İçeriğe geç

Laiklikten, basın özgürlüğünden, halkın iradesinden vazgeçmeyeceğiz!

Eğitim-İş Denizli 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu Cumhuriyet Başramı dolayısıyla yayımladığı mesajında “Cumhuriyet değerleri” vurgusu yaptı.

BÜLTEN
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 29 Ekim 2026 - 12:09:50 Güncelleme: 29 Ekim 2026 - 12:09:51

Okulu’nun açıklaması şöyle:

“Bugün, bir milletin kendi kaderine sahip çıktığı, saltanatın yerine halk egemenliğinin kurulduğu, bağımsızlığın Cumhuriyetle taçlandığı 29 Ekim’in 103. yıl dönümünü kutluyoruz.

Ancak bugün yalnızca bir bayramı kutlamıyoruz. Cumhuriyetin temel değerlerini, laikliği, demokrasiyi, özgürlükleri, yurttaşlık bilincini ve bilimsel eğitimi savunma kararlılığımızı da bir kez daha ilan ediyoruz.

Cumhuriyet, birilerinin lütfu değildir. Cumhuriyet, halkın bağımsızlık mücadelesinin, alın terinin ve özgürlük iradesinin eseridir.

Cumhuriyet; kula kulluğa karşı yurttaşlık, saltanata karşı halk egemenliği, cehalete karşı bilim, ayrıcalığa karşı eşitlik, hukuk ve adalet demektir.

Kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyet, Atatürk’ün emaneti olmanın yanında geçmişimiz ile geleceğin buluşmasıdır.

DEMOKRASİ, YALNIZCA SANDIKTAN İBARET DEĞİLDİR!
Cumhuriyetin temelinde halkın egemenliği vardır. Ancak halk egemenliği, yalnızca seçim günü sandığa gitmekle sınırlı değildir. Demokrasi; seçme ve seçilme hakkının, ifade özgürlüğünün, bağımsız yargının, özgür basının ve temel hakların güvence altında olmasıdır.

Gazetecilerin haberleri nedeniyle baskıyla karşı karşıya kaldığı, eleştirel seslerin susturulması kaygısının yaşandığı, insanların düşüncelerini özgürce açıklamakta tereddüt ettiği bir ortamda demokrasinin güçlenmesi mümkün değildir.

Basının görevi gerçeği araştırmak, kamuoyunu bilgilendirmek ve gerektiğinde yönetenleri eleştirmektir.

Gazetecilik suç değildir. Farklı düşünmek, demokratik toplumun vazgeçilmezidir.

Sansüre, baskıya ve gazeteciliğin suç gibi gösterilmesine karşıyız!

Gerçeği yazan gazetecilerin değil, gerçeğin karşısında duran anlayışların sorgulanabildiği bir ülke istiyoruz!

HALKIN İRADESİNE SAYGI, DEMOKRASİNİN GEREĞİDİR!
Seçimlerle ortaya çıkan halk iradesine saygı, demokratik hukuk devletinin temel koşullarındandır.

Seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınması ve yerlerine kayyum atanması uygulamaları, halkın temsil hakkı ve demokratik katılım bakımından ciddi tartışmalar doğurmaktadır. Hukuki süreçler, hukuk devleti ilkeleri ve demokratik meşruiyet çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Seçilmişlerin yerine kayyum atanması, yurttaşların oylarıyla ortaya koyduğu iradenin etkisizleştiği yönünde güçlü bir toplumsal kaygıya neden olmaktadır. Seçmen iradesinin korunması, demokratik sistemin güvenilirliği açısından vazgeçilmezdir.

Demokrasi, yalnızca sonuçları iktidarın işine geldiğinde savunulacak bir ilke değildir. Halkın tercihine saygı, siyasi görüş ayrımı gözetilmeksizin herkes için geçerli olmalıdır.

Sandıkta ortaya çıkan halk iradesine saygı gösterilmelidir!

Demokrasi, seçilmişlerin yerine atananlarla değil, halkın özgür iradesiyle güçlenir!

Hukuk devleti, keyfîliğin değil hukukun üstünlüğünün devletidir!

EĞİTİMİ SİYASAL TERCİHLERİNİZE TESLİM ETMEYECEĞİZ!
Eğitim, bir iktidarın kendi dünya görüşünü gelecek kuşaklara aktarma aracı değildir. Okullar; bilimin, aklın, özgür düşüncenin ve pedagojik ilkelerin rehberliğinde yönetilmelidir.

Çocuklarımızın nasıl düşüneceğine başkalarının karar verdiği değil, kendi aklıyla sorgulayabildiği bir eğitim istiyoruz.

Ezberleyen değil sorgulayan, itaat eden değil düşünen, korkan değil özgürce konuşan nesiller yetiştirmek istiyoruz. Astığı pankart nedeniyle gözaltı ve tutuklamalarla karşılaşan genç kuşaklara eleştirme, itaat et diyen anlayışı kabul etmiyoruz.

Laikliği ve bilimsel eğitimi savunmak, çocuklarımızın geleceğini savunmaktır. Kamusal eğitimi savunmak, her çocuğun ailesinin ekonomik koşullarından bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesini savunmaktır.

Eğitim siyasi kadrolaşmanın değil, kamusal sorumluluğun alanıdır!

Okullar ideolojik dayatmaların değil, bilimin ve aydınlanmanın yuvasıdır!

LAİKLİK, ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK VAZGEÇİLMEZİMİZDİR!
Laiklik, devletin bütün yurttaşlara eşit yaklaşmasının ve inanç özgürlüğünün güvencesidir. Kadınların eşit yurttaşlık haklarını, çocukların özgürce yetişmesini ve toplumun farklılıklarıyla birlikte yaşayabilmesini savunmaktır.

Cumhuriyetin kazanımları; laiklikten kadın-erkek eşitliğine, karma eğitimden bilimsel düşünceye kadar yaşamın her alanında korunmalı ve geliştirilmelidir.

Karma eğitimden vazgeçmeyeceğiz! Çünkü kurtuluşu kadınlarımızın katkıları ile gerçekleştirdik. Bizim kadınlarımıza vefa borcumuzu, kız ve erkek çocuklarımızı  aynı okul ve sınıflarda yan yana eğitim imkanı vererek ,

bilimden, akıldan ve özgür düşünceden yana tavır takınarak ödeyebiliriz.

ÖĞRETMENİN DEĞERİ, CUMHURİYETİN DEĞERİDİR!
Öğretmenin emeğini değersizleştiren, eğitim emekçilerinin ekonomik sorunlarını görmezden gelen bir anlayışla çağdaş bir eğitim sistemi kurulamaz.

Eğitim emekçilerinin haklarını savunmak, yalnızca bir meslek grubunun değil, toplumun geleceğinin savunulmasıdır.

Bugün okullarımızda yaşanan şiddet olayları eğitim ortamlarının ne kadar güvensiz ortamlar olduğunu gösterir. Bunun önüne geçilmesi öğretmenlik mesleğinin saygınlığının teslim edilmesine, eğitimin nitelikli niteliksiz diye ayrılmamasına bağlıdır.

Parasız, bilimsel, laik ve kamusal eğitim istiyoruz!

CUMHURİYETİ KUTLAMAK YETMEZ, KAZANIMLARINI KORUMAK GEREKİR!
 Eğitim-İş olarak; Cumhuriyetin kurucu değerlerini, eğitim emekçilerinin haklarını ve çocuklarımızın geleceğini savunmaya devam edeceğiz.

Baskıya karşı özgürlüğü, sansüre karşı gerçeği, keyfîliğe karşı hukuku, eşitsizliğe karşı adaleti, dogmaya karşı bilimi savunacağız.

Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bağımsızlık mücadelemizin bütün kahramanlarını bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ne olan bağlılığımızla saygı ve minnetle anıyoruz.

Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun!

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir