracak, kokusu ile çarpacak olan durumlardır” ki, zaten İslam dini bunu yasaklamasa da insanlar bunları durumu ile bilmektedir.

Ancak Deniz mahsulleri öyle değildir. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v) de, “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir”(Ebû Dâvud, Tahâret 41) buyurmuştur. Hz. Peygamber’in konu hakkında başka bir hadisi bulunmuyor. Fakat, (büyük alimleri tenzih ederim) sonraki yıllarda din adına ahkam kesenler bu konuyu çarpıtmışlardır. Zira İslam alimleri İslami konuları değerlendirirken, Kur’an, Hadis üzerinde madde bulamadıklarında “Kıyas” yapmışlardır. Bu kıyasın pek çok konuda eski kutsal kitaplara da baktıklarını göstermektedir. Ancak yine de “kesin hüküm vermekten” hep kaçınmışlardır.

Mesela; Hanefi mezhebi zikredilen naslarda helal olduğu belirtilen “deniz hayvanları” ifadesiyle balık türünün kastedildiği, dolayısıyla balık sınıfına girmeyen midye, kalamar, yengeç, ıstakoz, karides gibi deniz hayvanlarının helal olmadığı mekruh olduğu görüşünü benimsemiştir (Kâsânî, Bedâi’, V, 35).

Şafii mezhebinde ise; Deniz canlıları sadece suda yaşayabiliyor ve sudan çıktığında boğazlanmış hayvan gibi kısa sürede ölüyorsa, şekline ve ölüm durumuna bakılmaksızın yenmesi helaldir. Ancak aslen suda yaşayan fakat karada da yaşayabilme özelliğine sahip olan hayvanlara gelince, bunlardan eti yenen kara hayvanlarına benzeyenlerin yenmesi, boğazlanması şartıyla helal, eti yenmeyenlere benzeyenlerin yenmesi ise haramdır. Buna göre kurbağa, yengeç, kaplumbağa ve su yılanının yenmesi helal değildir (Remlî Nihayetu’l-Muhtac, VIII, 113,150-152.) denilmektedir.

Yani Şafii mezhebinde bile Kalamar, Midye konusu geçmediği gibi; İmam-ı Şafii’nin “Denizden çıkan babam bile olsa yerim” manasındaki sözü rivayet edilmektedir.

Ancak…

Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yayınlanan fetvada olduğu gibi, Kur’an da “Deniz mahsullerinin ayrıştırılması yoktur. Yani Midye, Kalamar yenmez, balık cinsi yenir” denilmemekte; Deniz mahsullerinin tamamen yenilebileceği belirtilmiştir.

Kur’an da; (Mâide Suresi 96. Ayetinde; “Kendinize ve yolculara geçimlik olmak üzere sularda avlanmak ve onu yemek size helâl kılındı. Kara avı ise ihramda bulunduğunuz sürece size haram kılındı. Toplanıp huzuruna varacağınız Allah’tan korkun.”

Yine, En’am suresi 145. Ayette, “De ki: “Bana vahyedilen de, murdar et (meyte) veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah’tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimse için yasaklanmış bir şey bulamıyorum. Ama biri zanda kalırsa, haksızlığa sapmadıkça, sınırı aşmadıkça (yiyebilir). Çünkü rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.”

Yine, Fâtır Suresi’nin 12. Ayetinde; “Şu iki çeşit su kütlesi birbirine eşit olmaz; birisi tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi güzeldir, ötekisi ise tuzlu ve acıdır. İkisinden de taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyaları çıkarırsınız” buyrulmaktadır. Görüldüğü gibi Diyanet’in verdiği fetva tamamen asılsızdır. Ayetlerdeki ifadeler “Denizden elde edilecek yiyeceklerin balıkla sınırlandırılmadığına vurgu yapılmış” olmasıdır.

Ancak..

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından verilen bu fetvanın aynısı, tıpkısı Yahudilerin kitabı Tevrat’ta vardır. Tevrat eski Ahit’te “Yasanın Tekrarı” kısmının 14.cü bölümünde Kabuklu hayvanların yenmesi Yahudilere yasaklanmıştır.

Bakın Tevrat Eski Ahit’te;

Yas 14: 9; “Suda yaşayan hayvanlardan şunların etini yiyebilirsiniz: Pullu ve yüzgeçli canlıların etini yiyebilirsiniz.”

Yas 14: 10; “Ama pulsuz ve yüzgeçsiz canlıların hiçbirini yemeyeceksiniz. Bunlar sizin için kirli sayılır” maddeleri vardır. Tevrat’ın bu kısmında diğer hayvanların hangilerinin yenilip, hangilerinin yenilmeyeceğine dair geniş bilgi vardır. Bu maddelere göre “Balık cinsi yenir, “pulsuz” kabuklu olanlar yenmez” denilmektedir. Diyanette aynısını söylemedi mi?

(Sosyal Medya üzerinden araştırırsanız bulabilir ve gerçeği öğrenebilirsiniz),

O halde Diyanetin fetvası kime hizmet ediyor? Kimin anlayışı bize dikte ettiriliyor? İyi bilmemiz gerekmektedir. Müslümanların kitabı Kur’an’dır. Eğer orada konu hakkında bir madde yoksa, Hadislere bakalım. Orada da bulunmuyorsa Müslümanların gönül rahatlığı içerisinde hareket etmesi, şüpheye düşmemesi gerekir.

Yorum sizin..

Esen kalınız….

 

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

kabuzer   -  Bağlantı 22 Eylül 2021, 08:40

İşinize geleni yiyin, yemiyen yiyene, yiyen yemiyene karışmasın. Sonuçta kuranı kerimde yenmesi müslümana helal olmayan yiyecekler sayılmıştır. Takva sahibi kişiler nasıl hareket edeceğini bilir.

BİLAL   -  Bağlantı 20 Eylül 2021, 09:22

GÜZEL DİYORSUN KARDEŞ EYVALLAH AMA AYNI ALLAH KİTABIN BİRİNDE YEMEYİN DİĞERİNDE YİYİN DEMESİ GARİB DURMUYORMU HAŞA ALLAHMI ŞAŞIRMIŞ YOKSA İNSANLARMI KAFASINA GÖRE TERCÜME YAPMIŞ AYNI ALLAH İKİ FARKLI YAPTIRIM NASIL İNANACAĞIZ İŞİNİZE GELENİ YİYİN

Faruk Alyaz   -  Bağlantı 19 Eylül 2021, 16:13

İbrahim bey, konuya açıklık getiren, detaylı ve araştırmacı gazeteci örneği makalen nedeni ile seni tebrik ediyorum. Bu memleket, gazeteci olarak senin kiymetini ogrenemedi gitti. Tekrar tebrikler.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı