Eğitim-İş’ten Eğitim güvenliği toplantısı değerlendirmesi
Denizli’de geçen hafta yapılan Güvenli Okul İklimi Değerlendirme Toplantısı’na ilişkin değerlendirme geldi. Eğitim-İş Denizli 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu, ‘öğretmeni değersizleştiren” yaklaşımı eleştirdi.
Yazılı değerlendirme yapan Okulu, “Sayın Vali ‘Protesto ettim, suçu başkasına attım’ şeklinde bir cümle kurdu. Suçu biz eğitimciler işlemedik ki başkasına suç atalım. Yaşanan sorunun mağduru okul iklimidir. Sorumlusu ise okuldaki öğretmeni de öğrenciyi de koruyamayan Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidardır” dedi.
Okulu’nun açıklamasının bazı bölümleri şöyle:
* Biz eğitim emekçilerinin yaşananlar karşısında iş bırakma eylemini eleştiren sayın valinin cümleleri, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın polisin karakol saldırısı sonrası görevini bırakmamasına benzetmesi kadar iç acıtan ve empatiden uzak bir açıklamadır.
* Çünkü eğitim, güvenli ortamlarda yapılır. Biz güvenlikten değil eğitimden sorumluyuz. Asıl işi bizim güvenliğimizi sağlamak olanlar, önce kendi işlerini yapsınlar, sonra bize eğitimin nasıl yapılacağı ile ilgili ders vermeye kalksınlar.
* Sayın vali şark toplumuyuz diyor, şeklin önemli olduğunu, öğretmenin öğretmen gibi olmasını söylüyor. Eğer öğretmenliği kıyafetimiz yapıyorsa takım elbiseleri, döpiyesleri sınıflara asalım, bırakalım dersi elbiseler anlatsın. Kıyafet serbestliğini mevcut siyasi iktidarın getirdiğini de umarım biliyordur sayın vali ! “Hademe /müdür ” tabiriyle yardımcı hizmetler personelinin rencide edilmesini asla kabul etmiyoruz . Okul idarecisi arkadaşlarımızın kıyafeti üzerinden yapılan algı, gerçeğin üstünü örtme gayretinden başka bir durum değildir.
* “Çocuğu terbiye için önce kendisini terbiye edecekmiş öğretmenler” sayın vali bu cümleyi kurarken karşısında öğretmen ve okul idaresi olduğunu unutmuş. Kendisine hatırlatmak isteriz, sizi de öğretmenler yetiştirdi. Eğitim ailede başlar, okulda devam eder. Öğretmenin değersizleştirilip, velinin taleplerinin öncelikli hale getirildiği okullarda görev yapıyoruz.
* Bu toplantının motive edici, yaraları saran, işbirliğine açık ve dayanışmayı çoğaltan bir toplantı olmasını isterdik. Oysa toplantı sayın valinin tabiriyle suçu öğretmene idareye atma çerçevesinde olmuş. Eğitim; akıl, bilim ve fenden uzaklaşırsa her gün biraz daha çökmeye, çürümeye devam edecektir. Tarikatlara ve benzer vakıflara olan imkan, eğitime ayrılmalıdır. Eğitimin bileşeni olan sendikalar da bu tür toplantılara dahil edilmelidir. Bu tür toplantılar, ast üst ilişkisi ile değil işbirliğini geliştirici herkesi kucaklayıcı olmalıdır. Unutmayalım ki en hakiki tarikat, medeniyet tarikattır.
