İçeriğe geç

Denizli Barosu’ndan Deniz Göktaş açıklaması

“Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle tutuklanan Denizli Göktaş ile ilgili Denizli Barosu’ndan açıklama geldi. Baro, gösterinin defalarca sergilenmesine, şüphelinin kendiliğinden gelmesine karşın tutuklanmasını eleştirdi.

HABER MERKEZİ
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 4 Temmuz 2026 - 10:09:15 Güncelleme: 4 Temmuz 2026 - 10:09:16

Denizli Barosu, Türkiye’nin tartıştığı Deniz Göktaş’ın tutuklanmasıyla ilgili açıklama yaptı. “Komedyen Deniz Göktaş hakkında yürütülen soruşturma kapsamında verilen tutuklama kararı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, ifade özgürlüğü ve ceza muhakemesinde koruma tedbirlerinin uygulanma koşulları bakımından hukuk kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmuştur” diyen Baro, “Denizli Barosu olarak bir kez daha vurguluyoruz ki; hukuk devleti, yalnızca suçların soruşturulmasını değil, soruşturma sürecinde temel hak ve özgürlüklerin de en güçlü şekilde korunmasını zorunlu kılar. Ceza yargılamasının amacı, maddi gerçeğe adil yargılanma ilkesi çerçevesinde ulaşmaktır. Bu nedenle koruma tedbirleri, cezalandırmanın değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesinin araçlarıdır” açıklaması yaptı.

TUTUKLAMA KARARINA ELEŞTİRİ
Açıklamasında Anayasa ve Avrupa İnsan Hakla Sözleşmelerine atıflar yapan Baro, ifade özgürlüğünün önemine dikkat çekti. Baro açıklamasında şunları söyledi:

“Hiç kuşkusuz ifade özgürlüğü mutlak değildir. Hukuken korunan değerlere yönelik saldırılar yargısal denetime konu olabilir. Ancak bir ceza soruşturmasının yürütülmesi ile kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran tutuklama tedbirinin uygulanması aynı hukuki değerlendirme kapsamında ele alınamaz.

Tutuklama, ceza muhakemesinin en ağır koruma tedbiridir ve ancak son çare olarak başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Kanunun aradığı kuvvetli suç şüphesinin yanında; kaçma tehlikesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali ya da tanıklar üzerinde baskı kurulması gibi somut olguların varlığı ortaya konulmadıkça kişi hürriyetinin sınırlandırılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.

“NET GEREKÇELER ORTAYA KONMALI”
Kamuoyuna yansıyan bilgiler dikkate alındığında; soruşturmaya konu gösterinin uzun süredir aleni şekilde sergilenmiş ve yayımlanmış olması, maddi delillerin büyük ölçüde dijital kayıtlarla sabit bulunması, ayrıca şüphelinin yurt dışından kendi iradesiyle Türkiye’ye dönmüş olması karşısında, adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağı hususunun somut ve ikna edici gerekçelerle ortaya konulmasının hukuki zorunluluk olduğu kanaatindeyiz.

Ceza muhakemesinde koruma tedbirlerinin uygulanmasında ölçüt; kamuoyunda oluşan tartışmalar, toplumsal tepkiler veya suçlamanın niteliği değil; kanunda öngörülen somut şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Aksi yaklaşım, tutuklamanın istisna olmaktan çıkarılarak fiili bir peşin cezalandırma aracına dönüşmesi riskini beraberinde getirir.

MASUMİYET KARİNESİ HATIRLATMASI
Masumiyet karinesi, hukuk devletinin temel taşıdır. Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan herkes masumdur. Yargılama makamlarının görevi de bu ilkeyi gözeterek, temel hak ve özgürlükler ile kamu yararı arasında adil dengeyi sağlamaktır.

Denizli Barosu olarak; yargı bağımsızlığına ve devam eden yargısal sürece duyduğumuz saygıyı korurken, kişi özgürlüğünü sınırlayan tedbirlerin Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ceza muhakemesinin evrensel ilkeleri doğrultusunda zorunluluk, ölçülülük ve son çare olma esasları çerçevesinde uygulanmasının hukuk devletinin vazgeçilmez gereği olduğunu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyoruz.”

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir