EVLİLİKLERDE YENİ TREND: EVLİLİK SÖZLEŞMESİ
Avukat-Ara bulucu Zafer Ersin Topoğlu yazdı...
Eskiden yalnızca “büyük servet” sahiplerinin tercih ettiği evlilik sözleşmesi, son yıllarda toplumun çok daha geniş bir kesimi tarafından bilinçli bir şekilde tercih ediliyor. Çünkü evlilik bir yandan duygu birlikteliği olsa da diğer yandan ortak bir ekonomik yaşamın başlangıcı durumunda. Bu nedenle çiftlerin maddi menfaatlerden ötürü ileride baskı unsuru olmaması adına yaptıkları evlilik sözleşmesi, evliliği zayıflatan değil; tam tersine, taraflar arasındaki güveni pekiştiren bir hukuki zemin olarak görülüyor.
Evlilik sözleşmesi, eşlerin evlilik süresince ve olası bir boşanma halinde malların nasıl yönetileceğini, paylaşılacağını ve ekonomik sorumlulukların sınırlarını belirleyen bir mal rejimi anlaşmasıdır. Türk Medeni Kanunu, evlilikle birlikte kendiliğinden “edinilmiş mallara katılma rejimini” uygulasa da eşler kanunun izin verdiği çerçevede farklı bir mal rejimi seçebilir.
Bugün sadece yüksek gelir sahipleri değil, küçük işletmesi olanlar, aile şirketinde ortaklığı bulunanlar veya ticari faaliyetlerden doğabilecek risklere karşı korunmak isteyenler de evlilik sözleşmesini tercih ediyor. Çünkü evlilik sırasında edinilen malvarlığı ile ticari sorumlulukların birbirine karışması, çoğu zaman tarafların istemediği sonuçlara yol açabiliyor. Evlilik sözleşmesi bu sınırı net bir şekilde çiziyor.
Çoğu kişi evlilik sözleşmesini “boşanmayı düşünmek” gibi algılasa da aslında tam tersi bir işlevi var. Belirsizlikleri ortadan kaldırarak evliliği korur. Mal, borç, emek ve katkı payı gibi konularda ileride oluşabilecek ihtilafların baştan şeffaf şekilde belirlenmesi, taraflar arasındaki güveni pekiştirir. Ailelerin müdahalelerini de en aza indiren etkili bir yöntemdir.
Evlilik sözleşmesi, evlilikten önce veya evlilik devam ederken noter huzurunda yapılmalıdır. Noter, bu sözleşmeyi nüfus müdürlüğü / evlendirme memurluğuna bildirir (sistem üzerinden). Yine taraflar isterse evlilik başvurusu sırasında bir nüshasını evlendirme memuruna da verebilir. Kanun koyucu, mal rejimi anlaşmalarının geçerliliğini korumak ve ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önlemek amacıyla noter onayını zorunlu tutmuştur. Evlilikten sonra da düzenlenmesi mümkündür; ancak her iki durumda da yazılı ve resmî şekle uygun olması gerekir. Evlilik devam ederken yapılan evlilik sözleşmesi geriye dönük yürümez. Ancak önceki Medeni Kanun döneminde evlenenler açısından 4722 sayılı yasanın 10. maddesi uyarınca istisnası vardır.
Sonuç olarak evlilik sözleşmesi; tarafların haklarını, emeğini ve ekonomik geleceğini netleştiren bir güvence aracıdır. Evliliği zedeleyen değil; aksine daha sağlam temele oturtan modern bir hukuki yaklaşımdır. Eğer evlilik sözleşmesi düşünüyorsanız mutlaka uzman bir hukukçudan destek alın.
