İl Başkanı Oran açıkladı: Parti binasına idrarlarını yapıp, ortalığı dağıtmışlar
CHP’de görülmemiş bir rezaleti İl Başkanı Ayhan Oran açıkladı. Kilitleri değiştirmek için Topraklık Mahallesindeki parti binasına gittiklerinde, ortalığa idrarların yapıldığını, dağıtıldığını ve kendisinin ‘hakaret içeren’ afişinin asıldığını belirtti. Çavuşoğlu yönetimindeki DESKİ’nin sularını bağlamadığını ileri sürdü.
CHP Denizli İl Başkanı Ayhan Oran, partideki bir rezaleti ve kendilerine yönelik ayrıştırıcı tutumu paylaştı. Yazılı açıklama yapan Oran, göreve geldikleri günden bu yana kapsayıcı bir tavır sergilediklerini belirten Oran, “Yaşadığımız mesnetsiz iddiaları, talihsiz olayları ve maruz bırakıldığımız haksızlıkları, siz kıymetli basın emekçilerimizin vasıtasıyla kamuoyunun takdirlerine sunuyorum” dedi.

Başkan Oran, göreve geldikleri günden bu yana karşılaştıkları olayları maddeler halinde anlattı. İlk olarak anlattığı olay, Denizli siyaset tarihine ‘rezalet’ olarak geçecek türden…
İDRAR, AFİŞ VE DAĞITILMIŞ BİNA
CHP İl Başkanı Ayhan Oran, olaylarla ilgili şu açıklamaları yaptı:
“Görev yazımızın ulaştığı günün ertesinde, 15.07.2026 tarihinde Topraklık Mahallesi’ndeki il binamızın kilitlerini değiştirmek zaruriyetiyle binaya gittiğimizde, hepimizi derinden üzen ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine asla yakışmayacak bir manzarayla karşılaştık.
Binaya girdiğimiz anda, bir gün öncesinden kalmış olduğu açıkça anlaşılan idrar nedeniyle ağır bir koku ile karşılaştık. Üst kata çıktığımızda ise çalışma alanlarının dağıtılmış olduğunu ve şahsıma ait duvara asılı afişin hakaret kastı taşıdığı izlenimi veren bir şekilde yer aldığını gördük. (Bunlara ait görüntüleri üzülerek kamuoyunun takdirlerine sunuyorum.)
KASTINI AŞAN TUTUM
CHP’nin çatısı altında yer almış hiç kimsenin yapmayı aklından dahi geçiremeyeceği, şahsıma yönelik bir saygısızlık boyutunu aşmış bu manzara, yetki ve sorumluluklarını aşanların, kavgadan medet umanların hanesine bir utanç olarak yazılmıştır. Kendisini Cumhuriyet Halk Partili olarak görenlerin “baba ocağı” dedikleri CHP İl Binasına bu şekilde müdahaleleri, bir mesaj ve eleştiri olarak görülemez. Kastını ve haddini aşan bu tutuma kurtuluşun ve kuruluşun partisi CHP’mizin tek bir üyesinin de Denizlimizin güzel insanlarının da gönlü razı gelmez.

Bir siyasi görüşten, herhangi bir makam ve yetkiden bağımsız olarak soruyorum:
BABA OCAĞINDA İDRAR OLUR MU?
Kişisel hırs ve ikbal peşinde olanların bu hınç dolu davranışı kime, kimlere, nelere zarar verir? Bunları yapabilme cüretini olumlayabilecek, alkışlayabilecek birileri olabilir mi?
Yıllardır “baba ocağımız” dedikleri bir siyasi parti binasını idrarla kirletmeye yeltenmek; hangi vicdan, hangi ahlak, hangi mantığın yansımasıdır?
Bırakın siyasi kültürü ve nezaketi, norm dışı davranışlarla siyasi temsiliyetin yanından yöresinden geçemeyecek tıynetteki bu çirkinlik ve vasatlık; ulu çınarımız Cumhuriyet Halk Partisi’ne zarar verebilir mi?
HORZUM HİÇBİR ŞEYİ TESLİM ETMEDİ
Görev yazımızın tarafımıza ulaşmasının ardından, il başkanı olarak üzerime düşen sorumluluğun bilinciyle hareket ettim.
Partimize ait araçların, demirbaşların, defterlerin ve diğer tüm envanterlerin tarafımıza teslim edilmesi konusunda hemen hukuki yollara başvurmadım. Uzlaşma ihtimalini sonuna kadar zorladım.
16.07.2026 tarihinde önce önceki il başkanımız Sayın Ali Osman HORZUM’u saat 17:11’de telefonla aradım. Telefonuma cevap verilmedi.
Bunun üzerine aynı gün saat 19.08 sıralarında kendisine WhatsApp üzerinden tamamen iyi niyet çerçevesinde bir mesaj gönderdim.
Mesajımda yalnızca devir ve teslim sürecine ilişkin düşüncelerini sordum, görev yazımızın tarafımıza ulaştığını, artık hukuki sorumluluğun bizde olduğunu ifade ederek uzlaşma içerisinde bir çözüm bulunmasını rica ettim.
Bu mesajı da kamuoyuyla olduğu gibi paylaşıyorum:

Ancak bütün iyi niyetli girişimlerimize rağmen herhangi bir cevap alamadım. Yine arkasından önceki yönetimle sürekli görüşen ve beraber olan parti büyüklerini, hukukçuları aradım, bu süreci daha mantıklı ve hukuka uygun şekilde sürdürmek istediğimi ilettim. Fakat şu ana kadar olumlu bir cevap alamadık.
Buna rağmen yine hukuki süreci başlatmak için acele etmedik.
Bugün burada konuştuğum ana kadar dahi uzlaşma ihtimalini korumaya çalıştık.
Çünkü bizim önceliğimiz kavga değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal itibarının korunmasıydı. Bu çaba sonuna dek kararlılıkla sürdürülecek.
DESKİ SUYU BAĞLAMIYOR
Bir diğer konu ise yeni il binamıza taşınma sürecinde yaşadığımız üzücü gelişmelerdir.
Biz mevcut il binasına gitmeyişimizi bir zafiyet olarak değil, partililerimizin karşı karşıya gelmemesi ve en küçük bir tartışmanın yaşanmaması adına bilinçli bir tercih olarak gördük.
Bu nedenle tüm imkanlarımızı seferber ederek yeni hizmet binamıza taşındık.
Görev yazımız, yetki belgelerimiz, tapu kayıtlarımız, yapı kayıt belgelerimiz ve gerekli tüm resmi evraklarımızla birlikte Türk Telekom, AYDEM ve diğer tüm resmi kurumlara başvurularımızı yaptık.
Hiçbir kurumda herhangi bir sorun yaşamadık.
Ancak DESKİ’de su aboneliği işlemleri sırasında, tüm belgelerimiz eksiksiz olmasına rağmen anlam veremediğimiz bir tutumla karşılaştık.
Şahsım bizzat başvuruda bulunmasına, il başkanı olduğumu gösteren resmi görevlendirme yazısını ibraz etmeme rağmen işlemlerimiz sonuçlandırılmadı.
Hatta konuyla ilgili üç kez DESKİ Genel Müdürü’nü aramak zorunda kaldım ve yalnızca bir görüşme gerçekleştirebildim. Bu aramalarımı da sizlerle paylaşıyorum.
Buna rağmen işlemimiz yine geciktirildi.
Bizden ayrıca yönetim kurulu karar defteri istendi.
Oysa elimizdeki resmi görevlendirme yazısı ve il başkanlığı yetki belgesi hukuken yeterliydi.
İşlemler sırasında görevli personelin dahi yaşanan duruma şaşkınlıkla yaklaştığına bizzat şahit oldum.
Bizler hiçbir vatandaşın hakkı olmayan bir engelle karşılaşmasını istemediğimiz gibi, Cumhuriyet Halk Partisi Denizli İl Başkanlığı’nın da hukuken sahip olduğu bir hakkın geciktirilmesini ve fiilen engellenmesini doğru bulmuyoruz.
Bu anlayışı kabul etmiyor, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaştırmıyoruz.
ENERJİNİZİ HİZMETE HARCAYIN
Demokrasilerde elbette eleştiri olacaktır. Fikir ayrılıkları olacaktır. Ancak hakaretin, provokasyonun, kişiselleştirmenin ve kurumsal itibarı zedeleyen davranışlar hiçbir şekilde demokrasiyle bağdaşmaz, bağdaştırılamaz.
İl başkanlığı binasının anahtarlarını kullanarak içeri girip şahsıma yönelik provokatif davranışlarda bulunanlara, ofisimin önüne gelerek hakaret etmeye çalışanlara ve pankartlarla gerginlik oluşturmaya çalışanlara tek bir sözüm var:
Bu enerjinizi birbirinizi kırmak için değil, Denizli’ye hizmet etmek için harcayın.
Bu enerjinizi yurttaşlarımızın sorunlarını çözmek için kullanın.
Bu enerjinizi ülkemize ve milletimize fayda sağlamak için kullanın.
Bu enerjinizi kendinize saklayın.
KENETLENMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ
Çünkü günün sonunda herkes yaptıklarıyla, söyledikleriyle ve vicdanıyla baş başa kalacaktır.
Vicdan; hiçbir mahkemenin veremeyeceği en büyük hükmü veren yerdir.
Bizler yolumuza kinle değil, hukukla; öfkeyle değil, sağduyuyla; ayrıştırarak değil, birleştirerek devam edeceğiz. Kutuplaşma siyasetinden beslenen, popülist siyasetle heveslenen değil yaptıklarıyla, ilkeleriyle, değerleriyle ve birlikteliğiyle örnek siyasetçiler olacağız. Siyasi iklimin yanardönerleri değil kökleri güçlü CHP’mizin evlatları olarak başımız dik alnımız açık hesap soran, hesap veren şeffaf ve güven inşaa eden siyasi kimlikler olarak Denizlimize hizmete, yanyana kenetlenmeyi sürdüreceğiz.
Takdir her zaman olduğu gibi yüce milletimizin ve kamuoyunun olacaktır.
SAMİMİYET SÖZÜ
Sizlere; Cumhuriyet Halk Partisi Denizli İl Başkanı olarak Atatürk’ün ilkeleri ışığında, dürüstlük ve samimiyetle yürüyeceğimin sözünü veriyorum.
Denizlili hemşehrilerimiz, kıymetli seçmenlerimiz; kökleri geçmişe dalları geleceğe uzanan Ulu çınarımızın gövdesine yaslanmak, dalları altında soluklanmak, kaybettirdikleri güveni, yok ettikleri umudu birlikte inşaa etmek için hepinizi CHP ailemize bekliyorum. İnsan, dilinin altında gizlidir. Hiç bir süs, edep kadar güzel değildir.”
