Kendim @ttim kendim buldum-6 - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

Kendim @ttim kendim buldum-6

15 Kasım 2017 Çarşamba

ASIL BOMBA KIZILHİSAR’DA!

Metin Akman, Öztürk İş Merkezi’ndeki işyerleri ile diğer isimlerin neden yan yana yazıldığını sormuş Facebook paylaşımı üzerinden. Denizli çok küçüktü Metin Ağabey, O’nu anlatmaya dair en güzel örneklerden biriydi bence Öztürk İş Merkezi…

Buradan yola çıkarak Öztürk İş Merkezi değil yalnızca Kızılhisar’ın da bir hayli önemli olduğunu, Denizli’nin çok küçük olduğuna dair ise en önemli örneklerden biri olduğuna dair detayları, bu bölüme taşımam gerektiğine karar verdim.

Biz Denizlihaber.com’a öyle gelişi güzel bir binada başlamadık!.
KIZILHİSAR İŞHANI!.

İlk konuğu Hürriyet Denizli Bürosu idi.
Ardından Hüseyin Özgenç’le Denizlili.net,
Hemen ardından Denizilhaber.com, Stadyum ve Ekonomi D gazeteleri,
Kısa süre sonra Burak Güner ile birlikte Alışveriş ve Seri İlan Denizli gazetelerinin ilk sayıları Kızılhisar İşhanı’nda kurulan ofislerde çıkarıldı.

Bir ara çok yayınlı medya plazaya dönmüştük..
Daha sonraki yıllar Uğur Suna ile birlikte Referans ve Finansal Forum Bürosu’na ev sahipliği yaptı.
Denizliguncel.com,  ilk kez Hüseyin Özgenç’le Kızılhisar İşhanı’nda merhaba dedi yayın hayatına…
Ahmet Deda’yı dahi ağırladı birkaç yıl boyunca o İşhanı…
Şimdi Serkan Urgancı’nın önce Mydenizli.com ardından Denizlipost.com’una ev sahipliği yapıyor.
Bir zamanlar Kurumlar Vergisi’nde Denizli’de ilk 50’ye girmeyi başaran Alo Medya Pazarlama’nın da o binada hizmet gösterdiğini söylemeliyim.

Denizli Medyası’nın son 15 yılında adreslerin önemi gayet mühim!..

Mıknatıs etkisi var.. Şimdiki binamız İzmirlioğlu Apartmanı’na ilk gelen medya bürosu, Yeni Asır. 2013’ün sonunda biz geldik. Hop bir iki yıla kalmadan Yeni Olay Gazetesi…

Denizli medyasına en uzak adres ise DRT ve Denizli Gazetesi… Sanılıyor ki gözden ırak olunca bir şeyleri duymayacağız, bilmeyeceğiz…

Biliyoruz. Evelsi gün mesela Ümit Yakuphanoğullarından ile yollarını ayırmış DRT!.. Şimdi bu dedikodu nereden çıktı demeyin kardeşim. Keza söz konusu DRT ve Denizli Gazetesi olunca Mustafa Kaya’nın medya dedikoduları sıklıkla köşesine taşımasından ötürü, bir gönderme yapmam gerekti!..

Göndermeleri kadar kavgaları, gürültüleri de eksik olmaz bizim sektörün…

Bizim Denizlihaber’de de genel durum budur aslında…
Sürekli bir iş harbi vardır haber merkezinde…
Hatta çalıştık mı bazen çatıştık mı bilinmez…

Ama işi güzelleştiren en önemli şeylerdi bunlar.
Her zaman en iyi olmak adına,
kasmak, sıkmak, germek, gerilmek…

Böyle kendi kendimize kavga ettik hep…
Sektörümüze karşı verdik kavgayı, yaşama karşı,
konjonktür kahramanlarına karşı,
yalancı efeler,
ibrikçi başılar,
ne oldum delileri,
kafası basmayanlar filan…

Aslında düşününce; “delisi çok bu kentin” diyorum, kendi kendime…

Delisi neyse de şerefsizi, ahlaksızı, hırsızı, hadsizi çok moral bozucu!

Hiç kimseye zerre kadar hesap verme zorunluluğumuz yokken ve hatta başta bize destek olanlar dahil hiç kimseye hesap verme zorunluluğumuz yokken, 15 yıllık süreçte sürekli birilerine hesap vermek zorundaymışız gibi muamele gördük nedense birilerinden!..

Hatta çok enteresandır, muhalefetin sesini duyurmakta en zorlandığı yıllardır şu yıllar, en çok da onların azarını yedik saçma sapan!..

Yahu bu adamlar ne içer, ne yer, nasıl ayakta durur diye düşünmeyen adamlar, yaptığımız basit haberler için bile hesap sormaya kalktı, iyi mi?

On binlerce insanın Denizli’deki gelişmeleri öğrendiği bir yayıncısınız ve fakat evinize gitmek için çay ocağı işletmesi sahibi Turgut Sütçü’den dolmuş parası istemek zorunda kalıyorsunuz, bir düşünsenize!..

Taahhüdü ihlalden dolayı hakkınızda kesinleşmiş toplam 6 ay hapis cezasından ötürü sokağınızın iki köşesinde bekleyen infaz polisleri yüzünden büronuza gidemiyorsunuz günlerce…

Onurunuzla, mesleki düsturunuzla, insan gibi ayakta kalmaya çalışırken, en çok da aynı meslekten birinin yazdıkları dokunuyor yüreğinize!

İktidarı eleştiren haberler yapılıyor diye;
Birilerinin sizi dört bir yandan kuşatmaya,
her türlü ekmeğinize mani olmaya,
insafsızca palanları devreye sokmaya başladığı bir dönemde…

Reklam müşterilerinizin tehdit edildiği, size abone olanlara aba altından sopaların gösterildiği bir dönemde…

Gazeteci ağabeyimiz Mustafa Kaya’nın Denizli Gazetesi’ndeki köşesinden -ki bence bir meslektaşının ekonomik zorluğunu köşesine cemiyet hayatından haber veriyormuş gibi bir üslupla taşıdığından ötürü- kap kara ve çirkin puntolarla “muştular gibi”, Denizlihaber.com’un batıyor olmasıyla ilgili yazısını okuduğunuzda, benim yerimde olsanız ne hissederdiniz merak ediyorum!..

Dolayısıyla meslektaşlarınızın hakkınızda düşündüklerini gördüğünüzde, sizden olmayan birinin ruhunuzu, içinizde yaşadıklarınızı bilmesine pek ihtimal vermiyorsunuz…

Boş verip geçiyorsunuz!..
Duymamaya, görmemeye, hissetmemeye alışıyorsunuz zamanla…
Düşünmemeyi öğreniyorsunuz…
Susmanın estetiğiyle tanışıyorsunuz…

O günlere yönelik hafızamda kalanlar, sadece kötü şeyler değil tabi..

Bugün Denizli Barosu Başkanlığı koltuğunda oturan adam, yani Müjdat İlhan’ın benim için sağdan soldan borç isteyerek topladığı yüklü meblağı son anda hesaba yatırıp Kocabaş’a gitmekten kurtuldum o yıllarda… İnsan gördüm, insan!..

Onca parayı toplamıştım ama kalan birkaç bin lirayı bulmaya dair umudum yoktu, Osman Nuri Boyacı uzattı elini!..

Sıkıntılı olduğumuz süreçte dost ve yardım elini uzatanlardan biri de Beyhan Aslan idi.

Sonra Gökhan Dikmen efsaneydi!.. Dedik ki namusumuzla para kazanalım!.. Denizlihaber zor günler yaşıyor. Herkesin bilgisayarına rahatlıkla kurabileceği, bir bilgisayar uygulaması yaptırdık. Haber gelince internete bağlıysa bilgisayar küçük bir pencere açılıp kullanıcıyı uyaracak, son dakika haberlerinden haberdar edecek.
İsmine de HABER HOROZU dedik uygulamanın…
Uyarı sesi de Denizli horozu ötüşüydü.
Bunu duyurduğumuz ilk an, bizimle temasa geçip hızlıca, ilk alan isimdir Gökhan Dikmen. Bizi nasıl da heyecana boğmuştu o gün!. 50 liraydı tanesi ve ömürlük veriyorduk bu hizmeti. Yüz tane bile satamadık.

Gelen parayla Hacı Selamoğlu’na çay fişi almıştık…

Ne zaman Hacı desem aklıma Stadyum Gazetesi gelir.

Mesela Stadyum Gazetesi’ni iç saha maçları öncesinde stadyumda dağıtırken, az geç kalacak olsak, gazeteyi uzattığımız taraftar “Patronunuza şikayet edeceğim, bu kadar geç kalınır mı birader?” azarını çekerdi bize!..

O’nu bırak, uzun süre gazeteyi, Denizli’de ağırladığımız rakiplerimizin yöneticileri bile kulübün gazetesi sandı!..

Ses çıkardık mı?
Gık demedik!..

Ee neydi, önce gazete rüştünü ispat etmeliydi… Öyle de oldu…

Mesleğe yeni başlayanlar için bölüm notları:

Kızılhisar İşhanı’na dair
Bab-î Âli Çay Ocağı’nın tam karşısındaki Kızılhisar İşhanı da bir Öztürk İş Merkezi kadar olmasa da bir hayli enteresandır.   Hüseyin Özgenç, Kızılhisar’a en çok gelip giden gazetecidir. Hürriyet’te çalışırken bulundu, Denizlili.net’i  ve Denizligünceli’i kurarken bulundu. Denizlihaber.com’da çalışırken bulundu.

Alo Medya’ya dair…
Önce tele-marketing ile başladı İzmir’de. Çok sayıda çalışanın bulunduğu Call-Center ile Köln Merkezli kurulan bir pazarlama ve yayıncılık şirketi idi. 2003’ün Ekiminde dayım Mehmet Çoban git başına geç, toparla ve Denizli’ye taşı. Gittim birkaç ay sonra Denizli’ye taşıdım. Bir süre Becer İşhanı’nda idare etti. 2005’te Kızılhisar İşhanı’nda tam gaz yola devam etti. ATV, Kanal D ve TGRT’nin Euro yayınları üzerinden TELEÇARŞI isimli tele-marketing programı aracılığıyla ürün tanıyor, kurduğumuz çağrı merkezi yardımıyla Türkiye’nin dört bir yanına pazarlıyorduk. Hemen ardından IVR-SMS işine girdik. Bir süre sonra Türksat’ın Monaco’da bulunan şirketi Eurosiasat’la anlaştık. Her ay 110 Bin Euro kira ödeyerek geniş bir bant kiraladık.

Türkiye’den birçok yerel kanalı internetle Almanya’ya oradan Türksat’a taşıdık. Mavi Karadeniz, Genç TC, Olay TV filan… Ama bizim yerelleri ikna edemedik. DRT hayır dedi, ART gerek yok… DEHA TV altından kalkamayız diye düşündü.

Sözkesen ve EFE-UFO TV’ye dair
Rahmetli Osman Nuri Sözkesen ile dayımı bir araya getirdim. Öncesinde deli gibi bir proje hazırlayarak… Hem Ege’nin Denizli merkezli uydudan yayın yapan bölge televizyonunu hem de Türkiye’nin ilk ufo televizyonunu hayata geçirelim dedik. Gece 12’ye kadar EFE TV, Sabah 7’ye kadar UFO TV olacaktı. Rahmetlinin çok hoşuna gitmişti. Gözlerinin parladığını gördüm, heyecanlanmıştı. Ve fakat Eren Güneş ve Bülent Çelik aynı görüşte değillerdi. Yıllar sonra sanki maliyetler daha ucuzlamış gibi 3’ü de, birer ikişer yıl arayla, peşi sıra çıktılar uyduya.

Uyducu FETÖ’ye dair
Baktılar ki biz işi iyi götürüyoruz. FETÖ Ankara’dan işi bitirdi!.. 3 yıl + 2 yıl opsiyonlu uydu kiralama sözleşmemizin opsiyonlu kısım görülen lüzum üzerine uzatılmadı!.. “Yahu bu insafsızlık, tüm sorumluluklarımızı yerine getirdik. Sözleşme uzamazsa batarız, neden uzatmıyorsunuz” dedik, gözümüzün yaşına bakılmadı!.. Neden sorusunun yanıtını bulalım dedik. “Emir büyük yerdenmiş. Ağalar öyle uygun görmüş” FETÖ’yle Köln’de ortaklaşa üstlendi o sıralar TÜRKSAT bizim işi!.. Çatır çatır batırıldık. Sürüm sürüm süründürüldük!.. Çok büyük ahım var –ki benim ahım tutar- hepsinin Allah belasını versin!..

Tuhaf bir durum şirketin yerle yeksanından birkaç yıl sonra nasıl bir tesadüfse Alo Medya isimli, sen gel Denizli’de bir şirket kurul. Üzerine yayıncılık filan yapmaya çalış ve Kadriye Sözeri bir süre bu şirkette çalışsın iyi mi?

Hürriyet’e dair…

Osman Nuri Boyacı’nın Hürriyet’inde kimler çalışmadı ki… 95’te mesleğe başladığımda Bilal Aksungur ve Akın Çoban efsaneydi. “Şefin kötüsü öğretmen yaparmış” ikisi de mesleği bırakıp öğretmen oldu…
O yıllar en dişli rakip Sedat Acar’lı Milliyet’te Mehmet Zeybekoğlu, Yalçın Bağbozan ve Ayhan Akar feci güzel işlerin altına imza attılar… Daha önce Milliyet’te de çalışan Hüseyin Özgenç çalıştı Hürriyet’te, Mustafa Paksoy efsanedir mesela. Eda Berkbayrak (Daha sonra Hürriyet İzmir’de ve ardından bir İtalyan’a kaptırdığı için gönlünü, çizmeye taşınıp, orada sürdürdü) çalıştı, stajyerlik rekorunu Zühtü Selçuk kırdı.

Doğan Haber Ajansı’na dair…
Doğan Grubu’nun tüm yayınları taşra teşkilatlarını kapatıp artık grup bünyesinde kurulan Doğan Haber Ajansı vasıtasıyla haber edinmeye karar verince Denizli’de Milliyet ve Hürriyet Gazeteleri büroları kapatılmış, bunun yerine Osman Nuri Boyacı önderliğinde DHA bürosu kurulmuştu.

Dün itibariyle DHA Denizli bürosunu kapattı, uzun süredir “Artık yoruldum” diyen Osman Başkan biraz sevinse de Deniz Tokat isimli genç meslektaşımız işsiz kaldı, ona üzüldü. DHA’ya bundan sonraki süreçte Ramazan Çetin home-ofice yöntemiyle bakacak.

ART’den unuttuğumuz sanılanlara dair…
Orhan Mıkıroğlu bir klasiktir o kurumda. Sevgi Yeşilay, bana göre çok erken bıraktı sektörü, bırakmasaydı kesin birlikte çalışırdık.

İsmail Akça’lı dönemlerde yine flaş isimlerden biriydi Yavuz Gökçimen… Sonra Mesut Ece’yi de unutmuş sayılmayalım…

Kaybettiklerimize dair…
2000’li yıllar Azrail’i yordu Denizli medyası…
Tabi arada isimleri geçiyor, yarım kalıyor.
Sedat Acar’ı kaybettik bu geçen sürede,
Abdulgaffar Nemutlu’yu kaybettik!..
İsmail Akça’yı kaybettik…
Bahsetmedim daha önce ama Meydan Gazetesi vardı bir vakitler Denizli’de; medyanın yeniden dizayncıları son beşliye satın aldırıp kapatmıştı kardeşiyle birlikte ortağı olduğu gazeteyi… İsmail Aydın’ı kaybettik.

Rahmetlik Demirel’in Kolombo ismini taktığı, adı her ne kadar Ticaret ve Ekonomi olsa da diğer günlük gazetelerden farkı olmayan bir gazetemiz daha vardı. Yeniler bilmez. Onun patronu, birilerinin korkulu rüyası İsmail Hakkı Ekmeçioğlu’nu kaybettik, gülen yüzümüz İlyas Haytan’ı kaybettik…

Beyhan Aslan’a dair…
Beyhan Aslan mesleğe başladığımda ANAP İl Başkanı idi. Daha sonra milletvekili oldu. Kısa süre geçmeden Grup Başkan Vekili yapıldı, Türkiye’nin yakından tanıdığı siyasetçilerden biri haline geldi. Siyasetten ayrıldıktan sonra Murat Ülker’in vakfı TÜKÇEV’in başına getirildi. Ankara’da çok uzun yıllar bu vakfın en yetkin ismi oldu. Denizlihaber.com’a AK Parti’nin ilk yıllarına ilişkin verdiği röportaj acayip ses getirdi. O zamanlar Başbakan olan Mesut Yılmaz’ın odasına girip, “Ben buraya parmak indirip kaldırmaya gelmedim. Aktif görev almaya geldim” diyerek kaptığı Grup başkanvekilliği görevini bence layıkıyla yerine getirdi.

Aslan değince aklıma Ahmet Geren gelir, hüzünlenirim. Aslan’ın ardından il başkanlığı koltuğuna oturmuştu, tanıdığım en güzel siyasetçilerden, insanlardan biriydi. O geçen 15 yıl boyunca kaybettiklerimizden biridir.

Hacı Selamoğlu’na dair…
Hacı bir haber geçmek için girdiği ofisimizden 7 yıl gitmedi. Ulusal yayın organlarının Denizli muhabirliği görevini telif haklı sözleşmeli olarak yürüten Hacı, dolayısıyla o gazetelerde yayınlanacak nitelikteki haberler yapıyor, biz de o haberleri yayınlarımızda kullanıyorduk.
Yani böyle bir ofise gelip gitmeme, bir türlü rahatına bozmama hali olsa da adamın bizim ofise çöktüğünü filen düşünmenizi istemem. Eminim o da istemezdi.

Şaka bir yana Hacı bizden ayrıldıktan sonra Kadir Altınoluk tarafından çıkarılan Yeni Olay Gazetesi’ne gitti, oranın kadrolu habercilerinden biri oldu. Bizim sağlayamadığımız imkanları buldu. Ve fakat sanırım Altınoluk’un oraya başlayalı bir 7 yıl kadar oldu.
Yeni bir projeye yelken açmanın tam vaktidir!.

Bölüm Sonu çıkarımı:
Evet, Kızılhisar İşhanı şu ana kadar yaptığı ev sahipliklerine bakılırsa oldukça enteresan. Alo Medya o işhanının bence efsanesi. Çok büyük işler yaptık o şirketle. Ama FETÖ ve o günkü işbirlikçilerinin kurbanı edildik. Yüz binlerce liralık zarara uğratıldık. Tam bu karmaşada bizleri feci kıranlar da oldu, insanlık örneği gösterip elimizden tutanlar da.

Hayat işte sıcağı ve soğu, acıyı ve tatlıyı, iyiyi ve kötüyü öğrenmek için, yaşamalısın!..

YARINKİ BÖLÜME DAİR
Yarından itibaren sürpriz artık. Keza bana ne zaman sıra gelecek diyenler var, “La oğlum bizi yazmasa bari” diyenler var. Bunun benim günah çıkarma yöntemim olarak bakanlar ve ya da soldan mı sağdan mı çıkaracağım belli olmayan kroşeler için ortam yarattığımı düşünenler var.. Son yazıları iyi toparlamalıyım diye son dakika rötuşları yaptığımdan kendimi bağlamak istemiyorum.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Selçuk Selvan   -  Bağlantı 15 Kasım 2017, 09:41

Çok seviyorum bu dobraligini. Hele yapılan yardımları unutmayıp cümle aleme duyurmak çok acaip büyüklük. Helal olsun. Yolun her daim açık olsun BÜYÜK Gazeteci

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı