İçeriğe geç

PAÜ Hastaneleri’nden bağımlılıkla mücadelede bilimsel ve kararlı yaklaşım

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri AMATEM Müdürü ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğçe Toker Uğurlu, bağımlılıkla mücadelede kurumlar arası iş birliği, bilimsel tedavi yöntemleri ve rehabilitasyon süreçlerinin önemine dikkat çekti.

BÜLTEN
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: 26 Haziran 2026 - 13:05:16 Güncelleme: 26 Haziran 2026 - 13:05:16

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğçe Toker Uğurlu yaptığı açıklamada şunlara değindi: “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre uyuşturucu madde bağımlılığı; biyolojik, psikolojik ve sosyal yönleri bulunan, küresel ölçekte toplumları tehdit eden kronik bir halk sağlığı sorunudur. Bu küresel sorunla mücadelede başarı; yasa dışı maddelerin topluma ulaşmasının engellenmesine yönelik çalışmalar ile tedavi, rehabilitasyon ve yeniden topluma kazandırma süreçlerinin eş zamanlı ve koordineli şekilde yürütülmesine bağlıdır. Pamukkale Üniversitesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Uygulama ve Araştırma Merkezi ve AMATEM Kliniği olarak yürüttüğümüz çalışmalar, bağımlılığın yalnızca tıbbi bir arınma süreci olmadığını; biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gereken çok yönlü bir hastalık olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle bağımlılıkla mücadele, sağlık kurumlarının yanı sıra güvenlik birimleri, sivil toplum kuruluşları ve rehabilitasyon hizmetleri arasında güçlü bir iş birliğini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda Emniyet Teşkilatımız ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüz ile yürütülen ortak çalışmalar, uyuşturucu maddelerin erişilebilirliğinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır. Güvenlik güçleri sahada arzın azaltılması için önemli görevler üstlenirken, AMATEM bünyesinde sürdürülen bilimsel ve klinik çalışmalarla bireysel talebin azaltılması, tedavi süreçlerinin güçlendirilmesi ve bağımlı bireylerin sağlıklı yaşama yeniden kazandırılması hedeflenmektedir.”

Doç. Dr. Tuğçe Toker Uğurlu: “Bağımlılık önlenebilir ve tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır.”

Tedavinin sosyal boyutunun güçlendirilmesinde Yeşilay ve YEDAM ile sürdürülen iş birliğinin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Toker Uğurlu, tedavi sonrasında bireylerin toplumsal yaşama uyum sağlamaları, ayaktan ve yataklı rehabilitasyon süreçlerinin desteklenmesi ve nüks riskinin azaltılması açısından bu kurumların katkılarının son derece değerli olduğunu vurguladı. 

AMATEM kliniğinde uluslararası bilimsel rehberler doğrultusunda kanıta dayalı tedavi yöntemlerinin uygulandığını söyleyen Doç. Dr. Tuğçe Toker Uğurlu sözlerine şöyle devam etti: “Farmakolojik tedaviler; motivasyonel yaklaşımlar, grup terapileri ve psikodrama uygulamalarıyla desteklenmektedir. Bu yöntemler sayesinde hastaların dürtü kontrolü, duygusal farkındalık ve sosyal işlevsellik becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda geçmiş travmatik yaşantılar, tedaviye uyum sorunları ve değişime yönelik dirençler güvenli terapötik ortamlarda ele alınabilmektedir. Bağımlılık önlenebilir ve tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır. Bilimsel veriler ışığında yürütülen bütüncül tedavi programları ve kurumlar arası güçlü iş birliği sayesinde birçok birey yeniden sağlıklı ve üretken bir yaşama kavuşabilmektedir. Pamukkale Üniversitesi AMATEM olarak, ulusal ve uluslararası bilimsel rehberler doğrultusunda, bağımlı bireylerin ve ailelerinin yanında olmaya, koruyucu ruh sağlığı çalışmalarını sürdürmeye ve bağımlılıkla mücadelede tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir