BİZİM DE BİR TRUMP’IMIZ VAR
Kulis Horozu yazdı...
Siyaset yapmak, gerçekten de sorumluluk gerektiren bir işmiş…
Onca yıldır siyasetle ilgilenen biri olarak bu gerçeği ‘bu dönemde anladım’ diyebilirim.
Bunu da bana öğreten kişi Nuri Çavuşoğlu oldu.
Açıkça söylemek gerekirse kendisini Trump’a çok benzetiyorum.
Evet, ABD Başkanı Donald Trump’a…
Nasıl mı?
Şöyle düşünsenize… İkisi de sanki başka dünyadan gelmiş gibiler…
Söylemleri, sabah kalktıklarında akıllarına ilk geleni yapmaları, kendilerinden olmayanları suçlayıcı konuşmaları, ‘ben yaptım oldu’ işleri, büyük tepki çeken yönetici atamaları, seçim döneminde verdikleri sözleri tutmamaları gibi…
Hatta biri sevmediği bir devlet başkanına küfrederken, diğeri de muhtara küfür ediyor. İkisi de bu olaylar ortaya çıktığında özür dilemek yerine, yaptıklarının son derece normal olduğunu söylüyor.
Bu benzetmemi destekleyen son gelişmelerden biri de son Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oldu.
Göreve geldiği günden bu yana yaptığı icraatları ile hem kendi partilileri hem de muhalefetin büyük tepkisini çeken Nuri Çavuşoğlu, Meclis’teki son kararı ile bir kez daha ‘pes’ dedirtti.
Başkan Çavuşoğlu şunları söyledi: ‘Bugüne kadar tüm Meclis üyelerine söz hakkı verdim ama artık vazgeçtim. Bundan sonra gündem dışı kimseye söz vermeyeceğim. İsteyen olursa da önceden yazılı olarak müracaat edecek, konuşması da 10 dakikayı geçmeyecek’’.
Zannediyorum bu uygulama Türkiye’de bir ‘ilk’ olacak.
Tıpkı Başkan Çavuşoğlu’nun göreve geldiği günden bu yana tüm Meclis oturumlarında önceki dönem yöneticileri, Ak Parti milletvekilleri, Bakanı, valisi, şehirdeki il müdürleri ile ilgili suçlayıcı konuşmaları ile gündem yaratıp, Büyükşehir Meclisi’ni adeta bir miting alanına dönüştürmesi gibi…
Aslına bakarsanız bu açıklamayı yaparken Ak Parti ve CHP grubuna büyük bir koz verdi Başkan Çavuşoğlu…
Meclis üyelerine, ‘kardeşim size bundan sonra söz hakkı filan yok’ dedi.
Ama ne oldu?
Bu gruplardan en ufak bir tepki gelmedi.
Hadi grup başkanları düşünemedi, yıllardır o Meclis’te görev yapan diğer meclis üyeleri de mi düşünemedi? Biri de çıkıp, ‘kardeşim o zaman burada neden oturuyoruz?’ demedi.
Neyse…
Allah’tan Başkan Çavuşoğlu, benzeri Trump gibi devlet başkanı filan değil. Öyle olsaydı, halimiz nice olurdu düşünmek bile istemiyorum…
