RAHİM AĞZI KANSERİNİ YENEBİLİRSİNİZ - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

RAHİM AĞZI KANSERİNİ YENEBİLİRSİNİZ

9 Eylül 2019 Pazartesi

Meme kanseri, kadınlarda görülen kanser türünde ilk sırada yer almasına rağmen, ikinci sıradaki rahim ağzı kanserinin yaşamı tehdit edici özelliği daha fazladır. Kadınlar arasında en sık görülen 2. kanser olan rahim ağzı kanserine %98 oranında HPV virüsü neden olmaktadır. Maalesef her 100 kadından en az 2’si hayatının bir döneminde rahim ağzı kanserine yakalanmaktadır. Öte yandan rahim ağzı kanserine karşı alınan önlemlerle kadınların hayatları boyunca kanserle karşılaşmama oranı çok yüksektir. Rahim ağzı kanseri normal şartlarda 50 yaş civarında ortaya çıkarken, son yıllarda genç kadınlarda da görülmeye başlamıştır.

Hiçbir şikâyet olmadan, kişi yıllarca HPV virüsü taşıyabilir
Öncelikle HPV nedir onu tanımlamak gerekir. Rahim ağzı kanseri tanısı konmuş kadınların %95’inden fazlasında görülen HPV virüsü, genital bölgeyi enfekte eden ve temas yolu ile yayılan bir virüstür. Özellikle kadınlarda daha sık olmak üzere cinsel bölgede siğillere ve rahim ağzının dış genital bölge ve üreme yollarında kansere sebep olur. HPV virüsü oldukça sinsidir ve aylarca hiçbir belirti göstermeden yayılmaya devam edebilir. Hiçbir şikâyet olmadan kişi yıllarca enfeksiyon taşıyabilir. Bu durum, hastalığın yayılmasına engel olmadığı gibi virüs, ilişki sırasında bulaşmaya devam edebilir.
Her genital siğil rahim ağzı kanserine dönüşmez Rahim ağzı kanserine neden olma olasılığına göre risk gruplarına ayrılan HPV virüsünde daha çok siğile yol açan tipler, rahim ağzı kanseri açısından düşük risk grubunda olan türdendir. Dolayısıyla her genital siğil rahim ağzı kanserine dönüşecek diye bir durum söz konusu değildir.

Genital siğil, tedavi edilse de tekrar çıkabilir HPV virüsü enfeksiyonu sonucu oluşan siğiller; yakılarak, dondurularak, cerrahi ya da lokal kremler yardımıyla tedavi edilebilir. Bu tedavi sonucu genital siğilin kaybolması, bir daha ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Bazı kişilerde tedavi sonrası genital siğil tekrarlamazken, bazılarında sık sık aralıklarla yeniden kendini gösterebilir. Her yeni genital siğil oluşumunda tedavinin tekrarlanması gerekir. HPV virüsü enfeksiyonlarında tedavi olmaksızın, kişinin kendiliğinden virüsü vücudundan atabildiği vakalar da söz konusudur.

Rahim ağzı kanserinin belirtileri nelerdir?
Çıplak gözle ya da jinekolojik muayenede rahim ağzında sorun her zaman tespit edilemeyebilir. Öte yandan rahim ağzı kanserinin belirtileri erken dönemden de kendini göstermeyebilir. Rahim ağzı kanserinin belirtileri daha çok hastalığın ileri safhalarında ortaya çıkar. Kanlı akıntı, cinsel ilişki sonrasında kanama ve düzensiz âdet kanaması gibi belirtiler rahim ağzı kanserinin belirtileri arasındadır. İlerlemiş vakalarda muayene esnasında bile tümör fark edilebilir. Smear testi denilen vajinal akıntı ile ya da “kolposkop” denilen rahim ağzını büyüterek gösteren aletlerle değişiklikler fark edilebilir. Kesin tanı ise şüpheli bölgeden alınan biyopsi ile konulabilir.

Smear testi nedir?
Smear testi (Pap smear) rahim ağzı kanserini taramaya yönelik yapılan, pek çok ülkede kullanılan basit bir testtir ve kadınların servikal (rahim ağzı) kanser ya da pre-kanser (kanser öncüsü) taramasında kullanılır. Smear testi son derece basit ve ağrısız bir kanser tarama yöntemidir.

Kadınların yılda bir kez smear testi yaptırmaları, rahim ağzı kanserinden korunmak için oldukça önemlidir. 21 yaş üzerindeki aktif cinsel yaşamı başlamış tüm kadınların 35 yaşına kadar her yıl bir kez, 35 yaşından sonra ise üç yılda bir kez smear testi yaptırmaları gerekir. Testler menopoz sırasında da aksatılmamalıdır. 65 yaşından sonra hastanın o zamana kadar en az üç normal smear testi sonucu bulunuyorsa, doktorunun bilgisi ile smear testlerine son verilebilir. Ayrıca smear testinde şüpheli bir durum görülmüşse, test daha sık aralıklarla yapılabilir ya da ileri tektik uygulanabilir.

Rahim ağzı kanseri aşısı neden önemlidir?
HPV’den korunmak için 12 yaşından itibaren kız çocukları ve kadınların rahim ağzı kanser aşısı olması önerilir. Çünkü rahim ağzı kanseri aşılarını yaptıran kadın ve erkekler aşıların içerdiği HPV tiplerine karşı %100’e yakın bağışıklık kazanırlar. Bununla birlikte aşıların ilgili HPV tiplerine karşı ömür boyu koruyuculuğu vardır ve tekrara gerek yoktur. Rahim ağzı kanserinin yanı sıra vajinal ve vulva kanserlerinden de koruyucu etkisi olan aşı için en ideal aşılama zamanı cinsel deneyim henüz başlamadan yani HPV virüsü ile temas olmadan öndeki dönemdir. Çünkü HPV bulaştığında uygulanan aşı, önerilen zamanda yaptırılması kadar etkili olmama ihtimali yüksektir. HPV aşısı, 9-14 yaşlarındaki tüm ergen ve gençlerde önerilen üç doz programından ziyade, en az altı ay arayla iki doz şeklinde uygulanmalıdır. 15-26 yaş aralığında ise üç doz aşı programı uygulanması uygundur.

Erkeklere de rahim ağzı kanseri aşısı
HPV virüsünden korunmak için hep kız çocukları ve kadınların korunma yöntemlerinden bahsediyoruz ancak HPV virüsüne karşı 45 yaşa kadar rahim ağzı kanseri aşısı erkeklere de yapılması gerekmektedir. Çünkü HPV erkeklerde de bazı kanser türlerine yol açmakta ve taşıyıcılıkla HPV aktarımına neden olmaktadır.

Rahim ağzı kanserinin belirtileri nelerdir?
Rahim ağzı kanserinin belirtileri erken dönemde kendini göstermeyebilir. Çıplak gözle ya da ve jinekolojik muayenede rahim ağzındaki sorun görülmeyebilir. Smear testi denilen vajinal akıntı ile ya da “kolposkop” denen rahim ağzını büyüterek gösteren aletlerle değişiklikler fark edilebilir, kesin tanı ise şüpheli bölgeden alınan biyopsi ile konulabilir. Rahim ağzı kanserinin belirtileri daha çok hastalığın ileri safhalarında ortaya çıkar. Kanlı akıntı, cinsel ilişki sonrası kanama ve düzensiz adet kanaması gibi belirtiler rahim ağzı kanserinin belirtileri arasındadır. İlerlemiş vakalarda muayene esnasında bile tümör fark edilebilir. Rahim ağzı kanseri belirtilerinden biri olan cinsel ilişkiden hemen sonra ya da ertesi gün beklenmedik şekilde oluşan kanamalar rahim ağzı kanserinin erken belirtisi olabilir.

Rahim Ağzı Kanserinin Risk Faktörleri
Rahim ağzı kanserinin risk faktörleri ise şöyledir; çok eşli olmak, cinsel ilişkiye 20 yaşından önce başlanmak, sigara içmek, bağışıklık sisteminin zayıf olması, genital organlarda viral ve bakteriyal enfeksiyonların sıkça görülmesi, çok sayıda doğum yapmak, C vitamini ve A vitamini eksikliği.

Nasıl Önlem Alınmalı?
HPV’den korunmak için 12 yaşından itibaren kız çocukları ve kadınların rahim ağzı kanser aşısı olması önerilir.

Rahim ağzı kanseri aşılarını yaptıran kadın ve erkekler aşıların içerdiği HPV tiplerine karşı %100’e yakın bağışıklık kazanır. Aşıların ilgili HPV tiplerine karşı ömür boyu koruyuculuğu vardır, tekrara gerek yoktur.

Rahim ağzı kanseri aşısını HPV ile hiç karşılaşmadan yaptırmak servikal kanser vakalarının çoğunu önleyebilir. Rahim ağzı kanserinin yanı sıra vajinal ve vulva kanserlerinde de koruyucudur. Rahim ağzı kanseri aşısı için en ideal aşılama zamanı cinsel deneyim henüz başlamadan yani HPV virüsü ile temas olmadan önceki dönemdir. HPV bulaştığında aşı önerilen zamanda yaptırılması kadar etkili olmayabilir. 9-14 yaşlarındaki tüm ergen ve gençlerin, önerilen üç doz programından ziyade, en az altı ay arayla iki doz HPV aşısı almasını önermektedir. 15-26 yaşları arasında aşı yaptıracak gençler ve genç erişkinlerin üç doz aşı yaptırması önerilmektedir.

Ayrıca HPV virüsüne karşı 45 yaşa kadar rahim ağzı kanseri aşısı erkeklere de yapılması gerekmektedir. Çünkü HPV erkeklerde de bazı kanser türlerine yol açmakta ve taşıyıcılıkla HPV aktarımına neden olmaktadır.

Smear Testi
Rahim ağzı kanseri erken dönemde belirti veren özelliğinin yanında, tanısı jinekolojik muayene ve “Smear Testi” ile rahatlıkla konulabilmektedir. Erken evrede yakalanıp tedavi edildiğinde başarı oranı %80-85 olan rahim ağzı kanserinde biyopsi de hastalığın tanısında ve doğru bir tedavi planı için çok önemlidir.

Smear testi son derce basit ve ağrısız bir kanser tarama yöntemidir. Kadınların yılda 1 kez smear testi yaptırmaları, rahim ağzı kanserinden korunmak için oldukça önemlidir. 21 yaş üzerindeki aktif cinsel yaşamı başlamış tüm kadınların 35 yaşına kadar her yıl bir kez, 35 yaşından sonra ise üç yılda bir kez smear testi yaptırmaları gerekir.Testler menopoz sırasında da aksatılmamalıdır. 65 yaşından sonra, hastanın o zamana kadar en az üç normal smear testi sonucu bulunuyorsa, doktorunun bilgisi ile smear testlerine son verilebilir. Ayrıca smear testinde şüpheli bir durum görülmüşse, test daha sık aralıklarla yapılabilir ya da ileri tetkik uygulanabilir.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı
 

SON YAZILARI