KANDİL’E BİR DE BU GÖZLE BAKALIM! - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

KANDİL’E BİR DE BU GÖZLE BAKALIM!

31 Mart 2021 Çarşamba

Son yıllarda insanlar sosyal medya araçları üzerinden “Hayırlı Cumalar”, “Kandiliniz Kutlu olsun” gibi mesajlar ile hem insanları rahatsız etmeye, hem de kendilerini oldukça “dindar” göstermeye çabalıyor. Gerçek manada yapanları “tenzih” ederim, ama benim çevremdeki pek çok insanın bu mesajlardan rahatsız olduklarını da biliyorum.

Her şeyden önce “Kadir Gecesi” haricindeki kandillerin Emeviler döneminde ortaya çıkarıldığını, gerçek İslam anlayışında böyle bir uygulamanın olmadığını belirtmek isterim. Zira İslam Dini bir “kutlama” dini değil, “icraat ve dua” dinidir, İnsanoğlunun, kendisini yaradan Allah’a karşı sorumluluklarını yapması, O’nu hoşnut etmek için emirlerini uygulamaya geçirdiği bir dindir.

Allah, yarattığı varlığa, “varlık sebebini” hatırlatacak pek çok emir ve yasaklar koyarak yaşama sorumluluğu vermiştir. Bunlar arasında “Zina etmeme, yetim ve öksüzleri koruma, besleme, namazları kılmaya, oruçları tutmaya, Ahlaklı olmaya, İnsanlar arasında eşitliği sağlama, cinayet işlememe” gibi, iyiliklerin bulunduğu bir sürü emir ve yasakların dünya üzerinde hakim kılınmasını istemiştir. Öyle 60 yıl ömür verdiği insanların, 364 gün rakı şarap içerek eğlenmek, sonra da bir gün ibadet ederek cennete girme gibi sevap işlemleri bu dinde yoktur. Bir Müslüman için yılın her günü Allah’ı tefekkür etmenin, yasakları çiğnememenin ve emirleri yerine getirmenin yükümlülüğü vardır.

Kırıkkale Müftüsü olan Adnan Zeki Bıyık, konu hakkında kendisine sorulan sorulardan öylesine bunalmış ki, Kandil konusunda aşağıdaki makaleyi yazmıştır. Bu makalede kandillerin ve mübarek ayların nasıl geçirilmesi gerektiği anlatılmaktadır.
Müftümüz diyor ki; “Sorular geliyor zaman zaman, “Hocam bu kandil gecesinde kaç rekat namaz kılalım, kaç bin tane tevhid söyleyip zikir çekelim”. Ben de o Müslümanlara diyorum ki: Size daha kazançlı ama nefse ağır gelen sevap kazanma yolları göstereyim mi?

-Evet Hocam göster…
Öyleyse şu söylediklerimi yapın.
1- İmkanınız varsa alın birkaç yetimi tepeden tırnağa giydirin, yedirin içirin, uzun vadede ise o yetimlerin eğitim masraflarını karşılayın. Okuyup büyük adam olsunlar, dine diyanete vatana millete faydalı gençler olsunlar. Zaten sevgiden şefkatten ve baba himayesinden mahrum kalmışlar. Bunların sizin yüzünüze sevgi ile bir bakışı Allah’ın size rahmet nazarı ile bakması demektir. Malumunuz Aziz Peygamberimiz, duası reddolunmayan güruhun içinde yetimi en başta saymıştır. “Mazlumun bedduasından, ahından ve yetimin gözyaşlarından sakının. Çünkü insanlar rahat uykuda iken onlar dert, sıkıntı, üzüntü içindedirler” (Buhari)

2-Beşinci, onuncu veya yirmi sekizinci umrenizi yapmayı bırakın, burada harcayacağınız paranızı, evine kurbandan kurbana et giren bir aileye bağışlayabilirsiniz. Bu gerçekten beratınıza vesile olabilecektir.

3-Zenginseniz eğer, gece bin rekat namaz kılmaktan daha içerikli bir sevap önereblirim size,,, okuluna giden yavrusuna harçlık verebilmek için kendisi 5 km yolu yaya giden gariban babalara yardım yapabilirsiniz…çok uzakta değil,,,çevremizde bu insanlardan çok var…

4-Bu gece, hastane köşelerinde yatan nice kimsesiz hastaları ziyaret edip sevindirebilirsiniz, bunlar kandilin ruhuna çok uygun davranışlardır…

5-Zenginseniz eğer çevrenizdeki tüm gariplere bu akşam güzel bir lokantada kebap yedirebilirsiniz…

6-Zengin fakir fark etmez, bugün hastanelerde can bekleyen, kan bekleyen onbinlerce hastadan birine şifa olabilecek bir ünite kan bağışlayabilirsiniz… Bu da 1000 rekât nafile namazdan üstündür…

7-Bu kandil Gecesini vesile ederek sizi büyütünceye kadar sayısız eziyetler çeken, huzurevine attığınız anne veya babanızı oradan çıkarıp duasını alabilirsiniz. Bu bir milyon rekât namazdan, onbin tane oruçtan daha hatırlı olur Allah’ın katında… Hem bunu yaparsanız, facebook’da veya telefon marifetiyle sanal alemde binlerce insanın kandilini kutlamak için yazdığınız kandil mesajlarınız da klişe bir adımdan öteye gidip daha büyük ve saygıdeğer bir manâyı hâvi olur.

8-Durumunuz müsaitse eğer, fakr-û zarûretinden evlenemeyen, yuva kuramayan gariban birkaç gence sahip çıkıp, onların masraflarını karşılayıp, harika bir berat fermanı almaya namzet olabilirsiniz.

9-Kocası ölmüş küçük çocuklarını okutabilmek için temizliğe giden, namusunu pay_i mâl etmeyen yiğit ama fakir dul komşularınıza yardım eli uzatabilirsiniz…Bu da Kandil Gecesinin sizden istediği güzelliklerdendir…

– Sayın Hocam, bu gece namaz kılmayalım mı, gündüzünde oruç tutmayalım mı, gecesinde zikir çekip, Eyüp Sultan’ı ziyarete gitmeyelim mi?

Ey mümin kardeşlerim, onları zaten yılladır birşekilde yapıyorsunuz, Yapın da…Müftüler, hocalar, köşe yazarları, ilahiyatçılar, çok içerikli kandil mesajlarında bunları zaten halka söylüyor nasihat ediyor…

Benim mesajım, Ne hikmetse okumamak için inatla direndiğimiz Yüce Kuran’ın bize verdiği unuttuğumuz toplumsal talimatları sizlere hatırlatmaktı…
Yukarıda 9 maddede verdiğim güzellikleri ve ona müşabih (benzer) nasihatları hayatınıza koyarsanız, Kandil Geceniz o zaman değerli olur ve Allah, o zaman bizlerden hoşnut olur.

Havyar ye, karides indir, ıstakozu haşla , Marmaris’te, Bodrum’da, Datça’da tatil yap, kuzu sarmasını, pazu dolmasını götür, popcornunu çatlat, hükümet kur hükümet yık, her odasında bir televizyon olan 250-300 m2 evinde hopla zıpla, ye, iç, survivor izle, havaya ateş açarak takımının şampiyonluğunu kutla, sesten gürültüden milletin kulaklarını iğfal et, Kandildir deyu Eyyup Sultan Türbesinde saatlerce dua et, 200 m ötendeki babasız bir evde çocuklarına

150 gr kıyma alabilmek için temizliğe giden dul kadının ve özürlü yavrusunun hıçkırıklarını duyma…Yaşlı anneni huzurevine postala, sonra da kalk telefonlarla kandil mesajı at, veya facebook’da Twiter’da kandil mesajı yayınla…Kendini kandır, vicdanını avut…

Biz hayatımızda, merhamet, yardımlaşma, sevgi, kardeşlik, diğergamlık, empati, gibi hasletlerin semtine uğramaz hale gelmişsek; Günlerimizi değerlerimize yabancılaşarak ve bu insani ve ahlâki kazanımlardan hızla uzaklaşarak geçiriyorsak, bana dokunmayan yılanlara kurban olayım mantığında bir yaşam tarzı ile hem-hâl isek; Allah aşkına bırakın şu kupkuru kandil mesajı gönderme lüzumsuzluklarını…”
Evet, Gerçek İslam anlayışı ve uygulaması budur. Doğru söze ne denir?
Esen kalın…

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Sezai Günalp   -  Bağlantı 1 Nisan 2021, 12:10

Tebrik ederim İbrahim Hoca, tam da bam teline basmışsınız bugün ki göstermelik yaşamımızın. Müftü Hocamın duygu ve dileklerine aynen katılıyorum. Maalesef her konuda olduğu gibi dinimizin içini boşalttık, görsel tarafını öne çıkarıp özünü terkettik,

Mehmet İLEM   -  Bağlantı 1 Nisan 2021, 11:44

Çok güzel özetlenmiş tebrikler.

MUSTAFA SABUNCUOĞLU   -  Bağlantı 1 Nisan 2021, 09:56

DİN DİYE BİR ÇOK HİKAYEYİ BİZE ÖĞRETMİŞLER. TEBRİK EDERİM İBRAHİM BEY KARDEŞİM.

İrfan Toptaş   -  Bağlantı 31 Mart 2021, 21:49

Tebrik ederim, “kandil”lerde hangi mesajı göndereyim diye telaşa kapılanlar inşallah okurlar bu yazılanları..Ama anlayacaklarını sanmıyorum.

Hasan Aydeniz   -  Bağlantı 31 Mart 2021, 12:22

Size katılıyorum hocam insanlar yaşamak için kılı kırk yararken göstermelik davranışlara hiç gerek yok.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı