İLETİŞİM İNCELİKLERİ - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

İLETİŞİM İNCELİKLERİ

29 Temmuz 2021 Perşembe

Değerli okurlarım; bu başlık altında daha çok, yazılarımda ve ikili iletişimlerimde kullanmaya önem verdiğim inceliklerden yani kendi incelik uygulamalarımdan söz edeceğim. Bu ve benzeri yaz yazılarımı farklı bir tad ve havada yazmaya özen gösteriyorum. Kararında olmak üzere daha bir yürekten yüreğe, daha bir “hoş seda” yazı tarzı olmasını istedim. Umarım beğenirsiniz.

Dolaylı mı anlatsam yoksa dolaysız mı diye düşündüğüm bir hususla başlayayım. Dolaysız anlatmayı yeğledim. Kimi genç yazarlarda yadırgadığım bir seslenme biçimi var. İkinci tekil şahıs kullanarak ithamlarda bulunmak. “Sen” ve “siz”li bu itham dilinin muhatabı olan bir okurun, kendisine böyle seslenilmesinden hoşlanacağını doğrusu hiç düşünemiyorum.

Birisiyle konuşan kişinin de; eleştirdiği kişi ve kurumların eleştirisini ikinci tekil ya da ikinci çoğul şahıs ithamlarla yapması, ülkemizde yaşanan bir durumdur. Geçen yılların birinde bir televizyon kanalımızda; rahmetli üstat Yaşar Nuri Öztürk’le röportaj programları yayınlanıyordu. Program sunucusu Saba Tümer’di. Aslen izmir’li olan ünlü sunucumuz, gülümsemesiyle tanınmıştır, anımsayacağınız gibi.

Rahmetli üstat Yaşar Nuri Öztürk; Saba Tümer’in sorularını yanıtlarken, bu yanıtlarda yer alan eleştiri ve ithamları sürekli ikinci tekil ya da çoğul şahıs üzerinden yapıyordu. Yani “sen” ve “siz” dili kullanıyordu. Toplumumuzda görülen bir konuşma şekli elbette. Yalnız, kimseye önermeyeceğim de açıktır. Çünkü böyle konuşan, istemeden de olsa, karşısındaki insanı büyük bir sıkıntıya sokar. İşte Saba Tümer de renkten renge giriyor, hocanın bu konuşma tarzı altında eziliyordu. Çok değerli böyle bir kişilik de, iletişimde özenli olamayabiliyor diyelim.

“Ben” dili kullanmak iyi bir seçenek değil midir? Örneğin eşimize ” sen beni incittin” diyeceğimize, “ben senin bu davranış ya da sözlerinden incindim” demek? Yani itham etmeden duygumuzu paylaşmak? Psikologlar bunu öneriyorlar zaten. Aynı biçimde, “ben bu kişinin ya da kurumun şu davranış ya da söylemini doğru bulmuyorum” demek?..

Belki anımsarsınız. Birbirinin devamı sayılabilecek iki yazım vardı: “Simyacısınız” ve “Kara Büyücüdürler”. Bu iki yazımı çok önemserim. Simyacı nitelemesini mecazi olarak, “bir kişinin daha iyi olmasını sağlayan” anlamında kullanmıştım. “Kara Büyücü” de yine mecazi olarak, “bir kişinin kötü duruma düşmesini sağlayan” anlamındaydı. Dikkat ederseniz; olumlu nitelemeyi ikinci çoğul şahıs yani “siz”dili kullanarak yapmış, olumsuz nitelemeyi de üçüncü çoğul şahıs yani “onlar” dili kullanarak yapmıştım. Kullandığım iletişim inceliklerinden biriydi.

Okuruma saygıyı önemserim. Bu saygının altını doldurmak için araştırmalar yaptım. Örneğin, pek devrik cümle kullanmamaya özen gösteriyorum. Çünkü, Türk Dil Kuralları’na aykırı olmasa da, okuru yoracağını anladım. Düşük cümle kullanmaktan zaten kaçınıyorum. Düşük cümle bir Türkçe hatasıdır ve hiçbir yazara yakışmaz. Okurlarımızın gözünden de kaçmayacaktır. Uzun cümleler kurmamaya ve paragraflarımın doğru kısalıkta olmasına özen gösteriyorum.

İkili iletişimlerimde de aynı konulara özen göstermeye çalışıyorum. İkili diyaloğu monoloğa döndürüp karşımızdakini esir almayı yanlış bulurum. Konuştuğum kadar dinlemeliyim derim. İyi bir dinleyici olmanın, iyi bir konuşmacı olmaktan önce geldiğini düşünürüm. Çoklu görüşmelerde meydanı ele geçirmeyi de yadırgarım. Öte yandan, pek beceremesem de, kanımca yerine göre iddialı konuşmak da gerekli. İnsanın, yazıda ve konuşmalarda kendini ortaya koyması ve gücünü duyumsatması da gerekiyor sanırım. Elbette incelikli biçimde. Ne dersiniz değerli okurlarım?

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Haluk Şemsioğlu   -  Bağlantı 29 Temmuz 2021, 20:15

Yaşarcım.çok yalın bir şekilde anlatmışsın.Özellikle devrik ve uzun cümle kurma işini maharet zanneden AÇIK OTURUMCULAR var.Birde yeni nesilde çok hızlı konuşma modası var.Iki kelime arasında hiç boşluk bırakmıyorlar buna ilaveten yanlış tonlamalar

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı