İçeriğe geç

Denizli JMO Başkanı Doç.Dr. Semiz: Pamukkale’deki kuraklığın Uşak’taki altın madeni ile ilgisi yok

Hafta başında İnşaat Mühendisleri Odası Uşak Şube Başkanı Ümit Alp, Pamukkale’nin kuraklığıyla ilgili farklı bir konuya dikkat çekti. Alp, Eşme’deki vahşi altın madeninde kullanılan sular nedeniyle Pamukkale’nin suyunun azaldığını ileri sürdü. Jeoloji Mühendisleri Odası Denizli Şube Başkanı Doç.Dr. Barış Semiz iddiayı bilimsel olarak açıkladı: Kuraklığın madenle ilgisi yok! Sebep: Kuraklık ve bilinçsiz kullanım.

ALİ BİLGE
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 12 Aralık 2025 - 11:36:53 Güncelleme: 12 Aralık 2025 - 11:36:54

Pamukkale’deki kuraklık son yıllarda tehlikeli boyutlara ulaştı. Dünya kültür mirası listesindeki Pamukkale’nin travertenlerini oluşturan sular özellikle 2015’ten sonra hızlı bir düşüşe geçti. Saniyede 500 litreye suyun aktığı Pamukkale’de bu miktar 200 litrenin altına indi.

Kuraklık için Denizli Valiliği öncülüğünde önemli çalışmalar yapılırken, Uşak’tan farklı bir iddia geldi. İnşaat Mühendisleri Odası Uşak Şube Başkanı Ümit Alp, Pamukkale’nin kuraklığını Uşak’ın Eşme ilçesindeki vahşi altın madenine bağladı. Alp, madende çok fazla su kullanıldığını bu nedenle de Pamukkale’nin kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.

Bu iddiaya, yıllardır Denizli ve Pamukkale ile ilgili sayısız çalışmaları bulunan Jeoloji Mühendisleri Odası Denizli Şubesi’nden itiraz geldi. Şube Başkanı Doç.Dr. Barış Semiz yazılı açıklama ile iddiayı detay detay açıkladı. Semiz, İMO Başkanı Alp’in Pamukkale ile ilgili uzmanlığını içeren bir çalışması olmadığı, mevcut makaleleri ve araştırma sonuçlarını araştırmadığı halde açıklama yaptığını savundu.

Semiz Pamukkale ile ilgili 20 uluslararası makale, 6 lisansüstü tez bulunduğuna dikkat çekti. Pamukkale’nin suyunun debisinin uzun yıllardır ölçüldüğünü belirten Semiz, 1970’lerde saniyede 330 litre, yağışların bol olduğu 2008-15 arasında saniyede 460 litre ve 2015 sonrası başlayan kuraklıkla birlikte saniyede 200 litreye düştüğünü belirtti. Şunları söyledi:

“TÜM KENTTE SU KAYNAKLARI AZALDI”
“Buradan hareketle Pamukkale kaynak debilerindeki azalmada başlıca faktörler son 10 yıldır devam eden kurak dönem, yeraltısuyunun yeterli beslenmesini engelleyen kuvvetli sağanak yağışların artışı ve beslenmede en etkin faktör olan beslenme alanlarına düşen kar yağışının ve dolayısıyla kar örtüsü kalınlığı ve yayılımının oldukça azalmasıdır. Buna ilaveten ova kesimindeki sondajlardan ılık yeraltısuyu çekimi, Karahayıt’taki derin sondajlardan termal su çekimi ile termal suyun basıncının azalması, olasılı olarak da Pamukkale termal suyunun akım yollarındaki değişim, sismik etkenler, termal suyun akım yolunu karbonat çökelterek tıkaması gibi etkenler de kaynak debilerini olumsuz olarak etkilemiştir. Ayrıca bu kuraklık nedeniyle Denizli ilindeki birçok soğuk su kaynağının debileri de önemli ölçüde azalmış ve yeraltı su seviyeleri düşmüştür.”

TURİZM TESİSLERİ YENİDEN YAPILANDIRILMALI
Kuraklıkla birlikte azalan suyun, bilinçsiz kullanımla iyice tehlikeye düştüğünü belirten Semiz, “Tüm etkilerin yanında Pamukkale’deki jeotermal suyun, antropojenik etkilerle, bilinçsiz ve aşırı kullanımla da azaldığını göstermektedir ki, biz Denizli’mizin can damarlarından birisi olan turistik otel işletmeciliğini sürdürülebilir yapmak için önce Pamukkale Kaynaklarını sürdürülebilir tutmalıyız” dedi.

PAMUKKALE NASIL KURTULUR?
Semiz, kurtuluş için şu önerilerde bulundu:

* Denizli Karahayıt bölgesindeki termal otellerin ısıtması jeotermal rezervuardan çekilen termal su ile yapılmaktadır. Bu da, kış aylarında rezervuardan fazla su çekimini ve beraberinde rezervuar basıncında azalmaya neden olmaktadır.

* Günümüzde termal otellerde kaplıca ve ısıtma için kullanılan termal suyun tonu 6 TL’dir. Bu, mineralli termal su kullanımı için çok çok düşük bir bedeldir. Bu nedenle termal suyun kullanılmasında turistik tesisler tasarrufa öncelik vermemektedir.

* Bu bölgede yeraltından hiç termal su çekmeden sadece yeraltındaki kayaların ve termal ortamının ısısından yararlanarak Isı Pompası projeleri geliştirilmeli ve termal tesisler bu şekilde ısıtılmalıdır. Bu tür proje uygulamalarında sadece yatırım maliyeti vardır ve işletme maliyeti çok düşüktür.

* Otellerin ısıtılması için sondajlardan termal su çekilmesi durdurulur ise, Pamukkale içinden çıkan termal su kaynaklarında artışlar meydana gelecektir.

* Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği yöneticilerinin bu tür projelerin uygulanmasını dikkate almaları önerilmektedir.

* Aksi durumda, kendi bindikleri dalları kesmeye devam edecekler ve yakın gelecekte 12 km uzaktaki Gölemezli’den Karahayıt’taki otellere termal su getirilmesi talebini konuşacaklardır.

DENİZLİ’DEKİ ÇALIŞMALARI ÖNEMSİYORUZ
Semiz, “DSİ Yeraltı Suları Daire Başkanlığı ile Pamukkale Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği kapsamında “Pamukkale Civarındaki Yeraltı Suyu Çekimlerinin Jeotermal Sisteme Olası Etkilerinin Araştırılması” Projesinde işbirliği protokolünü önemsiyor ve Denizli Valiliğimiz nezaretinde çalışmaların sonuçlanmasını bekliyoruz. Biz TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ve diğer meslek odalarımızın da katılımlarıyla üzerimize düşen her türlü desteği vermeye açık olduğumuzu belirtmek isteriz” diye konuştu.

İDDİA BİLİMSEL TEMELDEN YOKSUN
Alp’in iddialarına değinen Semiz, “Uşak Eşme de yapılan Altın madenciliğinin (vahşi madenciliğin) suyun debisini ciddi şekilde düşürdüğünü belirtmektedir. Bu açıklamalar konu hakkındaki yetkin olmayan kişiler tarafından yapılan açıklamalar olarak değerlendirilmektedir” dedi ve Uşak Eşme ile Pamukkale arasında yer altı su bağlantısının bulunmadığını belirtti, “Sonuç olarak, Pamukkale termal kaynaklarının debisinde gözlenen azalmanın Kışladağ altın madeni ile ilgili aktiveden kaynaklandığını iddia etmek bilimsel temelden yoksun bir söylemdir” dedi.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir