İçeriğe geç

DEĞER KAYBI VE MAHRUMİYET BEDELİ TAZMİNATLARI

Avukat – Uzman Arabulucu Zafer Ersin TOPOĞLU yazdı…

Zafer Ersin Topoğlu
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 16 Eylül 2025 - 12:57:00 Güncelleme: 16 Eylül 2025 - 12:57:10
Zafer Ersin Topoğlu
Zafer Ersin Topoğlu

Türk Hukuk Sistemi’mizde haksız fiilden kaynaklı tazminat türlerinden olan değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminatları, uygulamada gerek zorunlu arabuluculuk süreçlerinde gerekse arabuluculukta anlaşma sağlanamadığında da yargılama faaliyetlerinde önemli bir yere sahiptir. Yine bu bağlamda Sigorta Tahkim Komisyonu’na da başvuru usulü de bu tazminat türleri açısından önemli bir hacme sahiptir. Bu yazımızda sadece maddi hasarlı trafik kazaları açısından başvuru süreçleri kısaca anlatılacaktır. Lakin yaralamalı veya ölümlü trafik kazaları sonrasında kusur oranı duruma göre diğer tazminat türleri ile birlikte değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminatları da ayrıca talep edilebilir.

            Ülkemizde bilindiği üzere trafikteki araçların ZMMS yani Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kanunen zorunlu olup kasko poliçeleri ise ihtiyaridir. Ancak günümüzde gelinen noktada kasko poliçesi her ne kadar zorunlu olmasa da gerek araç bedelleri ile araç yedek parça bedelleri ve tamirat süreçlerindeki işçilik bedellerinin yüksek olması nedeniyle gerekse maddi hasarlı trafik kazaları dışında yaralamalı veya ölümlü trafik kazaları sonucu hesaplama kriterlerindeki kalemlerinin asgari ücrete göre her yıl artışı olup hesaplamalarının asgari ücretin artışına göre uzun süren yargılamalarda her yıl yeni değerlemelerden dolayı yüksek olması sebebiyle araçlara kasko poliçeleri yapılması elzem haline gelmiştir. Hatta kasko poliçelerine ilaveten son yıllarda moda olan İMMS yani İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçeleri de sigorta şirketlerinin düzenlediği önemli bir poliçe türü haline gelmiştir.

            Günümüzde hiç yaşanmamasını temenni ettiğimiz ancak ülkemizdeki araç yoğunluğu dikkate alındığında ve insanlardaki dikkatsizlik veya acelecilik faktörü ile birleştiğinde trafik kazaları maalesef kaçınılmaz oluyor. Gerçekleşen bir trafik kazası neticesinde öncelikle “Mala gelsin cana gelmesin” temennisinin ardından insanoğlunun fıtratı gereği “Mal canın yongası” ifadesi ile çok sık karşılaşırız. Bu durumda öncelikle aracınızı sigortalattığınız sigorta acentesi marifetiyle veya aracınızın tamirinin gerçekleştirildiği servis yetkilileri vasıtasıyla bugünkü yazımız konusu olan değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminatları kusursuz olan araç sahibinin yasal hakları olduğu hatırlatılır ki bazen hatta genellikle hasar dosyasının açılmasıyla birlikte, Sigorta Gözetim Merkezi’ne düşen kayıtlardan ve/veya bu tür işleri iştigal alanı benimsemiş kişilerce edinilen bilgilerin danışmanlık şirketlerine pazarlanmasından sonra hiçbir yasal dayanağı ve hakkı olmadan KVKK’yı yani Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nu adeta delercesine, bilgilerinizi eline geçiren sözde danışmanlık şirketleri özellikle kusursuz araç sahiplerine ve hatta bu yazımızın konusu olmasa da yaralamalı veya ölümlü trafik kazalarında yaralanan kişiyi veya ölen kişilerin yasal mirasçılarını adeta taciz edercesine bu yazımızda ve sonraki yazımızda anlatmaya çalışacağım tazminat türlerinin talebi noktasında vekaletnamenizi almak adına sizleri sıklıkla farklı numaralardan gece gündüz tatil günü demeden arayabilir. Konusu gelmişken belirtmekte fayda var bu tür danışmanlık şirketlerinin genelde hiçbir yasal dayanağı olmayıp barolar bu tür danışmanlık şirketlerine karşı gerekli yasal süreçlerini işletmektedirler. Şöyle ki çoğu zaman özellikle yargılamalar sürecinde kusur oranlarındaki değişiklik durumunda hukuki süreçler düzgün aydınlatılmadan vekaletini veren kişiler mağdur olabilmektedir. Bu mağduriyet durumunda maalesef imzalanan ücret sözleşmeleri sonucu hiçbir hak da elde edemeden ortada kalınmaktadır ki üstüne üstük karşı tarafa ödenen karşı yan vekalet ücreti ve yargılama masrafları ile varsa tazminat kalemleri cabası olup cebine para girsin beklentisi ile çıkılan bu yolda bir de cebinden para ödemek zorunda olacağı bir süreçle karşı karşıya kalır. Bu bağlamda bu tür mağduriyetlerin yaşanmaması açısından mutlaka ve mutlaka bu süreçlerle ilgili barolara kayıtlı hukuk bürolarındaki avukatlardan hukuki destek alınması çok büyük önem arz etmektedir.

            Değer kaybı bedeli tazminatı bir aracın kaza sonucu piyasa rayiç bedelindeki araçta oluşan hasar nispetinde ve tramer kaydındaki hasar kaydına göre emsallerine göre daha düşük bedelle alım satım işlemi olacağından dolayı kusursuz araç sahibi bu zararın tazmini noktasında aracına kusurlu eylemi ile zarar veren yani haksız fiile sebep olandan bu zararın giderilmesini isteyebilir. Ayrıca değer kaybı bedeli tazminatı sadece trafik kazaları nedeniyle oluşan haksız fiilin bir müeyyidesi olmayıp mesela sıfır bir araç aldınız ancak bu aracın ayıplı mal vasfında olduğunu sonradan öğrendiniz veya aracınızın bakım işlemi için bir servise götürdünüz buradaki servis hizmeti esnasında aracınıza herhangi bir zarar verildi bu durumlarda da zarar gören araç sahibi tüketici konumundan doğan haklarını kullanmanın yanı sıra ki bu yol genelde bayilerin veya servislerin hukuk sistemindeki hantallıktan faydalanmaları sebebiyle zararınızın giderilmesinden ziyade psikolojik olarak da yoracağından yine aracın sıkıntısız rayiçleri ile sonradan ayıplı mal ve kusurlu hizmet nedeniyle oluşan zarar neticesindeki değer kaybı bedelini doğrudan ayıplı mal satan bayiden veya kusurlu hizmet veren servisten talep edebilir.

            Mahrumiyet bedeli tazminatı ise trafik kazasında kusurlu davranış sonucu oluşan haksız fiil neticesinde kusursuz olan ve aracı hasar gören araç sahibi aracının tamirat sürecinde normal şartlarda o haksız fiil gerçekleşmesiydi aracı halen kullanımda olacaktı ancak gerçekten haksız fiil neticesinde aracının tamiratı tamamlanana mahrum kaldığı gün süresince ikame araç olarak bir araç kiralayacak bunun içinde ayrıca bir bedel ödemek zorunda kalacağından tamirat süresi boyunca kendi kasko poliçesindeki ikame araç klozu veya servisin ikame araç temini ile bedelsiz ikame araç tesisi dışında kalan süreler için mahrumiyet bedeli tazminatı hesaplanıp kusursuz olan araç sahibine ödenir. Burada kusursuz olan aracın cinsi, modeli ve niteliği yeni ticari araç olup olmamasına göre mahrumiyet hesaplamaları da farklılık göstermektedir. Özellikle belirtelim ki gerek aracın tamir edildiği servis tarafından ikame araç tahsisi durumunda gerek kusursuz olan aracın kasko poliçesinden ikame araç klozu kapsamında ikame araç tahsisi olmuş ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren aracın tamirat yapılıp araç sahibine teslim edildiği tarihlerden ikame aracın tahsis edildiği günler düşülerek kalan günler için talep halinde mahrumiyet bedeli hesaplanıp kusursuz araç sahibine değer kaybı bedeli dışında mahrumiyet bedeli ödemesi de yapılır. Ancak ikame araç süresi ile tamirat süresi birebir ise mahrumiyet bedeli tazminatı doğmaz. Ayrıca mahrumiyet bedeli tazminatı ZMMS kapsamında olmadığından sigorta şirketlerinin bu tazminat türü noktasında bir sorumluluğu yoktur.

            Son olarak değer kaybı bedeli tazminatı kusurlu olan aracın ZMMS poliçesi tarafından kloz kapsamında ve limiti dahilinde ilgili sigorta şirketinden karşılanabilirken mahrumiyet bedeli tazminatı yukarıda da izah ettiğimiz üzere ZMMS poliçesi kapsamında değildir. Yine kusurlu aracın Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi (ZMMS) yok ise karşı taraf değer kaybı bedelini ve mahrumiyet bedelini Güvence Hesabı’ndan da talep edemez. Güvence Hesabı’ndan sadece yaralama ve/veya ölüm durumlarında gündeme gelen tazminat türlerinin şartları sağlaması durumunda talep ve tahsili noktasında yararlanılabilir. ZMMS poliçesi tarafından kloz kapsamında ve limiti dahilinde ilgili sigorta şirketinden karşılanan tazminatlar hiç sigorta şirketine başvurulmadan veya başvurulsa da limiti aşan kısımlar için kusuru bulunan araç sahibi ya da sürücüsü farklı ise de sürücüsünün şahsi sorumluluğuna gidilebilir. Zarar gören kusursuz araç sahibi değer kaybı bedeli tazminatını sadece ilgili sigorta şirketinden karşılamak isterse önce zorunlu arabuluculuk sürecini başlatarak ve akabinde anlaşma sağlanmazsa yetkili yargı yerindeki görevli ticaret mahkemelerinden bu zararlarını yine kusuru bulunan araç sahibinden ya da sürücüsü farklı ise de sürücüsü ile birlikte müteselsil olarak tazminini talep edebilir. Şayet sigorta şirketinden değil de sadece kusuru bulunan araç sahibinden ya da sürücüsü farklı ise de sürücüsünden karşılamak isterse zorunlu arabuluculuk süreci işletmesine gerek kalmadan yetkili yargı yerindeki görevli asliye hukuk mahkemelerinden bu zararların tazminini, kusuru bulunan araç sahibi ya da sürücüsü farklı ise de sürücüsünden müteselsil olarak talep edebilir. Ancak tekrar hatırlatmakta fayda var, mahrumiyet bedeli tazminatından ZMMS poliçeleri kapsamında sigorta şirketleri kanunen sorumlu olmadığından yürütülen hukuki sürece göre sadece kusurlu araç sahibinden veya kusurlu araç sahibi ile sürücü farklı ise sürücüden de bu tazminatlar müteselsil sorumlu olacak şekilde talep edilebilir. Yetki yönünden, görev yönünden ve sorumlulukların kapsamı yönünden detaylı bir konu olduğu için yürütülecek hukuki süreçler mutlaka bir hukukçudan destek alınması sonradan hak kayıpları yaşanmaması adına önem arz etmektedir.

            Herkese yaşamları boyunca keyifle, sağlıkla ve kazasız sürüşler dilerim.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir