Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu’ndan “kadına yönelik şiddete” sert açıklama
Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde sert bir açıklama yayınladı. 2025'in ilk 10 ayında 398 kadının öldürüldüğünü, 219'unun şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini vurgulayan komisyon "Bu ülkede cinskırım var. Kadınları öldüren erkekler, en büyük ortak ise devlet" dedi.
65 yıl önce Trujillo diktatörlüğüne karşı direnen ve vahşice katledilen Mirabal Kardeşler anılırken, Denizli Barosu “Kadın cinayetleri politiktir, önlenebilir” dedi. 2025’te 398 kadın öldürülürken, kadınların en güvende olması gereken evlerinde, en yakınlarındaki erkekler tarafından, ateşli silahlarla katledildiği vurgulandı.
“CİNSKIRIM VAR!”
Komisyon, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmadığını, 6284 sayılı kanunun içinin boşaltıldığını, kadınların devlet tarafından kaderine terk edildiğini belirtti. Yargının haksız tahrik indirimleriyle katilleri ödüllendirdiği, TBMM’nin şüpheli ölümleri araştırmayı reddettiği, yürütmenin ise kadın yaşamını siyasi pazarlık konusu yaptığı ifade edildi. Açıklamada öfke nedeni olarak şunlar sıralandı:
Katiller cezasızlık zırhıyla aramızda dolaşıyor!
Kadınlar “bundan bir şey çıkmaz” denilerek kolluktan geri çevriliyor!
İstanbul Sözleşmesi siyasi istikbal uğruna terk edildi!
Kadınların çığlıkları kulakları sağır eden sessizlikle karşılanıyor!
2025’te 398 kadın öldürüldü, 219’u şüpheli şekilde öldü!
Kadınları öldüren trafik kazası ya da hastalık değil, erkekler!
TALEP VE TEPKİLER MADDELERLE SIRALANDI
İstanbul Sözleşmesi yeniden uygulansın, 6284 eksiksiz hayata geçsin!
Koruma kararları ivedi ve etkin şekilde verilsin!
Şiddet faillerine sıfır tolerans gösterilsin!
İhmali olan kamu görevlileri en ağır şekilde cezalandırılsın!
Tüm şüpheli kadın ve çocuk ölümleri aydınlatılsın!
Anıtsayaç’a bir isim daha yazılmasın!
Ya devlet sorumluluğunu yerine getirsin ya da bu cinayetlerin ortağı olarak tarihe geçsin!
YA ADALET YA HESAP!
Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu açıklamasını “Yaşasın kadın dayanışması! Yaşasın 25 Kasım!” sloganıyla bitirdi. Kadınlar, göğüslerinde taşıdıkları kinin aleviyle haklarına kastedenleri boğacaklarını ilan ederken, devlete net bir ultimatom verdi: “Ya koruyacaksınız ya da bu cinayetlerin ortağı olarak tarihe geçeceksiniz!”
