İçeriğe geç

Buldan’daki Süleymanlı Yayla Gölü ihaleye çıkıyor, tartışma başladı

Buldan’6ın kesin korunacak doğal alanlar içinde yer alan Süleymanlı Yaylası ve gölündeki sosyal tesisler ihale ile kiraya verilecek. Böylece yayla gölü 20 yıl boyunca mesirelik alana dönüşecek. Buldan’dan ihaleye tepki geldi, “Her şey önce birkaç küçük büfe ile başlıyor!”

AYCAN AYDOĞAN
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 14 Temmuz 2026 - 11:02:50 Güncelleme: 14 Temmuz 2026 - 11:02:51

Buldan’da feldspat madeninin tehdit edeceği yönünde endişeler bulunan ‘kesin korunacak alanlar’ listesindeki Süleymanlı Yaylası ve Gölü 20 yıllığına kiraya veriliyor. Buldan Orman İşletme Müdürlüğü, alanı kiraya vermek için ihale açtı.

KİRACI, 20 YIL BOYUNCA İŞLETECEK
20 yıl boyunca kiralanacak alan, konaklamasız mesire hizmeti verecek. Tesis içinde kır kahvesi, 6 adet yöresel ürün satış büfesi, otopark, çocuk oyun alanı mescit ve tuvalet gibi sosyal donatılar var. 20 Temmuz’da Buldan’da yapılacak ihale ile tesis 20 yıllığına ve yıllık 190 bin TL başlangıç bedeli ile kiraya verilecek.

BULDAN’DAN TEPKİ GELDİ
Buldan Doğal Hayatı Koruma Derneği Başkanı Sait Yalçın, kiralama haberine tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Yalçın, “Her şey bir iki büfe ile başlıyor” derken, kiralamanın bölgenin ekolojik yapısına zarar vereceğini belirtti.

Yalçın, sazlık temizliği için yapılan ihaleyi de örnek göstererek, “Yayla Gölü yine ihaleye çıkmış, önce masum bir şekilde birkaç büfe ile delinme başlar sonra arkası gelir. Ortada bu güne kadar doğal hayatı korunmuş tek yer olan bölgede sıradanlaşır. Nitekim saz temizliği olarak başlayan torf alma işlemi bir türlü bitirilmiyor

“EKOLOJİK DENGE ZARAR GÖRÜR”
Gölün bölge canlıları için hayati önem taşıdığını belirten Yalçın, “İnsanlar için ortaya çıkan mavilik oluyor ama oradan yararlanan doğal hayatın çeşitliliği kalmıyor. Abant gölü gibi güzel görünüyor ama canlılık kalmıyor. Neden insanoğlu bu dünyanın tümünün kendisi için olduğunu sanıyor ve tüketmekte bir sakınca görmüyor. Halbuki bu dünyada bir kuşun bir çiçeğin bir kelebeğin ne kadar hakkı varsa bizimde o kadar var. Ki onlar bizim için de var oluyorlar. Ama maalesef biz bunun farkında değilmişiz gibi doğaya hoyratça davranıyoruz. Aslında tükettiğimiz kendimiziz ama farkında değiliz!” diye konuştu.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir